Advertisement

Toyota Pazarlama ve Satış A.Ş. Üst Yöneticisi (CEO) Ali Haydar Bozkurt, seçim sonrası ekonominin soğutulması ile ilgili önlemler alınacağını, ekonomiyi destekleyen kaynakların yapılandırılmasıyla ilgili daha sağlıklı bir zemine ulaşmak istenildiğini belirtti.

Bozkurt, Toyota Plaza Onatça Çevre Şenlikleri ve Resim Yarışması Ödül törenine katılmak üzere geldiği Adana'da AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeniden yapılandırma kapsamındaki borçların seçim sonrasında ödenmeye başlanacağını, bu nedenle tüketimin biraz daha azalmasının, tüm sektörlerin etkilenmesinin söz konusu olduğuna dikkat çekti.

Bunu normal karşıladıklarını ve ekonomik artışın bu hızla devam etmesini beklemediklerini anlatan Bozkurt, ''Seçim sonrası ekonomi ile ilgili soğutma çalışmalarının devam edeceğine inanıyorum. Zaten çok yüksek oranlarda bu borç yapısı ile büyümemizi sağlıklı bulmuyorlar. Bu anlamda önlemler alınmaya başlandı ama, seçim sonrası bu önlemlerin derecesi biraz daha artabilir'' dedi.

Bozkurt, seçim sonrası ekonomiye yönelik alınacak önlemler konusunda fikir yürütemediklerini, ancak, orta vadede mutlaka ekonomiyi soğutup, ekonomiyi destekleyen kaynakların yapılandırılmasıyla ilgili daha sağlıklı bir zemine ulaşılmak istendiğini söyledi.

Bu yaklaşımı kendilerinin de desteklediğini ifade eden Bozkurt, şöyle devam etti:

''Ekonominin daha istikrarlı hareket edeceğini düşünüyorum. Bu anlamda da soğutma çalışmaları yapılacaktır. Gerçekten risklerle dolu iniş çıkışı yüksek ekonomiyi artık istemiyoruz. Hayatımız öyle geçti. Artık daha istikrarlı giden önümüzdeki 3-5 yılı rahat planlayabildiğimiz ekonomi istiyoruz. Yılın ikinci yarısı hiçbir sektör için kolay olmayacak. Büyüme hızının daha yavaş olduğu, tüketim alışkanlıklarının nispeten kontrollü olduğu bir yapı söz konusu olacaktır. Ancak, çok duracağını da düşünmüyorum. O büyük hata olur. Uluslararası pazarlarda örnek bir ekonomi görüntüsü çizmeye başladık. Türkiye ekonomisi yabancı yatırımcıları da ilgilendiriyor. Böyle bir fotoğrafa ulaşırken, birden ekonomiyi çok fazla dizginlerseniz o da sıkıntı yaratır. O boyutta olacağını sanmıyorum. Ben biraz daha kontrollü ikinci yarı bekliyorum.''

''1 MİLYON HEDEFİNE ULAŞILMAZ''

Bozkurt, yılın ikinci yarısından itibaren ekonomideki soğutma çalışmalarının otomotiv sektörünü de etkileyeceğini, 1 milyon satış hedefine ulaşılamayacağını vurguladı.

Yılın ilk 5 ayındaki satış rakamlarının kendileri için sürpriz olmadığını anlatan Bozkurt, şunları söyledi:

''Beklenildiği gibi pazar çok yüksek seyrediyordu. Ancak, Merkez Bankası tarafından alınan zam karşılık önlemleriyle pazarda bir yavaşlama olacağını hissediyorduk. Aşırı bir yavaşlama olmasa da belli bir oranda yavaşlama oldu. Yılın ikinci yarısında bu yavaşlamanın biraz daha hissedileceğini düşünüyoruz. Geçen yıla göre pazarın yüzde 10 daha fazla olacağını tahmin ediyorum. İkinci yarıda alıştığımız çok yüksek hızlanmaların olacağını düşünmüyorum. Çünkü kurlar yükseliyor. Bu mutlaka fiyatlara yansır. Merkez Bankası uygulamaları kredi faizlerine neden oluyor. Sattığımız araçların yüzde 70-75'i kredi kullanılarak satılıyor. Bunlar bizim için hassas dengeler. Tabii kötü bir senaryo beklemiyoruz. Daha sağlıklı, emin adımlarla büyüyen pazarlar bizim için hep daha iyi olmuştur. Çok ani çıkışlar, ani düşüşleri sevmiyoruz, istemiyoruz. Çünkü planlamaları bozuyor. Otomotiv sektöründe bu kontrollü hareket nedeniyle yıl başından itibaren konuşulan 'otomobil 1 milyona koşuyor'' hedefine ulaşılamayacağını düşünüyorum. Geçen yılın yüzde 10 üzerinde kapatırız.''

VERGİ YÜKÜ

Bozkurt, dünyada en pahalı benzin ve mazot kullanan ülkelerin başında Türkiye geldiğini, bunun hoş olmadığını, vergi yükünün çok olmasının birçok anlamda düşündürücü olduğunu söyledi.

Vergi yükünün yatırım yapmak isteyen kişileri de etkilediğini belirten Bozkurt, vergi yükünün ülkenin gerçek potansiyelini ortaya koymasına da engel olduğunu bildirdi.

Bozkurt, 73 milyonluk Türkiye'de araç satış potansiyelinin minimum 1,5-2 milyona gitmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

''Kişi başına düşen milli gelirimiz, genç ve yoğun nüfusumuzla rakamın bu olması lazım. Bu niye olamıyor. Üstündeki vergi yükü o kadar yüksek ki. Normalde o vergi yükü biraz daha Avrupa ülkeleri seviyesine gelse çok iyi olur. Örneğin 30 bin liralık araç sayısını buna ulaşabilecek bir insan sayısını düşünün. Aynı aracın 20 bin liraya düştüğünü hayal edin. Yani satışlar 2-3'e katlanmaz, daha ciddi bir ivme kazanır. Bizim sıkıntımız vergi yükü. Biz de direkt ve dolaylı vergi dağılımı sağlıklı ekonomiye sahip ülkelerdeki kadar iyi değil. Orta ve uzun vadede alınmaya çalışan önlemler de bu konuda. Daha çok verginin direk dolaylı dengesini ayarlayarak daha sağlıklı vergi toplayan ülke haline gelirsek, ondan sonra Türkiye'yi kolay kolay kimse tutamaz.''

1,5 AYDA SATIŞ KAYBI 3-4 BİN

Bozkurt, Japonya'da yaşanan depremin Toyota üretimine yansımasını Mayıs ayında ciddi şekilde hissettiklerini belirtti.

Tsunami felaketinden sonra stokların belli bir yere kadar kendilerini taşıdığını ifade eden Bozkurt, ''Ama mayıs ayında artık satabileceğimizin yarısı gibi adetlerde stoklarımız vardı. Bunun etkisiyle mayıs ayında ciddi anlamda satış adedi ve pazar kaybı yaşadık'' dedi.

Haziran ayında da toplamda baktığınızda yine sıkıntılı bir sürecin kendilerini beklediğini anlatan Bozkurt, üretimin yavaş yavaş normale dönmesini ümit ettiklerini, bu sayede aradaki satış farkını Eylül-Aralık döneminde kapatmaya çalışacaklarını bildirdi.

Bozkurt, Toyota'nın dünya genelinde depremin olduğu dönemde 500 bin adetlik kayıp hesapladığını belirterek, ''Türkiye açısından da Nisan'ın son haftası ile Mayıs haftasında, yani ortalama 1,5 ayda yaklaşık 3-4 bin adet satış kaybımız var. Önümüzdeki aylardaki üretim planını bekliyoruz. onlar geldiği zaman biraz daha net bilgimiz olacak. Ondan sonra bu yılın toplamındaki hedefi revize edip etmemeye karar vereceğiz'' dedi.

Bozkurt, Türkiye ve Avrupa'daki tesislerin ay başından itibaren üretime geçtiğini ancak, kendilerini Japonya'daki üretimin daha çok etkilediğini belirtti.

Satışlarının yarısını Corolla modelinin oluşturduğunu ifade eden Bozkurt, ''Corolla, Japonya'dan geldiği için oradaki üretim bizi çok daha fazla ilgilendiriyor. Geçtiğimiz yıl 20 bin adet civarında Corolla satışı gerçekleştirdik. Genel toplamda yüzde 50 gibi çok ciddi bir payı oluşturuyor. Ürün bulabilsek bu pay satışlarımızın yüzde 60'ına kadar çıkabilir. Corolla ve Toyota ismi birlikte anılıyor. Dünyada da en çok satılan model olma özelliğini tüm markalar bazında koruyor'' diye konuştu.