Advertisement

İnci Deri Yönetim Kurulu Başkanı Ali Murat Kızıltaş Bloomberg HT'deki Üst Düzey programında Arzu Maliki'nin sorularını yanıtladı.

Kurda yaşanan dalgalanmaların etkisi  ve 2018 büyüme stratejilerinden bahseden Kızıltaşın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

2018 Tekstil Perakende sektörü sizin için nasıl başladı? Kurlardan dolayı sıkıntılar yaşanıyor… AVM kiraları vs. Sizden dinleyelim bu seneki beklentilerinizi…

Perakende sektörü yoluna devam ediyor… Kur hareketleri bu günlerde sektörü çok yoruyor, yüksek kur değil, sert kur hareketleri bizi çok yoruyor. İki taraftan etkiliyor bu hem satılan malın maliyeti tarafında bir etkilenme var; ayakkabı olarak baktığımızda yüzde 45 hammadde Dövize endeksli ve dövizdeki hareketlilik maalesef burayı da etkiliyor. Diğer taraftan da kiralarımız var; en son açıklanan bir kararname ile bir düzene oturtulmaya çalışılıyor. Söylediğim gibi rutindeki artışlar perakende sektörünü yormuyor, önemli olan sert dalgalanmaları yönetmek. Son zamanlardaki bu sert hareketler sektörün canını yaktı doğrusu…

Bazı sektör temsilcileri konkordato ilan ettiler; umarız ki bunlar devam etmez...

İnşallah bu arkadaşlarımız da bu süreci güzel yönetirler ve yollarına devam ederler. Sektör olarak bir bütünüz, içimizden birkaçının yara alması isteyeceğimiz bir durum değil. Herkes kendi planı ve programı çerçevesinde bu süreci yönetmeye çalışıyor. Biz 2017 sonu itibariyle verimlilik esası çerçevesinde birtakım hareketler almaya başlamıştık; verimsiz olan mağazaları kapatmaya başladık, kar getirmeyen mağazalardan çıktık. Hedefimiz metrekare büyüklüğü değil, metrekare verimliliği dedik ki bunun da sonuçlarını gördük. Geçen sene açtığımız ve kapadığımız mağazalarla beraber mağaza sayımız 10 düşmesine rağmen perakende ciromuzun yüzde 20 yukarıda olduğunu gördük. 2018'de de aynı plan ve çerçevede yolumuza devam ediyoruz..gene yine biraz mağaza sayımızı azaltmak, verimli lokasyonlarda durmak gibi bir stratejimiz var.

Zaten 2 senedir verimlilik üzerine çalışıyorduk. 2018 ilk yarı sonuçlarına göre, ciro tarafında yüzde 20'ye yakın bir artış var, toplam 96 mağazamız var, yurtdışında 4 ülkede 7 mağazamız var ve de online kanalda varız. Gene 2018'in başında belirledik; asıl büyümenin online kanallarda ve yurtdışında olacağıdır stratejimiz bu. Online zaten son senelerde 100'de 100 büyüdüğümüz bir kanal, 2017'de online satış toplam cironun yüzde 4'ü civarındaydı, 2018'de bunu yüzde 7'ye çıkarmayı hedefliyoruz. Online satışı da yüzde 20'ye getirmeye çalışıyoruz o yönde de ilerliyoruz.

Yurtdışı mağazalar Kıbrıs'ta 2 tane var, Türkmenistan'da var, Romanya'da ve Mısır'da iki tane açtık. Bunlar çok iyi gidiyor, 3'üncü mağazayı daha Mısır'da açacağız, başka mağazalar açmak için de MENA bölgesini değerlendiriyoruz. Abu Dabi ve Dubai'de yerlere baktık ve görüşmelerimiz sürüyor. Yurtdışında 4 sene içinde 13 mağaza hedefimiz var.

Mesela İran pazarı çok ilgimizi çekiyor fakat orada çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor ama İran pazarı hala planlarımız içinde yer alıyor. Yurtdışı ciromuzun önümüzdeki 5 yıl içinde toplam cironun yüzde 50'sine getirmek en büyük hedefimiz.

Yüzde 45 hammadde ithal dediniz...Yine Millileşme konuları konuşulurken bu yüksek ithal oranlar için de bir önlem düşünülüyor mu?

Şimdi maalesef Türkiye'de yeterince hayvan kalmadı; bildiğim kadarıyla deri tedariğinin büyük bir bölümü yurtdışından geliyor. Kimyasalların bildiğim kadarıyla 100'de 100'ü ithal, hal böyle olunca dövize endeksli oluyorsunuz. Yani bu iş taa Tarım ve Hayvancılığa kadar uzanıyor. Ama ayakkabı ithalatı azalmış durumda, makineler de ithal..

İhracat bedellerinin TL'ye çevrilmesi ve yurda getirilmesi üzerine bir tebliğ var, Nasıl ilerleyecek bu süreç bir ihracatçı olarak sizin görüşlerinizi alabilir miyiz?

 Biz ihracatçıyız ve zaten biz bu bedelleri TL'ye çeviriyoruz ve ödemelerimizi yapıyoruz. İhracatçı arkadaşların tebliğ içindeki bazı verilerle sıkıntı yaşayacaklarını öngörüyorum, süreç açısından bir sıkıntı olduğu söyleniyor, 180 günlük sürecin 360 güne çıkartılması bir de yüzde 80 bozdurulmanın yüzde 40'a indirilmesi isteniyor. Çünkü bozdurulma sırasında tekrar bir hammadde alımında bu ciddi bir zarar verecektir. Bunun düzeltilmesi çok faydalı olacaktır. Ve 180 günde bazı ticari realitelere uymuyor, biraz daha ticaret ve ihracat realitelerine bakıp bir düzenleme yapılması gerekiyor burda.

AVM kiralarının TL'ye bazında ödenmesine gelelim..Buradaki süreç nasıl ilerliyor? Anlaşmaya varıldı mı?

Daha görüşmelere başlamadık çünkü tüm perakende sektörü şu anda belirlenecek olan kur rakamını bekliyor, 1 hafta 15 gün içerisinde hangi kurdan dönüşeceği yönünde bir yönetmelik yayınlanacağı bildirildi. Sektör bunu bekliyor. Kiralar gerçekten birkaç yıldır çok can yakıyor. Bazı AVM sahipleri duyarlı, 2014-15'ten beri kurları ayarlayan proaktif AVM sahipleri var. Ve hiçbir şekilde duyarsız kalanlar da var.
Tabi bundan sonra birçok düzenleme de gelmesi gerekiyor mesela bundan sonraki artışların nasıl olacağı konusu; büyük ihtimalle Türkiye'deki enflasyon oranına döneceğiz, teminat mektupları döviz bazlıydı dönüp bunları bankalardan TL'ye döndürmemiz gerekecek. Tabi AVM'ciler bizim teminat mektuplarını bankalara teminat olarak göstermişlerdir, TL bazlı teminatları bu bankalar kabul edecekler mi? Sanki biraz daha çalışılıp netleştirilmesi gerekiyor bu sürecin.

Sektörün finansman açısından sıkıntıları var mı?

Şu anda Özel Sektör'deki birçok firmanın rutin bankacılık işlemlerini yapamadığı bir dönemdeyiz. Bence piyasadaki sıkışıklığın en büyük nedenlerinden biri de bu. Herkes 3 ay önceki banka işlemlerini bugün de yapmayı başarsaydı, bu sıkıntılar yaşanmayacaktı. Şu anda kur yüksek, kurun maliyetlere etkisi fazla, şirket bilançolarına etkisi fazla, faizler yüksek bu da yansıyor ama an geliyor faize bakmadan da şirketlerin nakit talebi olabiliyor ve buna ulaşamıyorlar şu anda. Ama öngörüm 1-2 ay içinde sürecin normalleşeceği yönünde...