Advertisement

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye'nin bu yılın ilk çeyreğindeki büyüme oranının büyük bir ihtimalle yüzde 4'ün üzerinde olacağını belirterek, "Gerek IMF, gerek Dünya Bankası, gerek diğer kurum ve kuruluşlar Türkiye'nin büyümesiyle ilgili en üst düzeyde iyileştirmeler yapıyorlar. İyileştirmeleriyle bile bizi yakalayamayacaklar." dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Ankara Şubesi'nce Congresium'da düzenlenen iftar programına, Ekonomi Bakanı Zeybekci ile Maliye Bakanı Naci Ağbal, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, bazı milletvekilleri ve davetliler katıldı.

Türkiye'nin çok güçlü ve büyük bir ülke olduğunu ifade eden Zeybekci, darbe girişiminin hemen ertesinde bütün ekonominin ayakta durduğunu söyledi. Zeybekci, Türkiye'nin felaket tellallarının beklediği hiçbir olumsuzluğu yaşamadığına işaret ederek, güçlü ve sağlam ekonomi ile güçlü bütçe disiplininin bunu sağladığını vurguladı.

Bu yılın ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarının 12 Haziran'da açıklanacağını belirten Zeybekci, "Cumhurbaşkanımızın bize verdiği yeni slogan 'Mazeret yok, yola devam.' İlk çeyreği muhtemelen, büyük bir ihtimalle yüzde 4'ün oldukça üzerinde bir büyümeyle kapatacağız. Gerek IMF, gerek Dünya Bankası, gerek diğer kurum ve kuruluşlar Türkiye'nin büyümesiyle ilgili en üst düzeyde iyileştirmeler yapıyorlar. İyileştirmeleriyle bile bizi yakalayamayacaklar. 2017 yılı inşallah ihracatta Orta Vadeli Programdaki 153 milyar doların çok üzerinde, hatta 155 milyar doların da üzerinde, muhtemelen tarihi zirve olan 157,6 milyar doların da üzerine çıkmaya gayret ediyoruz. Büyümede de olması gereken yer, yüzde 5'in üzerinde bir büyüme 2017 yılı içinde reel sektör eliyle yapacağız. Siz yoksanız Türkiye'de hiçbir şey yoktur. Devlet ve kamu eliyle büyüme dönemleri artık bitti. Sakın ola ki 2017'de gevşemeyin, yapacak çok şeyimiz var." diye konuştu.

Zeybekci, Türkiye'nin kültür coğrafyasında çok önemli gelişmeler yaşandığını, bu nedenle her daim alarm halinde olunması gerektiğini belirtti. Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Körfez'de maalesef, kardeşler arasında hafif bir tatsızlık olarak görmek istiyoruz, en kısa sürede bitmesini umuyoruz, bekliyoruz ve diliyoruz. Bu milletin çok önemli bir özelliği vardır, biz eğer bir yerde hafif bir münakaşa, kavgaya benzer bir şey varsa, bu milletin özelliği şudur, önce zayıf olanı tutar kurtarır ondan sonra kim haklı kim haksıza bakar. Biz istiyoruz ki ramazan mübarek günde hiçbir kardeşimiz zor durumda kalmasın. Bu güzel günlerde hiçbir kardeşimize insani ihtiyaçlarından dolayı herhangi bir zorlamaya gidilmesin. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla ve riyasetiyle kardeşlerimizin ihtiyaçları konusunda buna müsaade etmeyeceğiz."

Katar ile yaşanan durumun çözümüne yönelik tavsiyesini bir hadis-i şerif ile açıklayan Zeybekci, "Dostlarımıza da bunu tavsiye ediyoruz, atta olan insin, yürüyenler dursun, ayaktakiler otursun, sonra biraz düşünsünler ve konuşsunlar istiyoruz." ifadelerini kullandı.

- "MÜSİAD olarak ilk ziyaretimizi Katar'a yapmak niyetindeyiz"

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle hedeflerine daha fazla odaklanacağını, dünyanın en güçlü 10 ekonomisinden biri olma hedefi için altyapısı sağlam bir ekonomi gerektiğini söyledi.

Kaan, Körfez ülkelerinin Katar'a yönelik uygulamalarının "yanlış" olduğunu ifade ederek, söz konusu ülkelerin sağduyulu şekilde bu yanlıştan bir an önce dönmeleri gerektiğini ifade etti. Kaan,"MÜSİAD olarak Kardeş ülke Katar'ın yanındayız. MÜSİAD olarak bölgeyle yakın ilişkiler içindeyiz. Bu ilişkileri artırarak sürdüreceğiz. MÜSİAD olarak ilk ziyaretimizi Katar'a yapmak niyetindeyiz. Bölgede bulunan diğer ülkelerle de çok iyi ikili ilişkilere sahibiz ve bunu artırarak sürdüreceğiz. Daha aktif olacağız." şeklinde konuştu.

MÜSİAD Ankara Başkanı İlhan Erdal ise "Mübarek ramazan ayını idrak ettiğimiz bu günlerde ülkemizde, bölgemizde ve dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan, bizim de yakinen takip etiğimiz hadiseler; birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde daha çok kenetlenmemiz, daha çok çalışmamız ve daha çok üretmemiz gerektiğini bir kez daha göstermiştir." değerlendirmesinde bulundu.

AA