Advertisement

Cari açık değerlendirme raporunu açıklayan MÜSİAD, seçime sayılı günlerin kaldığı bir süreçte, içeride ve dışarıda ''bir takım kesimlerin'', ''birçok gelişmekte olan ülke için geçerli olan'' ekonomideki ısınma nedeniyle Türkiye'nin cari açık eksenli bir krize girme ihtimalinin olduğu yolunda bazı söylemler geliştirdiği ifade etti..

Bu değerlendirmelerin, analize dayanmaktan çok, temenni gibi dile getirildiğine dikkat çekilen raporda, şu görüşlere yer verildi:

''Aslında, her önemli seçim öncesinde krize davetiye çıkaran türden bu görüşlerin yeni olmadığı bilinmektedir. 2002 yılından beri, Türkiye ekonomisinin krizlere karşı bağışıklığı birçok kez bu tür olaylarla test edilmiş ama Türkiye, 1990'lı yıllardan farklı olarak bu krizlere dirençli çıkmıştır. Türkiye, özellikle ABD'de başlayıp daha sonra dünyayı saran 2008-2009 küresel krizinde pozitif yönde ayrışarak güvenli bir liman olarak yoluna devam etmektedir.'

İSTİHDAM ARTTI

Türkiye'nin yatırım odaklı büyüdüğü değerlendirmesi yapılan raporda, büyümenin en dikkat çekici bir boyutunun yüksek istihdam yaratılması olduğu, Türkiye'de 2010 yılında 1,3 milyon kişinin iş sahibi yapıldığı, emek piyasası esnekliğini geliştirme, istihdam maliyetlerini düşürme ve emeğin nitelikli dönüşümünü sağlamak için son bir yılda ''hummalı bir çalışma'' içine girildiği kaydedildi.

Raporda, cari açık odaklı bir kriz ihtimali bulunmadığı ifade edilerek, şunlar belirtildi:

''Sermaye girişlerinin, Döviz kazandırıcı sektörlere yönelişinin, cari açığı kapamadaki rolü şu an için azalmış olsa da, sadece bu gerçekten hareketle, cari açık krize sebep olacak diye bir iddiada bulunulamaz. Cari açık krizinin çıktığı yıllara bakıldığında da bu çok açık bir şekilde görülmektedir. O yıllar için, Türkiye'de tek başına bir cari açık sorunundan söz etmek mümkün değildir.

Bizce, ülkemiz adına ufukta, cari açık odaklı bir risk ve kriz gözükmemektedir. Yaşanabilecek bazı dalgalanmalara rağmen, Türkiye ekonomisi yoluna hedefleri doğrultusunda devam edecektir. Bunu sağlayabilmek için de ülkemizde yakalanan ve yurt dışından da imrenilerek izlenen mevcut istikrarının korunması esastır.''