Advertisement

Türkiye Varlık Fonu (TVF) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bostan, TVFnin devletin elindeki arazileri alabilecek bir kolaylığa kavuşmasına yönelik öneriye ilişkin, "Orada büyük bir çalışma alanı var. Orada da menkulleştirme fırsatları çok büyük. Bunun üzerinde çalışıyoruz." dedi.

Bostan, bu yıl "Türkiye Geleceğini Yeniden Tasarlıyor" ana temasıyla gerçekleştirilen Forum İstanbul 2017de, yarının "süper starı" olması umulan küçük firmalara yatırım yapıp yapmayacaklarına ilişkin, belli sektörlerde tasarımlara başladıklarını ifade etti.

Finansal teknoloji alanında Türkiyede büyük fırsatlar olduğunu düşündüğünü, lojistik ve enerji alanlarında da fırsatlar olduğunu belirten Bostan, "Bunlara uluslararası arenadan çok ciddi ilgi var. Yani hem bizim paydaşlarımızdan hem de diğer şirketlerden büyük ilgi var. TVFnın kurulmasındaki amaçlardan birisi de Türkiyeye bir giriş kapısı açmak... Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerdeki alanlarda hamlelerimiz olacak." şeklinde konuştu.

"Türkiye, son 15 yılda 4 kat büyüdü ama biz bu piyasaları büyütemedik"

Mehmet Bostan, Türkiyede güçlü bir bankacılık sisteminin olmasının kendilerine güç verdiğini ancak alternatif piyasaların gelişmesi, özellikle sermaye piyasalarına derinlik kazandırılmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Devraldıkları markalardan birçoğunun önemli olduğunu, burada hala değer artışı imkanı bulunduğunu ifade eden Bostan, bu varlıkların, gelirlerinin menkulleştirilmesi ve bunların yatırımcılarla buluşturulmasının, daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşmalarını sağlayabileceğini, bunun da ülkenin daha hızlı bir sürdürülebilir büyüme yakalamasına katkı sunacağını kaydetti.

Bostan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ben şu anda genel ifadeler kullanıyorum, farkındayım ama sonuçta bunun da alt detayı çalışılıyor. Zamanla bunlar kamuoyu ile paylaşılabilir. Ama burada büyük bir misyon var. Yani Türkiyede hala toplam piyasa kapitalizasyonunun GSMHa oranı yüzde 30u geçmiş değil. Türkiye, son 15 yılda 4 kat büyüdü ama biz bu piyasaları büyütemedik. Bununla beraber tasarruf oranlarının düşüklüğünden şikayet ediyoruz. Fakat tasarrufu sistemin içine çekebilmemiz için, konvansiyonel ve uluslararası standartlara uygun ürünlere çekebilmemiz için bu çalışmanın yapılması lazım. TVF olarak, önümüzdeki dönemde bu konuda adımlar atacağız. Oradaki potansiyelin ortaya çıkmasını sağlamak için çaba göstereceğiz."

"Hangi varlıkların TVFye devredileceği hususu Bakanlar Kurulunun takdirinde"

Eski Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Yıldırım Aktürk de Topkapıda büyük bir servet yattığını belirterek, "TVFnin devlet elindeki arazileri alabilecek bir kolaylığa kavuşmasını öneriyorum. Çünkü Kanal İstanbul gibi diğer bazı şeylerde, gayrimenkul esaslı olan stratejik projelerde ön ayak olabilmesi için böyle bir enstrümana ihtiyaç var." dedi.

Mehmet Bostan, Aktürkün önerisi üzerine, "Hazinenin statüsünü bilmiyorum ama hangi varlıkların TVFye devredileceği hususu Bakanlar Kurulunun takdirinde. O konuda benim bir şey söylemem doğru değil. Ama gayrimenkuller ile ilgili tespit önemli. Çünkü hakikaten orada büyük bir çalışma alanı var. Orada da menkulleştirme fırsatları çok büyük. Bunun üzerinde çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Borsaya Kote Ortalık Yöneticileri Derneği (KOTEDER) Yönetim Kurulu Üyesi Sevdil Yıldırım ise Aktürkün önerisi üzerine, "Topkapı hazinesinin, fona alınmasının tam tersine çok negatif ve çok tehlikeli sonuçlar doğuracağını düşünüyorum. Yatırımcılar nihayetinde değer yaratma sürecine bakar." dedi.

"Türkiye çok büyük, dinamik ve sofistike bir ekonomi"

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye Yönetici Direktörü Jean-Patrick Marquet, EBRDnin Türkiyede çok büyük bir yatırımcı olduğunu belirterek, halihazırda Türkiyeye 9 milyar avro yatırım yaptıklarını, bunun 2 milyar avrosunun yeni yatırımlar olduğunu bildirdi.

Marquet, Türkiyenin çok büyük, dinamik ve sofistike bir ekonomi olduğunu vurgulayarak, "Maalesef büyük bir zafiyeti var. Sermaye piyasaları görece olarak yeterli derinlikte değil. Hem varlık açısından hem de hisse senetleri açısından... Dolayısıyla son 2 yıldır TL ile hisse senetlerine yatırım yapma gibi bir önceliğimiz oldu. Niçin? Türk şirketlerinin finansmanına katkıda bulunmak için bunu yaptık." şeklinde konuştu.

Marquet, bazı şirketlerin borsalarda kote olmalarına destek olmak, uzun vadede Türk şirketlerini dünya piyasalarında kote hale getirmek istediklerini ifade etti.