Advertisement
TÜRKİYE EKONOMİSİ ABONE OL

ANKARA (A.A) - 11.10.2010 - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin en yüksek istihdam üreten ve işsizliğini en hızlı düşüren ülkelerden bir tanesi olduğunu belirterek, ''Programın oluşturduğu dinamik, güven, sağlam bir politika, daha sağlam sonuçları beraberinde getirdi'' dedi.

Babacan, Başbakanlık yeni binada, Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan konusunda bir basın toplantısı düzenledi.

Babacan, Devlet Bakanları Zafer Çağlayan ve Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in de hazır bulunduğu basın toplantısında, önce dünyadaki ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Dünyanın en büyük krizlerden birini yaşadığını kaydeden Babacan, 2010'un ise bir toparlanma ve çıkış yolu olduğunu belirtti. Gelecek yılda da pozitif bir büyüme görüleceğini ifade eden Babacan, ancak bu büyümenin olağanüstü tedbirlerle sağlanan ve içinde riskleri barındıran bir büyüme olduğuna da dikkat çekti.

Gelinen noktada ülkelerini borç stoklarının büyüdüğünü, bunun da önümüzdeki dönem için risk yarattığını söyleyen Babacan, ''borç stokları pek çok ülkede ürkütücü boyutlara ulaştı. Al öde, al öde ama seviyesine bakılmıyor. Bu nereye gidecek?'' diye konuştu.



-TÜRKİYE'DE DURUM-



Başbakan Yardımcısı Babacan, daha sonra Türk ekonomisiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Uzun süren kesintisiz bir büyüme döneminden sonra Türkiye'de, küresel krizle birlikte 4 çeyrek ekonominin arka arkaya daraldığını, ancak 2009'un son çeyreğinden itibaren yeniden güçlü bir büyüme trendinin başladığını anlatan Babacan, şöyle devam etti:

''Türkiye, dünyadaki en yüksek büyüme oranlarından birini sağladı. Ancak vurgulamakta fayda var. Bu geçen yılki düşük baz etkisinin de dikkate alınmasını gerektiren bir tablo. İlk yarıda yüzde 11 büyüdük ama geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 14, ikinci çeyrekte yüzde 8'e yakın bir daralma vardı. Yüzde 11'lik büyüme, o daralmanın üzerine bir büyümedir. Onu dikkate almakta ve bunun sürekli böyle devam etmeyeceğini farketmekte fayda var.

İşsizlik oranlarına da bakacak olursak, Türkiye'de geçen sene yüzde 14'e çıkan işsizlik oranı, Haziran'da mevsimsel, düzeltilmiş oranlara bakıldığında yüzde 11,7'ye inmiş durumda. Burada şunu vurgulamakta fayda var. ILO ve OECD rakamlarında, Türkiye, ülke sıralamalarında işsizliğini en hızlı düşüren ülkelerden bir tanesi. En yüksek istihdam üreten ve işsizliğini en hızlı düşüren ülkelerden bir tanesi.''



-ENFLASYON VE CARİ AÇIK-



Babacan, enflasyonda da inişli, çıkışlı bir dönem yaşadığımızı, bunda da özellikle yılın başındaki ÖTV artışları ile enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın etkili olduğunu ifade etti. Ancak çekirdek enflasyon rakamındaki gelişmelerin, son derece olumlu olduğunu vurgulayan Babacan, ''Yıl sonu itibariyle yüzde 7,5 civarındaki bir enflasyonla yılı kapatacağımızı tahmin ediyoruz'' açıklamasında bulundu.

Cari açığın da, büyümeye paralel büyüdüğünü belirten Babacan, Merkezi Yönetim Bütçe açığında ise beklentilerin ötesinde bir iyileşme sağlandığını bildirdi.

2010 yılında bütçe açığının, milli gelirin yüzde 4'ü mertebesinde gerçekleşeceğini kaydeden Babacan, ''Merkezi Yönetim bütçe açığının milli gelire oranı Orta Vadeli Programda yüzde 4,9 olarak belirlenmişti. Biz, bu yılı yüzde 4 gibi bir rakamla tamamlıyoruz. 2009'da 6,6 demiştik, 5,5'la bitirdik. 2010'u da yüzde 0,9'luk daha az bir açıkla bitirmeyi öngörüyoruz'' diye konuştu.

Babacan, faiz dışı dengede de programa göre daha iyi bir netice alındığını söyledi. Babacan, faiz dışı dengede, geçen yıl yüzde 2,1'lik öngörüye karşılık, yılın yüzde 1,1 ile kapatıldığını, yüzde 0,3'lük açık öngörülen bu yılın da yüzde 0,2 ile tamamlanacağını ifade etti. Babacan, ''2010 açısından söylemek gerekirse, bütün referandum, seçim ekonomisi, referandum ekonomisi derken, yine bir seçim yılı ve yine hedefi tutturan bir bütçe yapısı'' diye konuştu.



-BORÇ STOKU-



Babacan, 2009'da Orta Vadeli Programa bakıldığında, borç stokunun yüzde 47,3'e kadar çıkacağının varsayıldığını, ancak yılın daha iyi bir noktada bitirildiğini vurguladı. Babacan, ''Hele hele 2010 itibariyle, geçen sene 2010 sonunda yüzde 49 beklerken, yılı yüzde 42,3'le bitirmeyi öngörüyoruz. Bunda büyüme ve faizlerdeki düşüş etkili oldu. Faizlerdeki hızlı düşüş, borç dinamiklerini çok olumlu şekilde etkilemektedir. Programın oluşturduğu dinamik, programın oluşturduğu güven, sağlam bir politika, daha sağlam sonuçları beraberinde getirdi'' dedi.