Advertisement

Turk demir-çelik sektörü toplam ihracatının yüzde 50'sini Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Körfez ülkelerine gerçekleştiriyor.
 
Türkiye'nin daha çok inşaat demiri ihraç ettiği Mısır, Tunus, Cezayir, Libya,
Suriye, Lübnan, Bahreyn'de mevcut yönetimlere karşı gelişen kitlesel eylemler
nedeniyle demir-çelik tüketiminin azalması sektörün 2011'e ilişkin hedeflerini
küçülttü. Bu yıl üretim ve ihracatta yüzde 15 artış bekleyen sektör, Arap
dünyasındaki istikrarsızlık nedeniyle hedeflerini küçültmek zorunda kaldı.
 
Türkiye, 2010'un Ocak-Mart döneminde Mısır'a 390 bin ton demirçelik ihraç
ederken, bu yılın aynı döneminde miktar 127 bin tona geriledi. Olayların
yaşandığı diğer ülkeler olan Libya'da miktar 128 bin tondan, 69.2 bin tona,
Cezayir'de 103 bin tondan 52 bin tona, Tunus'ta 73 bin tondan 28 bin tona ve
Yemen'de 99 bin tondan 57 bin tona geriledi.
 
Sektörün ihracatının yüzde 20'sini yaptığı Libya, Mısır, Tunus ve Yemen'e
satışların durma noktasına geldiğini belirten sektör temsilcileri,
karışıklıkların Ortadoğu'nun diğer ülkelerine de yayılmasından endişe duyuyor.
 
Libya'da olayların basladığı dönemde, bazı Türk firmaları, alıcısı vazgeçtigi
için demir yüklü gemileri yarı yoldan geri çevirmek zorunda kalırken, talep
azaldığı için inşaat demiri üretimini durduran fabrikalar oldu.

İhracatın yüzde 20'si karışan 5 ülkeye
 
Demir-çelik sektörünün en önemli ihraç pazarlarının Ortadoğu, Kuzey Afrika, ABD ve Uzak Doğu'da bulunduğunu soyleyen Ege Demir ve Demir Dışı Metaller
İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Şahin, şu anda iç karışıklıkların yaşandığı
Mısır, Libya, Tunus, Cezayir ve Yemen'in sektörün toplam ihracatının yüzde
20'sini oluşturduğunu ve şu anda bu pazarlara ihracat yapamaz duruma
geldiklerini açıkladı.
 
Şahin, " Bizim Mısır ve Libya'ya yılda ortalama 500 bin ton, Yemen'e 400 bin
ton ihracatımız var. Bu ülkelerdeki olumsuzluklar yatırımı da olumsuz
etkilediği için ihracatımız olumsuz etkilendi. Umarım bu ülkeler en kısa sürede
normale döner ve yatırımlar yeniden başlar. Biz de eski günlerdeki gibi
ihracatımızı gerçekleştiririz" diye konuştu.
 
Bu bölgedeki olumsuzluklar Türkiye'nin sadece demir-çelik sektörüne değil,
diğer sektörlere de zarar verdiğini kaydeden Şahin, "İnşallah bu karışıklıklar
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, İran ve diğer
bölge ülkelerine de sıçramaz. Türk demir-çelik sektörünün toplam ihracatının
yüzde 50-60'ı bu bölgeye yapılıyor" dedi.
 
Şahin, sektörün ihracatını arttırmak için dünyada ulaşmadık ülke bırakmadığını
ve yeni pazarlara girdiğini ancak şu anda sorunların yaşandığı pazarlardaki
kaybı telafi edici boyutta satış yapılabilen yeni bir pazar olmadığını
vurguladı.
 
İç piyasayı da değerlendiren Şahin, kış sezonunun bitmesi ile özellikle iç ve
doğu bölgelerinde yatırımların artmasına paralel demir satışlarının da
canlanmasını beklediklerini ancak, nasıl bir sezon olacağını nisandan sonra
daha net görebileceklerini kaydetti.
 
Şahin, demir fiyatlarının tamamen dış piyasaya bağlı olduğunu, şu anda
uluslararası piyasaya bağlı olarak fiyatn ıdüşüşte olduğunu belirterek, şunları
söyledi: "1.5 ay önce tonu 500 dolar olan hurda demir, şu anda 430- 440 dolar
seviyesinde" dedi.
 
Gerginliğini attıktan sonra çelik tüketimi artacak
 
Suudi Arabistan'ın huzursuzluk çıkmaması icin geniş kitlelere 42-43 milyar
dolarlık bir kaynak kullandırmayi planladığına ve çok ciddi yatırımları
gündemine aldığına dikkat çeken Yayan, "İleriye dönük bakıldığında bu bölgede
istikrarin tesisinden sonra onu sürdürmek için ciddi kaynak aktarımı olacak, bu
da bölgede çelik tüketimini arttıracak, bunun da Türkiye'nin demir çelik
ihracatına olumlu etkisi olacaktır.
 
Ortaya çıkan tahribatlarin düzeltilmesi de çelik tüketimini arttıracak. Bunu
bugün söylemek belki insani açıdan doğru olmayabilir ama ortada bir resim var;
binalar yıkılmışsa o binalari yaparken çelik tüketimi olacak" diye konuştu.