Advertisement

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kritik temaslarda bulunduğu Almanya ziyaretinde açıklamalar yaptı.

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

"Geniş bir gündem içerisinde zaman zaman görüş ayrılıklarının olması doğaldır. Bunları diplomasinin imkanlarını kullanarak aşmaktır. Türkiye ve Almanya bu başarıyı defalarca göstermiş ülkelerdir. Son zamanlar da yaşananları geride bıraktığımıza inanıyorum. Pek çok konuda Almanya ile aynı hassasiyete sahip olduğumuza inanıyorum. Kimi ülkelerin mültecileri dikenli tel örgülere mahkum ettiği dönemde Almanya meseleye insani olarak yaklaşmıştır."

"Ekonomi alanında da Almanya ile çok güçlü ilişkilerimiz bulunuyor. Almanya ülkemizin en büyük ticari ortağıdır. Türk ekonomisi sağlam temeller üzerine kurulmuştur. 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ekonomimiz üzerindeki etkileri son derece sınırlı kalmıştır. Ülkemizde uluslararası firmalar hiçbir engelle karşılaşmadan faaliyetlerini rahatça sürdürüyorlar. Almanya ile ortak bir tutum içerisinde olduğumuzu görmek bizleri memnun ediyor."

"Bir konunun altını çizmek istiyorum. Türkiye'de tutuklanan Alman vatandaşlar konusundaki endişelerini ve hala tutuklu olan Türk gazeteci, aydın ve siyasetçiler için endişelerini açıklığa kavuşturmak faydalı olacak. Teröristleri korumak gibi bir görevimiz yok. Benim ülkemde birileri teröre bulaşıyorsa bu hangi ülkeden olursa olsun bizim hukukumuz bunu cezalandırıyorsa yargı makamları gereğini yapar."

"Benim ülkemde AB'de terör örgütü kabbul edilen PKK'nın Amanya'da binlerce mensubu elini kolunu sallamaktadır. Almanya'nın devasal caddelerinde gösteriler yapıyor. Bunlar yasaktır. bunlara neden müsade ediliyor. Bu aydınların tanımını yapmak lazım. Bir boşluktan yaralanarak kaçmış ve Almanya'ya sığınmıştır. Kendisi el üstünde tutulmuştur. Burada yapılıp da Türkiye'ye kaçmış olsa kendileri birden 5 tane 6 tane gazeteciyi istediler. Benim ülkemde mahkum olan birisi buraya geliyo biz bunları istiyoruz ama bu kişi bize verilmiyor."

"Biz bunları şimdi konuşmayacak mıyız? Ben bunları bu akşam konuşmak istemezdim ama Sayın Başkan bunu gündeme getirince konuşmak zorunda kaldım. Ben bu sofrayı muhabbet sofrası olarak görüyordum. Muhabbet sofrasında bunlar konuşulmaz."