Advertisement

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, yerli otomobile ilişkin "Orta, üst sınıfa hitap edeceğiz. Ne çok lüks ne çok alt gruba hitap edecek. Daha çok B ve C segmentinde bir araç düşünüyoruz. Emsallerinden en az yüzde 5 daha ucuz olmasını hedefliyoruz. Emsallerinden daha kaliteli bir araç yapmayı hedefliyoruz." dedi.

TGRT Haber televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları cevaplayan Özlü, seçim sürecinin oldukça verimli geçtiğini ve kendisinin gittiği Batı Karadeniz Bölgesi'ndeki illerde havanın çok güzel olduğunu söyledi.

Kendi gözleminin seçimlerin ilk turda biteceği yönünde olduğunu vurgulan Özlü, "Biz vatandaşlarımızı seviyoruz. Sevgi ile hitap ediyoruz. Biz 'yapmak' üzerine bir felsefe geliştirdik. Muhalefet daha çok 'yıkmak' üzerine bir söylem geliştirdi. Dolayısıyla biz pozitif bir siyaset yapıyoruz. Muhalefet negatif bir siyaset yapıyor. Dolayısıyla bu seçimin galibi inşallah AK Parti olacak." diye konuştu.

Özlü, toplumda seçim sürecinde farklı söylemlerle AK Parti'ye bir zarar verme çalışması olduğuna işaret ederek, "AK Parti demek, Recep Tayyip Erdoğan demektir, Recep Tayyip Erdoğan demek AK Parti demektir. Recep Tayyip Erdoğan'a oy veren vatandaşımız eş zamanlı AK Parti'ye oy verecektir. AK Parti ve Erdoğan, ayrılabilir iki unsur değil. Şu anki izlenimim çok iyi." ifadelerini kullandı.

- "Biz faizin tamamına karşıyız"

Faize karşı olduklarını belirten Özlü, şöyle devam etti:

"Biz faizin tamamına karşıyız. Oranı ne olursa olsun karşıyız. Bunun en önemli sebebi; sanayicimizi korumak içindir. Sanayicimiz yatırım yapmak istiyor. Sanayicimiz üretim yapmak istiyor ve bunun için sermayeye ihtiyacımız var. Sermaye için bankaya gidiyor, karşısına yüzde 20 gibi bir faiz oranı çıkıyor. Yüzde 20 gibi faiz ödediğiniz bir sermayeden ne kazanacaksınız? Bu yüzden ekonomideki birinci önceliğimiz faizlerin düşürülmesi olmalıdır. Yüksek faiz ortamlarında sanayicimizin büyümesi, sanayicimizin üretim yapması mümkün değildir. Bizim o yüzden birinci öncelik olarak faiz oranlarının düşürülmesi gibi bir çalışmamız olacak."

Dövizdeki dalgalanmayı seçim sürecini kötüye kullanma olarak nitelendiren Özlü, bu sürecin geçici olduğunu ve 25 Haziran'dan sonra her şeyin yerli yerine oturacağını vurguladı.

- "Dövizdeki dalgalanma esasen dış kaynaklı bir dalgalanma"

"Döviz stabil bir hale gelecek. Kurlar stabil bir hale gelecek." diyen Özlü, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu geçici bir süreç. Dövizdeki dalgalanma esasen dış kaynaklı bir dalgalanma. Türkiye'ye karşı ekonomik bir operasyon gayretleri var. Dış kaynaklı bir süreç. Merkez Bankamız bir dizi tedbirler aldı ve tedbirler almaya da devam edecek. Bir ülkede para politikasının sorumlusu Merkez Bankası'dır. Merkez Bankası'nın bu konuda duyarlı olduğunu düşünüyorum. Ekonomideki faiz, kur, enflasyon birbirlerini tetikleyen unsurlar. Dolayısıyla faizler yükseliyor, enflasyon yükseliyor, kur değişiyor. Kurdaki değişim, Türkiye'nin ithalatı, ihracatı hep kurlar üzerinden olduğu için faiz, kur, enflasyon üçgeni birbirini etkiliyor."

- "Seçimler asla ikinci tura kalmaz"

Bakan Özlü, 24 Haziran seçimlerine değinerek, "25 Haziran sabahı Türkiye inşallah seçimlerin sonuçlandığı, önümüzdeki 5 yılı görebildiğimiz, Meclis'teki çoğunluğu sağladığımız bir süreç olacak. Seçimler asla ikinci tura kalmaz. Muhalefet meydanların dilini okumuyor. Muhalefet kendi köşesinde bir söylem geliştiriyor. Meydanlara baktığımızda halkımızda AK Parti'mize baktığındaki teveccüh, sayın Cumhurbaşkanımıza karşı gösterilen teveccüh, aslında seçim sonuçlarını gösteriyor." şeklinde konuştu.

- "Karakaş, yakın bir gelecekte görevinin başında olacak"

Yerli otomobil projesinin kendisinin bakan olmadan önce başladığını aktaran Özlü, şunları kaydetti:

"Hakkını teslim etmemiz lazım, benden önceki bakanımız Fikri Işık döneminde başlayan bir projedir yerli otomobil projesi. Projenin esas sahibi sayın Cumhurbaşkanımızdır. Yani Cumhurbaşkanımızın bizzat takip ettiği, önem verdiği projedir. Ben göreve başladıktan sonra projenin iş modelinde bir değişiklik yaptık. Özel sektör öncülüğünde, devlet destekli bir model geliştirdik, şu an bunun sonuçlarını aldık. Ara sözleşme ortaklar arasında imzalandı, CEO ataması yapıldı, CEO'yu sayın Cumhurbaşkanımız açıkladılar. Mehmet Gürcan Karakaş, inşallah çok yakın bir gelecekte görevinin başında olacak. Ekim ayından önce görevinin başında olmasını arzu ediyoruz."

Özlü, yerli otomobilde tasarım sürecinin başladığını, teknik ve mali analiz çalışması yaptıklarını, bu çalışmanın tamamlandığını anlattı.

"Projenin temel parametreleri ortaya çıktı. 3,2 milyar euroluk bir yatırım yapacağız." diyen Bakan Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

"200 bin araç üretim kapasitesine ulaşacak bir bir tesis olacak. 5 model araç olacak. Araç başından beri düşündüğümüz elektrikli araç olacak. Uzun vadede 50 milyar euroluk gayri safi milli hasılaya katkı sağlayacak bir proje. Bu projede doğrudan 4 bin, dolaylı olarak 20 bin istihdam sağlayacağız. Teknolojinin son ürünü bir proje olacak. Akıllı sürüş sistemleri olacak. Batarya, elektrikli bir proje olacak. Aslında bu proje, Türkiye'deki teknolojik sıçramanın öncü projelerinden birisi olacak."

- "2021'de de satışa sunmak istiyoruz"

Özlü, otomobilin orta, üst sınıfa hitap edeceğini belirterek, "Ne çok lüks ne çok alt gruba hitap edecek. Daha çok B ve C segmentinde bir araç düşünüyoruz. Emsallerinden en az yüzde 5 daha ucuz olacak. Emsallerinden daha kaliteli bir araç yapmayı hedefliyoruz. Öncelikle maliyetleri aşağıya çekmeyi isteriz, yani düşük maliyetli üretim yapmak isteriz. Böyle olsun ki rekabet gücümüz yüksek olsun. Bu vergisel konular, aracın piyasaya çıkma zamanı geldiğinde Maliye Bakanlığı'mızla oturup konuşacağımız konulardır. Bizim aracımız emsallerinden B ve C segmentindeki araçlardan en az yüzde 5 ucuz ve kaliteli olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Fabrika kurulumu için 22 ilden talebin geldiğini belirten Özlü, ortak girişim grubu olan girişimciler ve CEO'nun bu konuyu mali etkinlik yönüyle değerlendireceğini ve kendilerine alternatif sunacaklarını söyledi.

Bakan Özlü, müştereken buna karar vereceklerini kaydederek, "Bu devletin tek başına vereceği bir karar değil. Fizibilitesini yapacağız, analizlerini yapacağız ve bunun sonuçlarına göre karar vereceğiz. Şu an yeri belli değil. Amacımız 2019'da yerli otomobilin prototipini ortaya çıkartmak. 2021'de de satışa sunmak istiyoruz. Yerli ve milli otomobil 2021'de yollarda olacak, ilk müşterisi de sayın Cumhurbaşkanımız olacak." ifadelerini kullandı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, "TÜBİTAK bünyesinde insansı robot çalışmasına başladık. ASİMO'dan daha iyi bir robot olacak." dedi.

TGRT Haber televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları cevaplayan Özlü, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin yerli otomobile ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.

Muharrem İnce'nin öğretmen kökenli olduğunu ama dersine çalışmadan konuştuğunu söyleyen Özlü, "Biz akıllı sürüş sistemleri ve elektrikli bir otomobil yapıyoruz, yapmak için gayret sarf ediyoruz. Bu, 30 yıl öncesinin teknolojisi değil, 30 yıl sonrasının teknolojisidir. Yerli marka otomobil, Türkiye'nin teknoloji dönüşüm projesidir. Dolayısıyla Muharrem bey, hem dersine çalışmıyor hem de sormuyor. Bize 'Nasıl bir şey yapıyorsunuz?' diye sorsa ya da bize güvenmiyorsa 5 ana yüklenici adayı var, onlardan herhangi birine sorsa bunun bir kaporta işi olmadığını, bunun yüzde 70'lere varan oranlarda bir elektronik donanım ve yazılım ürünü olduğunu bilir. Muharrem bey karnından konuşuyor, kusura bakmasın. Okumuyor, sormuyor, incelemiyor." ifadelerini kullandı.

- Antarktika'ya bilim üssü kurulması

Türkiye'nin sadece güvenlik konusunda operasyonlar yürütmediğini, Antarktika'da da bilim üssü kurulması için operasyon yürüttüğüne işaret eden Özlü, şunları kaydetti:

"30 kişilik bir heyet Antarktika'ya gitti. Gayet başarılı bir operasyon gerçekleştirdik. Türkiye'nin, Antarktika'da üs kuracağı bölgeyi aşağı yukarı kesinleştirdik. Bizim dönemimizde Türkiye küresel bir oyuncu oldu. Dünyanın muhtelif bölgelerinde meydana gelen sorunlarda, çalışmalarda Türkiye aktif rol oynuyor. Antarktika üzerinde söz sahibi 29 ülke var, bunlara danışman ülkeler diyoruz. Bir de gözlemci ülkeler var. Türkiye, 24 gözlemci ülkeden birisidir. Biz danışman ülke statüsüne geçmek istiyoruz. Bu gayretlerimizin ana amacı; Türkiye'nin danışman ülke statüsüne geçmesidir. Gelecek yıl Antarktika'da üs kurulacak, orada bir bilim üssümüz olacak. Kendi üssümüzde konaklayacağız. Çok güzel bir proje, sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde yürüyor. İki yıldır bu projeyi çalışıyoruz, çok güzel sonuçlar elde ettik."

- "2004'ten sonra savunma sanayimiz bir sıçrama yaptı"

Özlü, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) TÜBİTAK'ı ele geçirmeye çalışmasıyla ilgili soru üzerine, bu kapsamda 2 bin kişiden fazla insanın işine son verdiklerini söyledi.

"Hepsi kritik görevlerdeydi. Daha var mıdır, çok gizli midir? Takip ediyoruz." diyen Özlü, önemli oranda bu temizliği yaptıklarını, yeni bir başkan atadıklarını anımsattı.

Özlü, savunma sanayisi bakımından TÜBİTAK'ın çalışma yaptığını ifade ederek, "TÜBİTAK elektronik harp, güdüm ve kontrol, uzun menzilli seyir füzesi gibi konulara yoğunlaşmış durumda. Türkiye'nin kendi teknolojisini üretmesini, IP haklarına kendisinin sahip olduğu bir teknoloji geliştirme gayretine destek vermek istiyoruz. Bu işlerin asıl yürütüldüğü yer Savunma Sanayisi Müsteşarlığımız. Biz daha çok Ar-Ge konusunda destek veriyoruz. Yaptığımız çalışmalar, ortaya çıkardığımız ürünler kullanımda, yani fiilen kullanımda. Örneğin yürütülen Afrin Harekatı'nda kullandığımız mühimmatın yüzde 96'sı yerlidir, kendi tasarımıdır." diye konuştu.

Hem Amerika'nın hem Avrupa'nın stratejik ortaklıkla müttefiklikle bağdaşmayan birtakım yaklaşımları olduğunu dile getiren Özlü, "Engelleme, geciktirme, uzatma gibi yaklaşımları var. 2004'ten sonra savunma sanayimiz bir sıçrama yaptı. Bu sıçramada daha çok, Türkiye'de, Türk sanayicisinin IP ve lisans hakları bize ait ürünleri geliştirmesinin önünü açtık. Dolayısıyla biz de bu sürece TÜBİTAK enstitüleri ile destek veriyoruz. KOSGEB desteklerini de teknoloji yoğun ürünlere odakladık." değerlendirmesinde bulundu.

- İnsansı robot çalışmaları

İnsansı robot çalışmalarına da değinen Özlü, "Robot asker kısmı biraz Müsteşarlığın görev alanına giriyor. TÜBİTAK bünyesinde bir insansı robot yapma çalışması başlattık. Yeni başkanımızla birlikte buna başladık. ASİMO'dan daha iyi bir robot olacak. Buradaki amacımız şu; teknoloji gösteriminden ziyade teknoloji kazanımında birikim sağlamak. Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde insansı robotlar vardır. Bunlar hem teknolojik gösterim hem teknolojik kazanımı derinleştirmek ve yaymak maksadıyla yapılır. Çalışmalara yeni başladık, sonraki dönemde daha geniş bilgi aktaracağım." ifadelerini kullandı.

 Bakan Özlü, şu anda 906 Ar-Ge merkezinin olduğunu belirterek, bunu bine tamamlayacaklarını söyledi.

İki yıl önce bu sayının 249 olduğuna dikkati çeken Özlü, "Son 2 yılda 249'dan 906'ya çıkardık. Ar-Ge merkezlerinde ciddi bir sıçrama oldu. Bunu da şöyle yaptık. Ar-Ge merkezi açmak için gerekli şartları kolaylaştırdık. Yani şirketlerimizin Ar-Ge merkezi açmalarını teşvik ettik. Dolayısıyla son 2 yılda ciddi bir sıçrama oldu. Bunu yapacağız çünkü biz sanayimizin yüksek teknolojiye geçmesini istiyoruz. Sanayide yüksek teknolojiye geçiş programımızın ana unsurlarından birisi de Ar-Ge merkezleridir." diye konuştu.

Özlü, bundan iki yıl önce 6 olan tasarım merkezi sayısının bugün 216'ya çıktığına işaret etti.

- "Biz başladık kuruyoruz, haberleri yok"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin sanayide ara eleman ihtiyacı olduğu için teknik lise kuracakları şeklinde seçim vaadinde bulunduklarını hatırlatan Bakan Özlü, geçen yıl 5 ilde Teknik Kolej kurduklarını, bu yıl da 10 ilde kuracaklarını kaydetti.

"İnşallah önümüzdeki süreçte 300 Organize Sanayi Bölgemiz içerisinde 300 Teknik Kolejimiz olacak." diyen Faruk Özlü, "Bunlar çok nitelikli personel yetiştiren kolejler olacak. Bir yıl yabancı dil eğitimi alacaklar, kalan 4 yılı hem fabrikalarda iş eğitimi hem de teorik eğitim görecekler. Yani biz başladık kuruyoruz, haberleri yok." dedi.

Özlü, sanayinin dijital dönüşüm haritası belli olduktan sonra yaklaşık 10 ilde Dijital Dönüşüm Merkezi kuracaklarını belirterek, "Bu modern fabrikalarla Dijital Dönüşüm Merkezleri'ni birbirine entegre kuracağız. Modern fabrikalarda hedef, verimliliği artırmak, Dijital Dönüşüm Merkezleri'nde de sanayimizin dijitalleşmesi öncelik. Dolayısıyla verimliliğin artmasını, sanayimizin dijitalleşmesini müştereken ele alacağız. Modern fabrikalara ilaveten Dijital Dönüşüm Merkezleri kuracağız. Bunların ilkini Kocaeli'de Bilişim Vadisi'nde kuracağız. Türkiye'nin sanayi devrimi, Türkiye'nin dijital Türkiye programına ilişkin de pilot il olarak Gaziantep'i seçtik. İnşallah Gaziantep, Türkiye'nin sanayi devriminin pilot illerinden biri olacak." ifadelerini kullandı.

- "Türksat 6A, 2021'de inşallah uzayda olacak"

Türkiye'nin ilk yerli ve milli uydusu Türksat 6A'ya yönelik çalışmalardan bahseden Özlü, tasarım ve üretim faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 50'sinin tamamlandığını, kalan kısmının 2019-2020'de tamamlanacağını bildirdi.

Bakan Özlü, "Türksat 6A, 2021'de inşallah uzayda olacak. Çalışmalar kesintisiz ve iyi devam ediyor. Türkiye, uzayın sağladığı imkanlardan daha fazla istifade etmek istiyor, bu faaliyetleri de düzenli bir çatı altı yürütmemiz gerekiyor. Türkiye Uzay Ajansı, aynen Japon Uzay Ajansı, Avrupa'daki benzerleri gibi bir uzay ajansı olacak. İnşallah yeni sistemde sayın Cumhurbaşkanımızın bir kararnameleriyle Türkiye Uzay Ajansı'nı kuracağız." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin sıçrama yapması için tek yolun teknoloji üreten bir ülke olmaktan geçtiğine işaret eden Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye ne zaman teknoloji üretirse ve bu teknolojiyi ticarileştirip ürüne dönüştürüp satabilirse Türkiye'nin ne dış ticaret açığı ne de cari açığı kalır diye düşünüyoruz. Türkiye'nin teknoloji açığını kapatması için teknolojide ve sanayide ciddi bir açılım yapması gerekir diye inanıyoruz. Son 1,5 yıldır da güzel bir program hazırladık. Buna Teknoloji ve Sanayide Milli Atılım Programı adını verdik. Kısa adı da Milat 2018. Bu programın dijitalleşmeden odak sektörlere, yüksek teknolojiye geçiş programına kadar alt unsurları var. Bu konu Türkiye için son derece hayati bir konu. Biz Türkiye'ye sıçrama yaptıracak bir teknoloji hamlesini, sanayi atılımını gerçekleştirmek için sistematik bir yaklaşım geliştirdik. Bunu da son 1,5 yılda yaptık. Şu anda programımız belli, bu programı uyguluyoruz."

Türk Koster Filosunun Yenilenmesi Projesi'nin sözleşmesini Başbakan Binali Yıldırım'ın katılımlarıyla 11 Haziran Pazartesi günü saat 13.30'da imzalayacaklarını aktaran Özlü, yük taşımacılığında Karadeniz ve Akdeniz'in Türk gölü haline geleceğini vurguladı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü, şöyle devam etti:

"İkincisi şu anda çok düşük kapasitede çalışan tersanelerimize iş sağlayacağız. 15 yıl süreyle tersanelerimiz adeta ful kapasiteyle çalışacaklar. Üçüncü çıktısı, gemi inşaat yan sanayimizi geliştireceğiz. Bizim gemi inşaat yan sanayi var ama yan sanayiye gittiğimizde yurt dışına gitmek zorunda kalıyoruz. Burada yaklaşık 30 bin kişi çalışacak. İhracat da yapacağız. Türkiye'de ne kadar iş yapıyorsak en az o kadar da ihracat yapacağız."

Özlü, 24 Haziran seçimlerine işaret ederek, Cumhur İttifakı olarak sevgiyle yaklaştıklarını, yapmak üzerine bir strateji ortaya koyduklarını fakat karşı tarafta nefret söylemi içerisinde yıkmak üzerine kurulu bir yapı olduğunu vurguladı.

Aziz milletin yapmak isteyenlerle yıkmak isteyenleri 24 Haziran'da oylayacağını ifade eden Bakan Özlü, "Ben eminim ki aziz milletimiz kendisine sevgiyle yaklaşan, yapmak için gayret gösterenlere 'Devam' diyecek. Bu bakımdan hiçbir endişemiz yok. Zaten meydanların dili de bize bunu söylüyor. Hangi yere gitsek sadece meydanda değil, yol boyunca vatandaşlarımızdan çok ciddi bir sempati görüyoruz. Ben birinci turda biteceğini, bizim partimizin en az 1 Kasım kadar iyi bir sonuç alacağını paylaşmak isterim." diyerek konuşmasını tamamladı.


AA