Advertisement

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, 23 Şubat'ta Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede, “Konjonktür gereği dönem dönem piyasa dalgalanmaları yaşanıyor. Para politikası duruşunun bu oynaklıklara bire bir karşılık vermesini beklemek doğru değil” dedi.

Çetinkaya, Hürriyet'e şu yanıtları verdi:

2018 yılına ilişkin beklentileriniz nelerdir? MB’nin ana senaryosunda bu yıl ekonomi nasıl bir görünüm sergileyecek?

2017 yılı iktisadi faaliyet açısından güçlü bir toparlanma yılıydı. Ekonomideki canlanmaya rağmen, ana eğilimde bozulma olmaması, kayda değer bir gelişmeydi. Yılın ikinci yarısında cari açıkta bir miktar yükseliş gözlendi, ancak bu daha çok makine-teçhizat yatırımlarındaki artıştan kaynaklandı. Dolayısıyla, geçtiğimiz yıl genelinde büyüme nispeten sağlıklı bir kompozisyonda gerçekleşti. İktisadi faaliyet, son dönemde bir miktar yavaşlamakla birlikte, özelikle dış talep kaynaklı olarak gücünü korudu. Ayrıca turizm dahil, hizmet ihracatındaki toparlanma ve yatırımlarda süregelen artış da, büyüme kompozisyonu ve dış denge açısından görece olumlu bir görünüme işaret ediyor. Enflasyon tarafında ise zor bir yıl yaşadık, ancak 2018’de kademeli bir iyileşme görülecek.

Enflasyon son dönemde bir miktar düşse de halen yüksek. Enflasyonda farklı bir patikaya mı giriliyor?

2017 yılında birçok faktör eşzamanlı olarak enflasyonu olumsuz etkiledi. Jeopolitik unsurların da etkisiyle ortaya çıkan kur hareketleri ve emtia fiyatlarındaki artışlar, enflasyondaki yükselişin temel sürükleyicisi oldu. 2017 yıl sonu itibarıyla sadece bu iki faktörün enflasyondaki artışa etkisi 4 puana yaklaştı. Toplam talepteki canlanma, maliyet şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasında etkili oldu. Dış talep, özellikle AB’deki toparlanmanın da etkisiyle, oldukça güçlü bir seyir izledi. Gıda fiyatları da, arz yönlü faktörlere bağlı olarak tarihsel ortalamasının üzerinde bir artış gösterdi. MB olarak bu gelişmelere karşı gereken tepkiyi verdik ve 2017 yılının başından itibaren güçlü bir parasal sıkılaştırma gerçekleştirdik. Eşzamanlı olarak, para politikasını daha öngörülebilir bir yapıya kavuşturmamız, gecikmeli de olsa, sonuç alabilmemize katkı sağladı.

Enflasyonda neden bir düşüş gözlemlenmedi?

Aktarım mekanizmasındaki gecikmelerden dolayı, genelde para politikası kararlarının enflasyon üzerindeki etkisini görmek zaman alır. 2017 yılında bu gecikme, geçmiş dönemlere kıyasla, daha uzun sürdü. Bunun temel sebeplerinden biri, 2017 yılında döviz kuruyla, ithalat fiyatlarındaki artışların uzunca bir süre yıllık enflasyonu etkilemeye devam etmesiydi. Talebin güçlü seyri de etkili oldu. Önümüzdeki dönemde hem maliyet etkilerinin azalması, hem de dengelenmenin gerçekleşmesiyle para politikasının etkisi daha net bir şekilde gözlenecek.

2018’de enflasyon görünümü geçen yıldan farklı olacak mı?

Birçok açıdan daha olumlu bir görünüm bekleyebiliriz. Öncelikle fiyat istikrarı odaklı kararlı para politikasının, enflasyon üzerindeki etkilerini görmeye başladık. Önümüzdeki dönemde beklenti kanalı, daha olumlu katkı verecek. Bu aynı zamanda, birikimli Döviz kuru hareketlerinin, yıllık enflasyon üzerindeki etkisinin azalabileceğine işaret ediyor. 2018 yılında muhtemelen kredi büyümesi ve toplam talep de daha ılımlı seyredecek. Para ve maliye politikaları arasındaki eşgüdüm, dezenflasyona olumlu destek vermeye devam edebilir. Gıda fiyatlarında da, kuraklık yönlü risklere rağmen geçtiğimiz yıla kıyasla daha düşük bir enflasyon öngörüyoruz. Sonuç olarak, sıkı para politikası ve bahsettiğim bütün diğer faktörlerin katkısıyla 2018 yılında enflasyonda geçtiğimiz yıla kıyasla iyileşme bekliyoruz. Amacımız enflasyonu bir an önce tek haneli değerlere indirmek ve kademeli olarak daha aşağılara çekerek hedefimize ulaşmak.

MB’nin para politikası tepkisinin ölçüsüne ve zamanlamasına yönelik eleştiriler var. Enflasyonda düzeltme hareketinin gecikmesinde bu faktörlerin etkili olduğunu düşünüyor musunuz?

Gerekli tepkiyi gereken ölçüde veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Konjonktür gereği, dönem dönem piyasa dalgalanmaları yaşanıyor. Para politikası duruşunun bu oynaklıklara bire bir karşılık vermesini beklemek doğru değil. Orta vadede enflasyon görünümünü etkileyen bütün unsurları bir arada değerlendirip, ana trendleri analiz ederek, gerekli tepkiyi veriyoruz. Dolayısıyla, yaşanan gelişmelerin etkilerini, kaynaklandığı faktörleri ve risk unsurlarını değerlendirip ona göre adım atmak esas. Özellikle orta ve uzun vadede fiyatlama davranışları üzerindeki olası etkileri dikkate almak önemli. Bu doğrultuda kademeli, öngörülebilir, net ve kararlı bir yaklaşım kalıcı sonuçlar almak açısından daha etkili olacaktır. Para politikası kararlarını bu perspektiften değerlendirmek gerekiyor.

DURUŞUMUZ RAHATÇA OKUNUYOR

Para politikası operasyonel çerçevesinin hâlâ karmaşık olduğu yönünde eleştiriler var. Farklı araçlar kullanılıyor. Bu konudaki yorumlarınızı alabilir miyiz?

Göstergeler sorunuzun aksine para politikasının giderek daha basit ve anlaşılır bir hale geldiğine işaret ediyor. Piyasa faizlerine geçiş parametrelerinden bunu net olarak görebiliyoruz. Halihazırda parasal duruşumuz herkes tarafından rahatça okunabiliyor.

ENFLASYON MU BÜYÜME Mİ?

Enflasyon ve büyüme mi tartışmaları yapılıyor. Bu konuda Merkez Bankası’nın değerlendirmesi nedir?

Kalıcı, kapsayıcı ve sürdürülebilir büyümenin en temel şartlarından birisi fiyat istikrarı. Bu açıdan, fiyat istikrarı ile uyumlu ve fiyat istikrarını da destekleyen bir büyüme stratejisi oluşturulması önemli. Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele çabası ve fiyat istikrarına yaptığımız vurgu, orta ve uzun vadede büyümeye destek veriyor. Güçlü eşgüdümle ve maliyetleri azaltan bir strateji uygulayarak kalıcı sonuçlar almak mümkün. Bu doğrultuda iki bileşenli bir yaklaşım benimsedik. Birincisi, kararlı ve öngörülebilir bir para politikası duruşu. Bu, Merkez Bankası’nın görevi. İkinci unsur ise kalıcı fiyat istikrarına katkıda bulunacak alanların tespit edilmesi ve kök nedeni hedefleyen, yapısal nitelikli politikaların oluşturulması. Merkez Bankası olarak enflasyonda katılığa yol açan, yüksek oynaklıklara sebep olan ve beklentileri olumsuz etkileyen yapısal unsurlarla ilgili kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Yani, sorunların altında yatan esas nedenleri tespit etmeye çalışıyoruz. yine gündem belirleyeceğiz

Önümüzdeki dönem için öncelikler neler olacak?

Para politikasının etkinliğinin artırılması ve dezenflasyon sürecinin hızlanması gündemimizde öncelikli yer almaya devam edecek. Yapısal alanlarda atılacak adımlar konusunda Merkez Bankası olarak gündemi belirlemeye ve katkı sunmaya devam edeceğiz.

Hurriyet.com.tr