Advertisement

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı, kur ve emtia fiyatlarının baskısında azalma sağlanması durumunda, baz unsurunun da desteğiyle yıllık enflasyonda kasımdan itibaren düşüş hareketinin mümkün göründüğünü belirterek, "Ancak, kurdaki iyileşmede devam eden belirsizliğin enflasyona yansıma etkisinde neden olduğu baskı karşısında yıl sonuna ait enflasyon tahminimizi yüzde 10,9'dan yüzde 12'ye çıkarıyoruz." dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mayısta aylık bazda yüzde 1,62, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 3,79 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 12,15, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 20,16 oldu.

Açıklanan verilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tokalı, Mayıs ayı enflasyonunun yüzde 1,27'lik tahminlerinin üzerinde gerçekleşerek, yıllık enflasyonda bekledikleri yükseliş hareketini hızlandırdığını söyledi.

Yıllık enflasyonun, nisanda ulaştığı yüzde 10,85 ile yükseliş trendine başladığına işaret eden Tokalı, "Önümüzdeki 5 aylık dönem boyunca da yükseliş yönünde kalarak yüzde 13-14 bandında dalgalanabileceğini düşünüyoruz. Kur ve emtia fiyatlarının baskısında azalma sağlanması durumunda, baz unsurunun da desteğiyle, kasımdan itibaren düşüş hareketi mümkün görünüyor. Ancak, kurdaki iyileşmede devam eden belirsizliğin enflasyona yansıma etkisinde neden olduğu baskı karşısında, yıl sonuna ait enflasyon tahminimizi yüzde 10,9'dan yüzde 12'ye çıkarıyoruz. 2019 sonu tahminimizi de yüzde 9,5'ten yüzde 10,5'e revize ediyoruz." diye konuştu.

Tokalı, enflasyondaki yükselişin sadece manşet rakamlarda değil çekirdek ve hizmet enflasyonunda da geçerli olmasının, enflasyon görünümündeki risklerin yukarı yönde kaldığını gösterdiğini ifade etti.

Kritik çekirdek göstergelerde yıllık enflasyonun yüzde 12-13 seviyesine çıktığını, hizmet enflasyonunda geçen yılın kasım ayından beri gözlenen ılımlı seyrin sona erdiğini belirten Tokalı, kur ve petrol fiyatlarının artan baskısı karşısında, mal enflasyonundaki yükselişin de oldukça belirgin gerçekleştiğini vurguladı.

Banu Kıvci Tokalı, şunları kaydetti:

"Mayıs enflasyonunun detaylarında gıda enflasyonu, yaş sebze-meyve fiyatlarındaki ılımlı gelişime karşın, diğer işlenmemiş fiyatların baskısı altında görünüyor. İşlenmiş gıda enflasyonunda ise hem aylık hem de yıllık bazda yavaşlama, devamının gelmesi halinde, gıda enflasyonunun baskısının azalması açısından destekleyici olacaktır. Petrol fiyatlarındaki yükselişin ulaştırma enflasyonunu yüksek tuttuğu izlenirken, son dönemdeki yavaşlamanın korunması ve ÖTV'de gelen düzenlemeyle, önümüzdeki aylarda daha ılımlı bir görünüm mümkün görünüyor. Kur etkisiyle ilgili talep koşullarındaki yavaşlamanın etkisiyle, belli sektörlerle sınırlı kaldığı henüz genel fiyatlama davranışına yansımadığı izleniyor. Son parasal sıkılaşma kararlarının gelecek dönem etkilerini de düşündüğümüzde, finansal istikrarın tekrar sağlanması durumunda, enflasyonda kur etkisinin boyutu sınırlı kalabilir."

- "Manşet enflasyon yıl sonunda yüzde 11-12 aralığında dengelenebilir"

AA Finans Analisti ve Ekonomist Haluk Bürümcekçi de enflasyonun piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleştiğine işaret ederek, bu sonuçta gıda fiyatları enflasyonunun belirgin bir şekilde etkisinin olduğunu söyledi.

Gıda dışı diğer gruplarda kurlara bağlı fiyat artışlarının yüksek olmasının da Mayıs ayı enflasyonuna katkı sağladığını anlatan Bürümcekçi, enerji grubunda yıllık bazda belirgin yükseliş yaşandığını, ev aletleri ile kurlara hassas olan araç satın alımı ve lokanta-konaklama gibi diğer gruplarda da fiyat artışlarının yüksek seyrettiğini ifade etti.

Bürümcekçi, gıda enflasyonunun işlenmemiş gıda fiyatları kaynaklı yükseldiğine dikkati çekerek, "Endeks tarihindeki ortalama yıllık artışı yüzde 10 civarında olan gıda fiyatlarının 2018'deki seyri enflasyonun yılı çift hanenin ne kadar üzerinde bitireceği konusunda belirleyicilerinden biri olacaktır." diye konuştu.

Manşet enflasyonun, yüzde 13-14 aralığı ile zirveyi temmuz ayında görebileceği, yıl sonunda ise yüzde 11-12 aralığında dengeleneceği öngörüsünde bulunan Bürümcekçi, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki dönem seyri açısından, gıda fiyatlarının belirsizliği ve oynaklığı dışında, ham petrol ve diğer emtia fiyatlarının görünümü, döviz kuru hareketleri ve kamu fiyat/vergi ayarlamaları enflasyon üzerindeki risklerin yönünü belirleyecektir. Özellikle mart sonrasında kur artışlarının yeniden hızlanmasıyla çekirdek enflasyonda yeni zirve görülürken, yakın gelecekte de tarihi zirvelerin yenileneceği anlaşılıyor. Son dönemde ayrıca, üretici fiyatları kaynaklı maliyet yönlü baskılar da güçlenmiş, talep koşulları maliyet şoklarının enflasyonu daha belirgin etkilemesini getirmiştir. Bunlara ek olarak başta petrol olmak üzere ithalat fiyatlarının yükselmesinin de söz konusu riskleri artırdığı söylenebilir."

Açıklanan enflasyon verisinin perşembe günü gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı kararları üzerindeki etkisine ilişkin de görüşlerini paylaşan Bürümcekçi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) olağan toplantıda pas geçme ihtimalinin daha yüksek olduğunu sözlerine ekledi.

- "ÜFE'den TÜFE'ye geçişkenlik riski arttı"

DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Stratejisti Orkun Gödek, enflasyon, çekirdek enflasyon ve ÜFE'de ciddi yükseliş olduğunu belirterek, "Piyasa beklentilerinin üzerinde gelmesi ve özellikle çekirdek kalemin de yükselişe katılması beklenti yönetiminde bozulmayı devam ettirebilir. ÜFE'nin aylık yüzde 3,79 artması da gelecek dönem için ÜFE'den TÜFE'ye geçişkenlik riskini artırıyor." dedi.

GCM Menkul Kıymetler Araştırma Uzmanı Enver Erkan da çekirdek enflasyonda yaşanan artışın, enflasyon görünümündeki bozulmayı net bir şekilde gösterdiğini belirterek, "Enflasyonda 2018'in ilk 4 ayı çerçevesinde, biraz da artan kurların getirdiği maliyet etkisiyle baz etkisinden yeterince istifade edilemedi ve enflasyonun yapısında bir iyileşme sağlanamadı. Son birkaç aydaki ÜFE ve TÜFE artışları mukayese edildiğinde ortaya çıkan resim ise üreticinin kurdan ve petrolden dolayı artan maliyetleri henüz tam anlamıyla son fiyata yansıtmadıkları şeklindedir." diye konuştu.

Yukarı eğilimli bir enflasyon verisinin ardından, gözlerin TCMB'ye çevrildiğini ifade eden Erkan, "Kısa vadede Merkez Bankası Türk lirasını korumak adına 100 baz puanlık bir faiz artışına gidebilir." öngörüsünde bulundu.

Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler AŞ Araştırma Uzmanı Muammer Demir ise Mayıs ayı enflasyonunun bir önceki aya ivme kaybetse de yıllık bazda Kasım 2017'den sonra görülen en yüksek seviyeye ulaştığına işaret etti.

Çekirdek enflasyon tarafında son dönemde yaşanan bozulma ve yüksek seyrin korunmaya devam ettiğini belirten Demir, "Beklentilerin üzerinde açıklanan enflasyon verisinin perşembe günü gerçekleşecek PPK toplantısı öncesinde TCMB'nin elini zayıflatmaya devam ettiği görülüyor." değerlendirmesini yaptı.

AA