Advertisement

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere Başbakanı David Cameron ile görüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir araya geldi.

Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sırasında bazı ikili görüşmelerde de bulundu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda İngiltere Başbakanı Cameron ile bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleşen görüşme 40 dakika sürdü.

MERKEL'LE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Varşova'da Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüştü.

Zirvede Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan takip ediyor. Erdoğan, zirve vesilesiyle geldiği Varşova'da ikili temaslarda bulunma imkanı da elde etti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yaptığı görüşme sonrası yaptığı açıklama, farklılıkların 'yapıcı bir ruh' içinde ele alındığını söyledi.

Merkel ve Erdoğan, Almanya Parlamentosu'nda 1915 olaylarının 'soykırım' olarak nitelendirildiği tasarının kabulünün ardından ilk kez bir araya gelmiş oldu.

Merkel, "Tüm çarpıcı konuları görüştük. Atmosfer yapıcı ve mevcut çatışmaları çözmeye yönelikti" diye konuştu.

Sorunların çözülüp çözülmediğine dair bir soruya ise Merkel, "Farklılıklar bir görüşme ardından hemen kaybolmuyor. Ama bunları görüşmüş olmamızın önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.

KALIN: İYİ-KÖTÜ TERÖRİST AYRIMI ANLAMSIZ

Varşova'da Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, TRT Haber'in canlı yayınına katıldı. Zirve ve gündemdeki konuları değerlendiren Kalın, Türkiye'nin özellikle DAEŞ ve PKK terörü konusunda Batı'dan beklentilerinin fazla olduğunu söyledi. Kalın, "Bunları birbirinden ayırmamız mümkün değil. İyi, kötü terörist ayrımları anlamsız. ABD ve AB bunların terörist olduğunu kabul ediyor. Ama pratikte ne kadar adım atıyorlar, etkin mücadele ediyorlar, soru işareti. Bu durumu ikili görüşmelerimizde kendilerine ifade ediyoruz" dedi.

ABD'YE PYD TEPKİSİ

DAEŞ'in Bağdat, Mekke, Medine ve Paris saldırıları ile ne denli küresel bir tehdit olduğunu gösterdiğini vurgulayan Kalın, "ABD'nin Suriye'de DAEŞ'le mücadeleyi PYD ile angajman üzerinden yürütmesi doğru değil. Kabul edilebilir değil. Bu terör örgütünü cesaretlendiren, meşruiyet alanı açan bir yaklaşım" diye konuştu.

Kalın, Türkiye'nin ittifaktan çok fazla beklentisi olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bunu açık bir dille ifade ettiğini aktardı.

DAEŞ YERİNE MUHALİFLERİ VURUYORLAR

Suriye için gündeme gelen "güvenli bölge" meselesini de değerlendiren Kalın, "Suriye savaşının maliyeti ve DAEŞ'i nasıl beslediği ortada. İnsanları Esat rejimi ve DAEŞ arasında tercihe zorlamak doğru değil. Bu ikisinin aralarındaki petrol ilişkileri ortada. Esat rejimi, DAEŞ'e karşı savaşıyormuş gibi yapıp aslında Suriyeli muhalifleri vuruyor" dedi.

BAŞARIMIZ ORTADA

Kalın, insan kaçakçılığı ve mülteci krizinin çözümü için ise Suriye savaşının sona ermesi gerektiğini belirterek, "Türkiye bu konuda üzerine düşeni yapıyor. Geçen ekim ayında, kıyılarımızdan, günde 5 bin kişi geçmeye çalışıyordu. Şimdi bu rakam sıfıra yakın düzeyinde. Demek ki ortada bir başarı var" diye konuştu.

SCHENGEN'DE ÇÖZÜM BEKLİYORUZ

Türkiye'nin bu başarıyı ortaya koyarken Avrupa'nın da üzerine düşeni yapması gerektiğini kaydeden Kalın, "Türkiye'nin Schengen'e dahil edilmesi hakkıdır. Güvenlik gibi gerekçelerle, bahanelerle bunun ötelenmesi kabul edilebilir değil. 30 yıl önce Schengen'e geçmiş olmalıydık. Biz bu işi çözmek istiyoruz. Teknik heyetler arasındaki görüşmeler devam ediyor. Umarım yakın vadede bu Schengen'e işini çözeriz" dedi.

GENİŞLEMEYİ DESTEKLİYORUZ

Kalın, NATO'nun genişlemesi ve yeni üye Karadağ ile ilgili soruya ise "Kültürel bütünlük açısından Makedonya ve Bosna'nın, Gürcistan'ın da NATO'ya üye olması gerekir. Biz bunları destekliyoruz. Bu katılımlar güvenlik mimarisini de tamamlamış olur" yanıtını verdi.

HAYAL KIRIKLIĞINI YİNELEDİK

Merkel ve Cameron ile görüşmelere ilişkin soruyu Kalın, "Merkel ve Cameron ile görüşmeler önemli. Merkel ile görüşmede Ermeni yasa tasarısı ile ilgili hayal kırıklığımız bir kez daha gündeme geldi. Tasarı ne bugüne ne yarına ışık tutuyor, ne de bölgesel barışa katkı sunuyor. Bizim tarihimizde böyle soykırım filan yok. Belki kendi tarihlerinde olabilir. Sayın Cumhurbaşkanımız daha önce bağımsız tarihçiler gelsin araştırsınlar demişti. Biz halen aynı noktadayız. Bir oldu bitti ile Türkiye'nin mahkum edilmesi kabul edilemez. Sayın Cumhurbaşkanımız bu şansölyeye de iletti" şeklinde yanıtladı.