Advertisement

1.3735 seviyesine yükselen paritede gelinen düzey son 18 yılın zirvesi oldu. Yeni Zelanda Doları, Avustralya para birimine karşı değer kaybediyor.
 
2010 Mart ayında faizleri % 4 seviyesinden yükseltmeye başlayan Avustralya Merkez Bankası (RBA) yılı son bir politika faizi değişikliği ile % 4.75 seviyesinden kapatmıştı. Haziran ayında faizleri artırmaya başlayan Yeni Zelanda Merkez Bankası ise % 2.5 olan günlük nakit faizini % 3’e kadar çekmişti. İki ülke ekonomisinin de toparlanma yolunda olduğu gelen GSYİH rakamlarından okunabiliyor. Nominal büyüklüğü 126.68 milyar ABD Doları olan Yeni Zelanda ekonomisinin büyüme oranı da % 4 olarak kaydedildi. Aynı büyüme Avustralya’da yıllık bazda reel % 2.7 olarak not edilirken ülkenin ekonomik büyüklüğü ise GSYİH cinsinden 344 milyar Avustralya Doları oldu. TÜFE ise Avustralya’da % 2.7 iken Yeni Zelanda’da % 2.6 olarak gerçekleşti.

İki ülkenin kısa ekonomik fotoğrafına baktıktan sonra hikayenin geri kalanını da incelemek gerekiyor. Yeni Zelanda’da meydana gelen iki büyük deprem sonrasında ülkenin büyüme rakamları aşağı revize edilmeye başlandı ve gelen açıklamalarda Yeni Zelanda Merkez Bankası’nın bu hafta yapacağı toplantıda ekonomiye hız vermek adına faizleri indirebileceği bizzat Başbakan tarafından belirtildi. Meydana gelen depremlerin ekonomiye yaklaşık olarak 15 milyar dolar zarar verdiği tahmin ediliyor.

İki ülkenin de emtia üreticisi olması sebebiyle son yaşanan rallide para birimleri dolara karşı kuvvetlenmişti. 'Kiwi' olarak anılan Yeni Zelanda Doları’nın 'Aussie' olarak anılan Avustralya Doları'na karşı inişini hızlandıran son faktör de petrol fiyatlarındaki artış oldu. Zaten yavaşlaması beklenen ekonominin artan enerji fiyatlarıyla baş edemeyeceği beklentisi çapraz kuru daha da aşağı çekti.

Risk iştahını göstermesi bakımından piyasa tarafından da takip edilen para birimlerinin seyri kısa vadeli alım – satımla ilgilenenler için de ilginç olacak. Bilindiği gibi düşük enflasyonlarına rağmen göreceli olarak yüksek faiz veren bu ülkeler 'carry trade' olarak anılan işlemlerde fonlama aracı olarak kullanılıyor. Bir carry trade işleminde yatırımcılar düşük faizli para birimi cinsinden borçlanıp daha yüksek potansiyel getirisi olan varlıklara yatırım yapıyorlar.



Gökhan Şen
Bloomberg HT Araştırma Bölümü