Advertisement

(A.A) - Libya Temas Grubunun 3. toplantısına katılmak için Abu Dabi'ye giden  Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Türkiye Suriye'nin en yakın komşusu, dostu olduğu için herkes Suriye'yi bize soruyor. Gerçekten de bizi kaygılandıran gelişmeler var. Bugün itibariyle 2700'e kadar ulaşan mülteci akını var. Bunun bu şekilde devam etmesi halinde tabii çok ciddi bir insani durum söz konusu olacak. Türkiye muktedir bir ülkedir, insani bir durum söz konusu olduğunda, elinden geleni yapar." dedi.

"Suriyeli kardeşlerimizden hiçbir şeyi esirgeyecek durumda değiliz" diyen Davutoğlu, "Sürecin nereye doğru gideceğini herkesin görmesi lazım. Suriye'nin istikrarsızlığa sürüklenmesi kimsenin arzu etmediği bir durumdur. Bu istikrarsızlığı engellemenin bir yolu da, reformların bir an önce gerçekleşmesi ve Suriye halkında yeni bir dönemin başladığı intibaını verecek şekilde olması. Bu olmadıkça durumun bir sükunute kavuşması zor olacak." diye konuştu.

Davutoğlu, Libya'daki durumla ilgili olarak da, ülkede iki otorite bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

"O zaman yeni muhalefetin, nasıl bir kaynakla kendini finanse edebileceği bir sorun. Bu konular burada gündeme geldi. Değişik formüller üzerinde duruldu. Ortak bir zemin oluşturulmaya çalışıldı. Büyük ölçüde de bu kuruldu. Ancak bu tabii sürdürülebilir bir durum değil. Önce Libya'da siyasal bir çözümün önünü açmak lazım."

Türkiye'nin haklı kaygılarının nasıl geçerli olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını belirten Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Bütün bu gelişmelerin başında Libya'yı bölmeyecek Libya'daki farklı otoriteler çıkmasını önleyecek bir geçiş süreci öngörmüştük. Ve bunu taraflarla açık bir şekilde paylaşmıştık. Buna rağmen çabalarımızı sürdürdük. Sayın Abdülcelil'in seyahati esnasında da yapacağımız insani yardımların ve yol haritasının detaylarını konuştuk. Şimdi de daha sonra da taraflarla itibarlarımız sürdü. Ve devam edecek. Ümit ederiz ki temmuz ayı ortasında yapabileceğimiz toplantıya kadar Libya'da kalıcı bir barışın dokusu oluşabilir. Bütün hedefimiz bu."

Davutoğlu, Türkiye'nin yapacağını açıkladığı 100 milyon dolar yardımı daha çok insani yardım ve yeniden yapılanma faaliyetlerinde, kurumsal alt yapıların geliştirilmesi konusunda kullanmak istediklerini sözlerine ekledi.