Advertisement

Deloitte Türkiye'nin "2016 Yılı Birleşme ve Satın Almalar Raporu"na göre, geçen yıl yaklaşık 7,7 milyar dolarlık 248 birleşme ve satın alma işlemi gerçekleşti.

Türkiye’de birleşme ve satın almaların genel görünümünü ortaya koyan rapora göre, 2016'da, iç ve dış politik gelişmelerin olumsuz etkisi hissedildi.

Rapora göre, geçen yıl 248 adet işlem gerçekleşti, toplam işlem hacmi de yaklaşık 7,7 milyar dolar oldu. Söz konusu tutar, 2009 finansal krizinden sonra gerçekleşen en düşük işlem hacmi olarak kayıtlara geçti. İşlem hacmi 2015'e göre yaklaşık yüzde 53'lük düşüş gösterdi.

Toplam işlem adedi, rekor sayıdaki girişim sermayesi ve melek yatırımcı işlemlerinin etkisiyle geçmiş yıllardaki seviyesini korudu. Söz konusu girişim sermayesi işlemleri hariç tutulduğunda, toplam işlem adedinde 2015'e göre yüzde 21 azalma gerçekleşti. Özel sermaye fonları ise daha temkinli oldu.

Büyük ölçekli işlemlerin sayısı ve işlem hacmine katkısı son derece sınırlı kalırken, piyasayı küçük ve orta ölçekli işlemler domine etti. Yabancı yatırımcıların işlem hacmi 2015'e göre yüzde 67 daralma ile 3,8 milyar dolara geriledi ve tarihsel olarak en düşük seviyelerinden birini gördü.

Batılı yatırımcıların işlem sayısında 2015'e göre yüzde 36 azalma olurken, Uzak Doğulu yatırımcıların işlemleri en yüksek seviyesine ulaştı.

Deloitte'a göre, 2017 yılında en aktif sektörlerin teknoloji, üretim ve enerji sektörleri olması bekleniyor.

"Yerli yatırımcıların işlem hacmi 3,9 milyar dolar"

Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı Başak Vardar, rapora ilişkin değerlendirmesinde, ekonomik büyümede yavaşlama, jeopolitik tehditler ve iç politik gelişmeler nedeniyle yatırım ortamında durgun bir dönemden geçildiğini belirterek, hem yatırımcıların hem şirket hissedarlarının temkinli davrandığı ve piyasaların çalkantılı olduğu bir yılı geride bıraktıklarını, geçmiş yıllarda görülen büyük hacimli işlemlerin sınırlı kalırken, girişim sermayesi ve melek yatırımcıların desteklediği küçük ölçekli start-up yatırımların sayısında artış olduğunu kaydetti.

Vardar, 2017’yi de zorlu bir yıl olarak gördüklerini ve yatırımcıların güven tazeleyeceği bir ortama ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, hızlı bir toparlanma beklememekle birlikte Türkiye’nin orta ve uzun vadeli hikayesinde bir değişiklik olmadığını, yabancı yatırımcıların bu hikayeye yatırım yapmaya devam edeceğini vurguladı.

Yerli ve yabancı yatırımcıların işlem hacmine eşit katkı yaparken, yerli yatırımcıların 155 adet, yabancı yatırımcıların ise 93 adet işleme imza attığını bildiren Vardar, şunları kaydetti:

"Yabancı yatırımcı işlemleri, 2015'e göre sayı olarak yüzde 26, işlem hacmi olarak ise yüzde 67 azaldı. 3,8 milyar dolar tutarında oluşan yabancı yatırımcı işlemleri tarihinin en düşük seviyelerinden birini gördü (2015-11,5 milyar dolar). Ayrıca, yerli yatırımcıların da işlem hacmi yüzde 20 düşüş ile toplam 3,9 milyar dolar seviyesinde seyretti. İşlem hacmine en fazla katkı yapan yatırımcılar her biri yüzde 31 pay ile Uzak Doğulu ve Avrupalı yatırımcılar oldu. Avrupa ve Kuzey Amerika bölgesinin dahil olduğu Batılı yabancı yatırımcıların işlem sayısında yüzde 36 düşüş göze çarptı. 2015 yılında 90 adet işlem gerçekleştiren Avrupalı ve Kuzey Amerikalı yatırımcıların işlem sayısı 2016’da 58’e düştü. Başını Güney Kore ve Japonya menşeli yatırımcıların çektiği Uzak Doğulu yatırımcıların işlemleri ise tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı."

Özelleştirme işlemleri sınırlı seviyede kaldı

Başak Vardar, finansal yatırımcı işlemlerinde kalknma bankaları, özel sermaye fonları, girişim sermayesi şirketleri, melek yatırımcılar, yatırım holdingleri ve aile fonları gibi çok çeşitli yatırımcı profilleri görüldüğüne işaret ederek, özellikle girişim sermayesi ve melek yatırımcı kaynaklı işlemlerdeki önemli artış nedeniyle finansal yatırımcıların rekor seviyedeki 100 işlem ile toplam işlem sayısına yüzde 40 katkıda bulunduğunu belirtti.

Finansal yatırımcılar tarafından gerçekleştirilen işlem hacminin geçen yıla göre yüzde 48 düşüş göstererek 1,6 milyar dolar seviyesini işaret ettiğini bildiren Vardar, 100 finansal yatırımcı işleminin 68’ini girişim sermayesi şirketlerinin gerçekleştirdiğini, özel sermaye fonlarının son derece temkinli olduğu bu dönemde, fon toplama sürecini başarıyla tamamlayan özel sermaye fonları ile 12 çıkış işleminin göze çarptığını kaydetti.

2016’da özelleştirme işlemlerinin, son 10 yıldaki en düşük seviyelerinden birini gördüğünü, toplam 6 işlem ile 1,1 milyar dolarlık bir hacim oluşturduğunu belirten Vardar, sınırlı sayıdaki özelleştirme işlemlerinin tamamının enerji sektöründe yapılırken, bu işlemlerin toplam işlem hacmine katkısının yüzde 14 seviyesinde gerçekleştiğini bildirdi.

Küçük ölçekli girişim sermayesi işlemlerinin damga vurduğu 2016 boyunca 500 milyon dolar üzerinde tek bir işlem olduğuna işaret eden Vardar, şu değerlendirmelerde bulundu:

"50 milyon doların altında olan işlem büyüklüğüne sahip 211 işlem, toplam işlem sayısının yüzde 85’ine denk gelirken, toplam işlem hacminin yüzde 28’ini oluşturdu. 2015’te 67 milyon dolar olan ortalama işlem değeri, küçük ölçekli girişim sermayesi ve melek yatırımcı işlemlerindeki rekor artışın etkisiyle yarı yarıya azaldı ve 31 milyon dolara geriledi. En büyük 10 işlem hariç tutulduğunda, geri kalan işlemlerdeki ortalama işlem büyüklüğü ise 20 milyon dolar oldu. Girişim sermayesi ve melek yatırımcı işlemleri hariç tutulduğunda, ortalama işlem hacmi geçmiş yıllara paralel olarak 42 milyon dolar seviyesindeydi.

İnternet ve mobil hizmetler, teknoloji ile enerji sektörleri işlem sayısında önde gelen sektörler olarak birlikte toplam işlem sayısının yüzde 43’ünü oluşturdu. Enerji sektörü 2,4 milyar dolar işlem hacmi ile yılın en yüksek işlem hacmine sahne olan sektörü oldu. Eğlence sektörü tek işlem ve aynı zamanda yılın en büyük işlemi olan Mars Sinemaları işlemi ile toplam işlem hacminde en büyük pay alan ikinci sektör oldu. Finansal hizmetler ve üretim sektörleri ise geçmiş yıllar ile paralel olarak hem işlem sayısına hem işlem hacmine önemli katkı yaptı. Yatırımcıların uzun zamandır favori sektörleri olan perakende, gıda ve içecek ile hizmetler sektörlerinde hareketlilik devam etti."

Vardar, devam eden iç ve dış politik riskler göz önüne alındığında 2017'de hızlı bir toparlanma beklemediklerini belirterek, "Bu yıl da birleşme ve satın alma işlemleri açısından zor bir dönem bizi bekliyor. Geçmiş dönemdeki işlem hacimlerini hemen yakalamak mümkün olmayabilir. Bununla birlikte yatırımcıların Türkiye’nin orta ve uzun vadeli potansiyeline güvenerek yatırım yapmaya devam edeceğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

 AA