Advertisement

Global piyasalarda Gelişen Piyasalar (EM) ve Gelişmiş Piyasalar (DM) ayrımı devam ederken yatırımcıların özellikle izlediği enflasyon tehlikesi artık gelişmiş piyasalarda da baş göstermeye başladı. EM'lerden artan enflasyon tehlikesi ve buna bağlı olarak artabilecek faizler sebebiyle çıkmaya başlayan yatırımcılar aynı riski DM'lerde yaşamaya başlıyorlar.

Bölge bölge farklı sebepler söz konusu olsa da artık birçok ekonomi aynı kaderi paylaşmaya aday görünüyor. Yükselen enerji maliyetleri ve artan emtia fiyatları küresel ölçekte enflasyon endişelerini tetiklerken bu trendden son bahseden Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet oldu. Nisan toplantısında artan enflasyona karşı önlem almak durumunda kalabileceklerini ifade eden başkan, enerji maliyetlerini ve emtia fiyatlarını adres gösterdi. Son günlerde bir de petrol fiyatları risk iştahını baltalayıp fiyatlar üstünde potansiyel artış tehdidi yaratmaya başlayınca bono faizleri de buna tepkisiz kalamadı. Aşağıdaki grafikte hem artan enflasyon beklentileri hem de buna katkıda bulunan son petrol hareketinin katkısını görmek mümkün. Çizgilerden biri Merkez Bankası’nın sıkılaştırma tedbirleriyle yükselen Türkiye gösterge tahvil faizi, diğeri de kısa vadede Avrupa Merkez Bankası’ndan faiz artışı bekleyen Almanya 2 yıllık tahvil faizi. İkisinin de ortak özellikleri son dönemde hızla tırmanmaları. Fiyatların içindeki, enflasyonun yükseleceği beklentisi yadsınamaz.



Tüm dünyada artan enflasyon haberleri ve enflasyon üstüne konuşmalar da beklentilerin, gelecekteki fiyatlar üstünde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu gösteriyor. Aşağıdaki grafik ise ABD 10 yıllıkları ile ABD enflasyona endeksli tahvil faizi arasındaki farkı gösteriyor. Çizginin yükseliyor olması yatırımcıların enflasyon beklentilerini yükselttiklerini gösteriyor. Haziran 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıkan gösterge de enflasyon beklentilerinin ne denli kuvvetlendiğini gösteriyor.



Gelişmiş piyasalarda faizlerin yükselmesi durumunda global likiditenin buraya akabileceği beklentisi ile yatırımcıların bu ülke varlıklarına yönelip yönelmeyeceği önemle takip edilecek. Ardından da transfer edilecek fonların ne kadarının EM fonlarından vazgeçilerek oluşturulacağı önemli olacak.

Gökhan Şen
Bloomberg HT Araştırma Bölümü