Advertisement

Tuz Gölü'nün altına inşa edilen doğalgaz depolama tesisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın katıldığı törenle bugün açıldı.

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın buradaki konuşmasının satırbaşları şöyle:

"Türkiye daha önceki pek çok ilk gibi burada inşa edilen depolama tesislerinin teknolojisi ve mühendisliğiyle ilk defa tanıştı. Buraya yola çıkarken, imzayı attık. Bugünkü törenimizle Tuz Gölü'nün altındaki depolara ilk doğalgaz basma işlemini başlatıyoruz. Ülkemizin günlük ihtiyacının 6'da 1'i temin edilecek. Atil durumlarda ülkemizin gaz ihtiyacını karşılamaya yönelik başka çalışmalarımız da var. İzmir'de Türkiye'nin ilk LNG depolama terminalini de Başbakanımız ve bakan arkadaşlarımızla birlikte hizmete aldı. Trakya ve Mersin'deki depolama merkezleriyle, ülkemiz doğalgaz depolama alanında önemli bir yere geliyor. Bunlar basit yatırımlar değil."

- ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Erdoğan anayasa değişikliğine dair ise "Bu hayırcılar var ya, bunlar sadece laf üretirler, hizmet yok. Ama biz size aşığız. Bu aşk bizi dertli etti. Şimdi de Karadeniz'i Marmaray'a bağlıyoruz. Bu sistem, bu bizim bileklerimizde prangaydı. 16 Nisan'da prangaları söküp atmaya var mıyız" yorumunu yaptı.

Erdoğan şu ifadeleri kullandı; "4 yavrusu İmam Hatip'te okuyan babayım. Kapılarda çok çile çektik. Kızlarımı başörtülerinden dolayı, çocuklarımı katsayısına tabi tutarak istediğimiz üniversiteye sokmadılar. Biz de çocuklarımızı yurtdışına göndermek zorunda kaldık. Dünyanın en güçlü üniversitelerinde okudular ama Türkiye'de üniversiteye sokmadılar. Biz hiçbir beşeri gücün önünde eğilmeyiz. Biz sadece Rabbimizin huzurunda secdede eğiliriz. Bugüne kadar kimse bizi eğemedi. Şimdi şu millet, el ele verdiği sürece biz ülkemizi de muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkaracağız.

Türkiye yönetim sistemini değiştirme konusunda önemli bir kavşağa geldi. Gelirken imzayı attım. Şimdi süre başladı. 16 Nisan'da benim aziz milletim sandığa gidiyor. Biz hayatımızın hiçbir döneminde milletten korkanlardan, kaçanlardan, millete tepeden bakanlardan olmadık, olmayacağız. 

Sonunda ne olacak? Cumhurbaşkanı olsan ne yazar, başbakan olsan ne yazar, milletvekili, belediye başkanı, trilyarder olsan ne yazar? Gideceğimiz yer neresi 2 metreküp toprak. Millete tepeden bakılmaz, milletle el ele olunur.

15 Temmuz'da bu millet göğsünü tanklara siper etti mi, F16'lara siper etti mi, helikopterlere siper etti mi? 16 Nisan'daki evet aynen bunun tekrarıdır."

"BU SİSTEMİN ADI..."

"Anayasa değişikliği ile getirilen cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemi yani başkanlık sistemi Türkiye'nin birliğini, beraberliğini koruyarak hedeflerine ulaşma yolunda verilen mücadeleyi gösterecektir. Bunun adı Türk tipi cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi. Biz farklı bir sistemle geliyoruz. Yani Cumhurbaşkanının aktif olarak bir partisi olacak. Buna karşı çıkanların derdi, bu ülke ve millet için iyi olan, güzel olan, faydalı olan ne varsa sorunu var. "



HT