Advertisement

Janet Yellen'in geçtiğimiz hafta yaptığı konuşmada gelecekteki faiz artırımlarının hızının yavaş olacağının sinyallerini vermesi Wall Street'te kısmen sabırsızlık ve kuşkuyla karşılandı.

ABD, dünya genelinde büyüme oranlarının yavaşlaması karşısında bir kez daha kendini gelişmiş ekonomilere öncü olarak konumlandırıyor. ABD ekonomisinin ani bir şekilde duraksayarak resesyona gireceği yönündeki alarm veren tartışmalar azalmaya başladı.

Son gelen istihdam verileri, ekonomiye 215,000 yeni çalışanın katıldığını göstermişti ve enflasyonun Fed'in yüzde 2 hedefini yukarı yönlü ıskalayacağı yönündeki tahminleri artırmıştı. Resesyon uyarılarında küresel ekonomik görünüm sorumlu tutulsa da, yurt dışı ekonomik aktiviteyi gösteren bazı göstergeler iyileşmeye başladı.

Öyleyse, Fed Başkanı Janet Yellen'in uyarılarını nasıl anlamak gerekir? Önemli nedenlerden biri Fed'in cephanesinin azalmış olması. Eğer Fed ekonomiyi desteklemek adına yön değiştirmek durumunda kalırsa, vahim bir durum içine düşebilir.

Faiz oranı halihazırda zaten yüksek ve bu durum da geleneksel genişleme politikaları için dar bir alan bırakıyor. Yellen'in konuşmasında faizleri negatif bölgeye düşürme seçeneğinden hiç bahsetmemesi, Japonya ve Avrupa'da negatif faizlerin yol açtığı türbülansın Fed tarafından da farkedildiğini gösteriyor.

Yellen negatif faizlerden bahsetmek yerine Fed'in ekonomik gerilemeye karşı yeniden sözlü yönlendirmeyi kullanabileceğini söyledi. Fed bu durumda ekonomik toparlanma görülene kadar genişlemeci politika duruşunu koruyacağı yönünde piyasaları ikna etti.

Ancak, piyasa beklentileri halihazırda düşükken, Yellen'den önceki Fed Başkanı Ben Bernanke yönetimindeki yinelemelerin aksine, bu durumun ne kadar ekstra teşvik yaratacağını görmek oldukça zor.