Advertisement

İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararı almasının (Brexit) ardından, gözler uluslararası piyasalara ve AB ekonomisindeki gelişmelere çevrilirken, uzmanlar, kararın Türkiye ekonomisi üzerinde de doğrudan ve dolaylı olumsuz etkilerinin olabileceğini ifade ediyor.

Konuyla ilgili AA muhabirine değerlendirmede bulunan Odeabank Ekonomik Araştırma ve Stratejik Planlama Müdürü Şakir Turan, kararın Türkiye üzerinde kısa ve orta vadeli olumsuz etkileri olabileceğini söyledi.

Kısa vadeli bakıldığında finansal piyasalar üzerindeki belirsizliğin artması nedeniyle TL cinsinden varlıkların değer kaybettiğine işaret eden Turan, "Önümüzde süreçte dönem dönem rahatlamalar olsa da bunun artçı etkileri sürebilir." dedi.

Orta vadede ise bu kararın küresel ticaretin zayıflamasına olumsuz etkide bulunabileceğini belirten Turan, ticaretteki durgunluğun doğal olarak Türkiye ekonomisine de yansıyacağını kaydetti. Turan şöyle devam etti:

"İngiltere, Türkiye'nin önemli bir ticaret ortağı konumunda. İhracatın yüzde 7,3'ü bu ülkeye yapılıyor. Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 7,1’ini de İngiliz vatandaşları oluşturuyor. Diğer taraftan, Türkiye, cari açığın finansmanı ve büyümeyi sürdürebilmek için yurt dışından borçlanmak zorunda olan bir ülke durumunda. Dolayısıyla finansal stresin derinleşmesi halinde küresel finansal sistem zora girerse, bizim yurt dışından borçlanma olanaklarımız da azalabilir. Özetle orta vadede Türkiye'nin büyümesini, ihracatını, turizm gelirlerini ve yurt dışından borçlanma imkanlarını olumsuz etkileyebilir.”

Uzun vadede ise bu kararın politik etkilerinin olabileceğine dikkati çeken Turan, Avrupa'daki ulusallaşma sürecinin AB'ye üyelik sürecine negatif yönde yansımalarının olabileceğini söyledi.



-"Türkiye  ekonomisi için belirsizlik kaynağı"

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) İcra Direktörü Güven Sak da İngiltere'nin AB'den ayrılık kararı almasının, İngiltere ve Avrupa ülkelerinin büyümesine negatif etkisinin olacağını belirterek, "Bu da Türkiye ekonomisi için bir belirsizlik kaynağı. Ticaretinin yarısından fazlasını bu ülkelere yapan Türkiye'nin büyümesine bu olumsuz yansıyabilir." dedi.

Finansal piyasalar açısından bakıldığında bu belirsizlik döneminde ABD Doları'nın değer kazanacağına işaret eden Sak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Amerikan Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımı kararı beklemeden, zaten bir sıkılaşma kendiliğinden oluyor. Fed faiz artırmamış olabilir ama sonuçları itibarıyla ona benzer bir durum söz konusu. İngiltere'nin AB'den nasıl ayrılacağı belli değil, işlerin nasıl yürütüleceği belli değil, bu belirsizlik ortamının bir an önce ortadan kalkması lazım. AB ekonomisinin bir parçası olduğumuz için orayı olumsuzluk etkileyecek bir belirsizlik kaynağının Türkiye'yi de olumsuz etkilemesi bekleniyor."

Diğer taraftan Türkiye'nin istikrarının Batı ittifakı açısından öneminin de bu süreç içinde daha da arttığına dikkati çeken Sak, İngiltere'nin Brexit kararının arkasında göçmen krizinin önemli bir etkisinin bulunduğunu söyledi.

Avrupa'ya göçmen akımının yavaşlatılması konusunda Türkiye'nin üstleneceği pozitif bir rol olduğunu vurgulayan Sak, "Türkiye, bu dönemde ekonomik istikrar anlamında, atılması gereken diğer adımları atarsa, bu fırsatı doğru kullanılırsa, yatırımcıların gözünde Türkiye'nin imajında belirgin bir iyileşmeye yol açabilir." görüşüne yer verdi.

- EDAM Başkanı Ülgen

Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen de İngiliz halkının bu kararının hem İngiltere, hem AB ülkeleri hem de Türkiye üzerinde ekonomik etkileri olacağını ifade etti.

Kararın sonucu olarak finansal piyasalardaki türbülans nedeniyle güvenli olarak görülen ülkelerin yatırım araçlarına yönelme olduğuna işaret eden Ülgen, bunun TL de dahil gelişmiş ülkelerin para birimlerinde bir baskı yarattığını belirtti.

Bu türbülansın birkaç gün içinde durağanlaşmasının mümkün olduğunu dile getiren Ülgen, orta vadede ticaret rejimi konusunun gündeme geleceğini kaydetti.

Sterlindeki değer kaybıyla İngiltere'nin ithalatının daralacağına dikkati çeken Ülgen, "Sterlinde yüzde 15-20 değer kaybı olması bekleniyor. Böyle bir durumda İngiltere'nin ithalatı dolayısıyla Türkiye'nin ihracatı olumsuz etkilenecektir." şeklinde konuştu.

İngiltere'nin 2 yıl içinde Gümrük Birliği'den çıkmak durumunda da kalacağını anlatan Ülgen, Türkiye ile İngiltere arasındaki ticaretin bugün Gümrük Birliği kapsamında yapıldığını, bunun yerini alacak yeni bir ticaret anlaşmasının müzakere edilmesi gerektiğini söyledi.

- Türkiye-İngiltere dış ticareti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye ile İngiltere arasında geçen yıl itibarıyla 16 milyar doları aşan dış ticaret hacmi bulunuyor. Türkiye'nin İngiltere'ye ihracatı geçen yıl 10 milyar 556 milyon 915 dolar olurken, ithalatı 5 milyar 541 milyon 279 dolar düzeyinde.

Yaklaşık 10,6 milyar dolarlık ihracatla İngiltere, Almanya'nın ardından Türkiye'nin en önemli ikinci ticari partneri olurken, bu ülkeye ihraç edilen başlıca ürünler arasında hazır giyim ve konfeksiyon, taşıt araçları ve yan sanayi, elektrik-elektronik malzemeler, meyve ve sebze yer alıyor.