Advertisement

Avrupa'nın önde gelen ekonomi ve istatistik enstitüleri, Euro Bölgesi’nde toparlanmanın ılımlı bir hızda süreceğini ve ekonominin yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 0,4 büyüyeceğini öngörüyor.

Alman Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo) tarafından, Fransa Ulusal İstatistik Enstitüsü (INSEE) ve İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü (ISTAT) iş birliğiyle hazırlanan Euro Bölgesi’nin ekonomik görünümüne ilişkin bir rapor yayımlandı.

Söz konusu raporda, Euro Bölgesi'nin durgun uluslararası bir ortamda direçli olmaya devam etmesinin beklendiği belirtilerek, "Euro Bölgesi'ndeki ekonomik toparlanmanın ılımlı hızda devam etmesi öngörülüyor. Bölgede reel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) 2016 yılının ilk 3 çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,4 artacağı tahmin ediliyor." denildi.

Dinamik iç talebin bu gelişmenin arkasındaki itici güç olduğu aktarılan raporda, hanehalkı satın alma gücündeki toparlanmanın özel tüketimi desteklemesinin beklendiği ifade edildi.

"Mülteci akının başta Almanya'da olmak üzere Euro Bölgesi'nde kamu harcamalarını yükseltmesi bekleniyor." denilen raporda, toplam yatırımın yılın ilk üç çeyreğinde kapasite kullanımı ve düşük borçlanma maliyetlerinin katkısıyla hızlanarak artacağının tahmin edildiği kaydedildi.

-Enflasyon tahmini

Raporda, Euro Bölgesi'ne ilişkin enflasyon tahminlerine de yer verildi. 2015 yılının başından bu yana, Euro Bölgesi'nde çok düşük seviyelerde kalmaya devam eden enflasyonun eksi yüzde 0,2 ile yüzde 0,3 arasında dalgalandığı aktarıldı.

Enflasyonun düşük seviyede olmasının petrol fiyatlarındaki azalıştan kaynaklandığına işaret edilen raporda, Brent petrolün varil fiyatının 40 dolar ve Euro/Dolar paritesinin yaklaşık 1,12 olması durumunda enflasyonun yılın ikinci çeyreğinde yüzde eksi 0,1 ve üçüncü çeyreğinde ise yüzde 0,3 seviyesinde gerçekleşeceği öngörüsüne yer verildi.

Raporda, Euro Bölgesi’nde aşağı yönlü risklere ilişkin ise "Gelişmekte olan piyasalarda, özellikle de Çin'deki kısa vadeli gelişmeler, Euro Bölgesi'nin görünümüne ilişkin önemli bir risk. Gelişmekte olan ülkelere yapılan ihracat siparişleri durgun olsaydı ya da azalsaydı, belirsizlik daha da artabilir ve büyüme öngörülenden daha zayıf olabilirdi." değerlendirmesi yapıldı.

AA