Advertisement

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanı'nın Gençlerle Buluşması" programında gençlerin sorularını yanıtladı.

Göreve geldiklerinde devletin borçlanma faizinin yüzde 63, milli gelire oranda da yüzde 73 olduğunu anımsatan Erdoğan, bunun şimdi yüzde 30'a gerilediğini anlattı.

Devletin borçlanma faizini yüzde 63'ten tek haneli rakamlara çektiklerini ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Birçok kişiyle ters düşüyorum ama benim tezim şudur; ben enflasyonla faizin doğru orantılı olduğuna inanırım, ters orantılı olduğuna değil. Eğer siz faizi yükseltirseniz, enflasyon da yükselir, faizi düşürürseniz enflasyon da düşer. Devletin borçlanma faizi yüzde 63 olduğu zaman enflasyon yüzde 30'du. Faizi tek haneli rakama çektik, enflasyon onunla beraber tek haneli rakama düştü. Şu anda faizi biraz yüksek tutunca, yine yükseliyor. Enflasyon da yükseliyor. Amerika'ya baktığımız zaman nedir onlarda faiz oranı? 0,50 o da yeni, 0,25'ti, 0,50'ye çıkardılar. Japonya'ya bakıyorsunuz, eksi. Avrupa'ya bakıyorsunuz, işte 1, 2, buralarda. Şimdi buralarda bu denli faiz düşükse, bizde faiz, komisyonlarını da ilave ederseniz, yüzde 15 yüzde 16'lara çıkıyor. Bu ne demektir? Siz bu ülkede yatırımın önünü kesiyorsunuz, yatırım yaptırmayacaksınız, yatırım yaptırmazsınız. Çünkü girişimci yatırım yapabilmesi için parayı ucuza mal etmesi lazım. Eğer parayı ucuza mal edemezse yatırım yapması mümkün mü? Değil.

Bu sadece yatırımı sağlamayacak. Neyi sağlayacak? Sana bir de istihdam sağlayacak. Çünkü yatırım olduğu zaman arkadan neyi getirecek? İstihdamı getirecek. Bitmedi, istihdamı sağladın bir de üretimi getirecek. Bu da bitmedi, bir şeyi daha, sana rekabet gücü kazandıracak ama eğer parayı ucuza mal ederse. Eğer parayı ucuza mal etmez de eğer pahalıya mal olursa, o zaman bu yatırımcıyı iflasa götürür. Şu anda olduğu gibi."

Reel sektör ile finans sektörü arasındaki dengelere bakıldığında, asıl parayı kazananın finans sektörü olduğunu belirten Erdoğan, "En çok parayı finans sektörü kazanır, reel sektör değil. Ben de böyle konuştuğum zaman finans sektörü rahatsız oluyor 'sen bize düşman mısın?' diye. Hayır ben size düşman değilim. Ben ülkemde reel sektör için finans sektörünün bir kaldıraç görevi görmesini istiyorum. Kanaat ekonomisi dediğim zaman o da şu; dikkat edin ciddi manada bir israf ekonomisiyle karşı karşıyayız. Birçok yerde, diyelim ki evlerimizde ihtiyacımız, giyiminizden tutun, kuşamızına kadar. Bakıyorsunuz ki artık her şey diyelim ki bir moda tehdidi altında, bir takım elbiseyle yetinirken, birkaç takım oluyor veya iki, üç takım. Aynı şekilde araç gereç. Bakıyorsunuz aynı evde beyefendinin de bir aracı var, hanımefendinin de bir aracı var. Bir araçla yetinmiyorsunuz" ifadesini kullandı.