Advertisement

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek NTV'ye ekonomiye dair değerlendirmelerde bulundu. Şimşek "Küresel ekonomide kriz havası yok yok ama dünya düşük büyüme tuzağında" yorumunu yaptı. Şimşek faizler konusunda "Faizlerin daha düşük düzeye gelmesi hepimizin arzusudur" değerlendirmesini yaptı.

Temelde son 50 yıldaki küresel ekonomi açısından büyüme momentumunun önümüzdeki 30-50 yılda devam edeceğine dair destekleyici çok fazla unsur bulunmadığına dikkati çeken Şimşek, düşük büyüme tuzağından çıkış için üç temel aracın para politikası, maliye politikası ile yapısal politikalar yani reformlar olduğunu kaydetti.

Para politikasının tek başına yeterli olmadığına, maliye politikasının alanının da sınırlı kaldığına dikkati çeken Şimşek, aslolanın yapısal reformlarla yüksek, sürdürülebilir büyümeyi yakalamak olduğunu vurguladı.

Yapısal reformların güçlü bir siyasi irade gerektirdiğini dile getiren Şimşek, "Dünya ticaret hacmi geçen sene yüzde 2,8 arttı, küresel büyümenin altında. Şimdi Dünya Bankası dün diyor ki 'küresel ekonomi yüzde 2,4 büyüyecek'. 1960'lı yıllardan itibaren bakarsanız küresel ekonomi yüzde 4 büyümüştür. Dolayısıyla uzun vadeli büyümenin oldukça altındayız. Buradan çıkış yapısal reformlarla olur." şeklinde konuştu.

- BES'te otomatik katılım düzenlemesi

Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) "otomotik katılım" düzenlemesine de değinen Şimşek, "Burada 'zorunlu' tanımlamasına katılmıyorum. Otomatik katılım... Çalışanlar tercih ederse belli bir süre içinde çıkma opsiyonuna sahip olacak." diye konuştu.

Türkiye'deki tasarruf oranının yeterli olmadığına işaret eden Şimşek, "Bize benzer ülkelerde gelir 100 lira ise 31 lira tasarruf ediliyor. Türkiye'de ise 15 lirası tasarruf ediliyor, 85 lirası tüketiliyor." dedi.

Türkiye'de büyük teşviklerle BES'i getirdiklerini anımsatan Şimşek, ancak bu sistemin tek başına yeterli olmadığını ifade etti. Şimşek, verilen yüksek teşviklere rağmen kapsamın 6 milyon kişiyle sınırlı kaldığını belirtti.

Şimşek, Türkiye'de 45 yaş altında 13 milyon çalışan olduğuna dikkati çekerek, sistemin, yüksek sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacağını, ülke ekonomisi ve işçiler için de son derece olumlu sonuçları olacağını anlattı.

Sisteme ilişkin teknik çalışmayı bitirdiklerini bildiren Şimşek, bunu henüz Bakanlar Kurulu ya da Ekonomi Koordinasyon Kuruluna (EKK) sunma fırsatlarının olmadığını ifade etti. Şimşek, zamanlama konusunda ise yorum yapmasının doğru olmayacağını kaydetti.

- "Yüksek kesinti haberleri tamamen hikaye"

Sistemden ayrılınması durumunda yüksek oranda kesintiler yapılacağı iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildiren Şimşek, "Tamamen spekülasyon, hikaye... Böyle bir durumda bir tek kesinti olacaksa, fon yönetim kesintisi olacaktır. O da cüzi bir şeydir. Onun dışında herhangi bir kesinti yok." ifadesini kullandı.

- "Özelleştirme hedefleri konusunda tereddüt yok"

Şimşek, özelleştirme uygulamalarına ilişkin olarak da "2016 ve 2017 için hedefleri tutturma noktasında zerre kadar tereddüt yok." dedi.

Fondaki nakit para ve daha önceki yıllarda özelleştirmesi yapılıp da taksitleri bu yıla denk gelen ödemeler değerlendirildiğinde 14 milyar lira civarında kaynağın söz konusu olduğunu söyleyen Şimşek, "Bizim zaten hedefimiz 10,8 milyar liraydı. Dolayısıyla hiçbir şey yapılmasa da hedefler tutturulacak." diye konuştu.

Şimşek Türkiye'nin geçen yılki gibi bu yıl da küresel ekonomiden pozitif ayrışabileceğini kaydetti.

Sanayi üretimi verisinin momentum kaybına işaret ettiğini söyleyen Şimşek yeni hükümetin ekonomik aktiviteyi destekleyecek kararlar alacağını vurguladı.

Şimşek ayrıca Türkiye'nin Rusya'yla ilişkilerini geliştirmek istediğini, Almanya'yla son yaşanan gelişmelerin de Avrupa Birliği ile ilişkilerini etkilememesi gerektiğini dile getirdi.