Advertisement

Japonya'nın Nihon Keizai Shimbun (Nikkei) gazetesi, Türkiye ekonomisinin hızlı bir büyüme sergilediği vurgulayarak, ekonominin 2008'de düşüş göstermesine rağmen hızlı bir şekilde toparlayıp, geçen yıl yüzde 8,9 büyüdüğünü yazdı.

Haberde bu rakamın G-20 grubunda bulunan Çin'den sonraki en büyük büyüme rakamı olduğu hatırlatılırken, Türkiye'nin bu yıl da yüzde 6 büyümesinin tahmin edildiği kaydedildi.

Japonya'nın en büyük ekonomi gazetesi Nikkei, "Kavşaktaki Türkiye" başlıklı yazı dizisinde Türkiye'nin hızla kalkınan ekonomisi başta olmak üzere, son dönem dış politikası, AB Müzakere süreci, Orta Doğu'daki demokratikleşme hareketleri ve AK Parti'nin genel seçimlerdeki başarısını değerlendirdi.

Türkiye'nin büyük ölçekli yatırımlarından da bahsedilen haberde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Çılgın Proje" olarak nitelendirdiği Kanal Projesinin yanı sıra İstanbul'a yıllık 60 milyon yolcu kapasiteli üçüncü bir havalimanı gibi projeler anlatıldı.

EKONOMİK BÜYÜMEDEN JAPON ŞİRKETLERİ DE FAYDALANIYOR

Haberde "Türkiye'nin ekonomik büyümesinin nimetlerinden Japon şirketlerinin de faydalandığı" vurgusu yapılırken, Japonya'nın IHI şirketinin İzmit Körfezine yapması öngörülen dünyanın en büyük dördüncü asma köprüsü projesi ve halen süren Marmaray projesi hatırlatıldı.

Gazete "AK Partiyi genel seçimlerdeki büyük zafere ekonomi politikalarının beğenilmesi taşıdı" değerlendirmesini yaparken, "Zayıf koalisyon hükümetlerinin devam ettiği 2002 yılı öncesindeki siyasi kutuplaşmanın ekonomiye verdiği zararların zihinlerdeki tazeliği hale sürüyor" ifadeleri yer aldı.

Türkiye'deki son seçimlerde 2007 yılındaki gibi "Ülke İslamlaşıyor" tartışmasının ne CHP ne de AK Parti'nin seçim tartışmalarının odağında olmadığı belirtilen haberde, tarafların gündeminde ekonomi politikaları olduğu hatırlatması yapıldı.

Gazete, Türkiye'nin AK Parti Hükümeti'nin 8,5 yıllık süreçte Türk ekonomisinin büyük bir dönüşümden geçtiğini de vurgulayarak, 2002 yılından bu yana Türkiye'nin ekonomik büyümesi ve GSMH dair birçok veriyi sayfalarına taşıdı.

Haberde, Erdoğan hükümetinin, 2023 yılında ekonomik büyüklükte dünyada ilk 10 içinde yer almayı ve kişi başına düşen milli gelirin 25 bin ABD Doları olmasını hedeflediği bildirildi.

Gazete, Türkiye'nin yüksek hedeflere doğru ilerlerken ekonomiyi nasıl bir hızda sürdüreceği hükümetin üçüncü döneminde en önemli meselesi olacağını ancak Erdoğan hükümetini "aşırı ısınma izlenimi veren ekonomiyi yumuşak inişe geçirmesi gibi zorlu bir görev" beklediğini yazdı.

ARAP BAHARI" VE ORTA DOĞU

Türkiye'nin Avrupa'dan ziyade Orta Doğu'ya yöneliminin daha belirgin hale geldiğini savunan gazete, son seçimlerle birlikte siyasi konumunu güçlendiren Erdoğan hükümetinin AB'den Orta Doğu'ya doğru yönelen dış politikasını hızlandırmasını beklediğini yazdı.

Haberde Orta Doğu'ya yöneliş politikasındaki coğrafyanın Osmanlı Devleti haritasıyla örtüştüğü belirtilirken, "Doğu ile Batı arasında yer alan Türkiye'nin dış politikası, çevre bölgelere de büyük etki yapacak" değerlendirmesi yapıldı.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da başlayan "Arap Baharı" denilen demokratikleşme hareketlerinin Türkiye'nin bölgedeki varlığını da artırdığı ifade edilen haberde, Türkiye "Müslüman bir ülkenin demokratikleşmesinin modeli" olarak değerlendirildi.

Gazetenin haberinde AK Parti'nin 2002 yılında iktidara gelmesinin ardından o döneme kadar ABD-Avrupa ekseninden ayrılmayan Türk dış politikasında reforma gidildiği ve Orta Doğu'daki Arap ülkeleri ve sınır komşularıyla ilişkilerin yeniden inşa edildiği kaydedildi.

AB KATILIM SÜRECİ

Öte yandan Türk halkında 2005'de başlayan AB katılım müzakerelerine Fransa gibi ülkelerin karşı çıkması sebebiyle ilerleme olmayışının Türk halkında hayal kırıklığına yol açtığı değerlendirmesi yapıldı.

Haberde Türkiye'nin Orta Asya ve Arap ülkeleriyle ilişkilerini kuvvetlendirmesiyle alakalı olarak Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'la gazetenin yaptığı mülakata da yer verildi.

"Bölgedeki sorunların çözümü için AB'nin Türkiye'nin gücüne ihtiyacı var" diyen Bağış, duraklayan katılım müzakereleri hakkında "AB, Türkiye'nin güvenini kaybetti" dedi.

Gazete Bağış'ın bu konuda Türkiye'nin Doğu'ya önem veren dış politikasının AB müzakerelerine olumlu katkı sağlayacağı öngürüsünde bulunduğunu yazdı.

İRAN MESELESİ VE NEO-OSMANLICILIK

Türkiye'nin İran ile ilişkilerinin de masaya yatırıldığı yorumda, "Türkiye-İran ilişkilerinin ABD ve AB'nin güvensiz bakışlarını üzerine çekiyor" denildi.

Yorumda Türkiye'nin geçen yıl İran'ın nükleer sorununda, İran'a karşı yaptırım uygulanması konusunda hayır oyu kullanarak Avrupa ve ABD'nin çevreleme politikalarının arasına bir çizgi çektiği belirtildi.

Habarde Türkiye'nin Orta Asya'daki varlığından da bahsedilirken, Türk inşaat şirketlerinin ortak dil ve kültüre sahip olan bu ülkelerde birçok bölgelerdeki faaliyetleri anlatıldı.

Batı medyasının "Türkiye'nin izlediği dış politikayı, eski Osmanlı İmparatorluğu topraklarındaki nüfuzunun artması nedeniyle 'Neo-Osmanlıcılık' olarak endişeyle izlediğini" yazan gazete, dış politikanın mimarı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun "Hedefimiz, komşu bölgelerle sıfır sorun seviyesindeki ilişkilere ulaşmak" sözlerine yer verdi.

Haberde Davutoğlu'nun son genel seçimlerde meclise girdiği hatırlatılırken, "Türkiye, özgün dış politikasının dozunu artırmak suretiyle bölgesel güç olarak dikkatleri üzerine çekmeye devam edecek" yorumu yapıldı.