Advertisement

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Milletin iradesi tecelli edinceye kadar, milletvekili seçilip mazbata alıp, TBMM'ye Yüksek Seçim Kurulunun bildirdiği isimler, Resmi Gazete'de yayımlanan isimler TBMM'ye gelip yemin içinceye kadar CHP kararlı, vakur duruşunu sergileyecektir. Ödün vermeyeceğiz'' dedi.

Ayaş Dut Festivali'ne katılan Kılıçdaroğlu, Ankara'nın Başkent yapıldıktan sonra eski bir binada TBMM'nin kurulduğunu, o binada bağımsızlığın ve özgürlüğün ateşlendiğini söyledi.

O dönemde parlamenter sistemin de kurulduğunu, Meclis'in daha sonra görkemli bir binaya taşındığını anlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

''Orada da insanlar, farklı düşüncelerden, farklı görüşlerden, hatta farklı kimliklerden insanlar ortak bir bilinçle ülkenin çıkarları için çaba harcadılar ama hiç kimse şunu düşünmedi, hiç kimsenin aklına şu gelmedi: Bu millet oy verecek milletvekillerini seçecek ama o milletvekilleri hapiste tutulacak ve gelip yemin etmeyecekler. Bunun adına demokrasi denir mi? Milletin iradesi her şeyin üstündedir.

Milletin iradesine herkesin saygı duyması lazım. Eğer bu millet kimi milletvekili seçmişse ona saygı duyacağız. Saygı duymanın yolu, insan onuruna saygı duymaktan geçer. Milletin iradesine saygı duymaktan geçer. Ona saygı duyacaksınız ki sizin demokrat olduğunuzu biz anlayalım. Milletin iradesine saygı duyacaksınız ki sizin yurtsever olduğunuzu öğrenelim. Milletin iradesine saygı duyacaksınız ki sizin özgürlükten yana tavır takındığınızı biz öğrenelim. Hayır, 'benim gibi düşünüyorsan özgürsün, benim gibi düşünmezsen özgür değilsin...' Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz herkes özgürce düşünmeli diyoruz.''



-''ERDOĞAN'IN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ KALDIRDIK''-



CHP'nin demokrasi sınavını verdiğini, ülkeye çok partili rejimi getirdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Ve yine bu ülkede yüzde 34.7 oy aldı diye Recep Tayyip Erdoğan'ın önündeki engelleri kaldırdık. Milletin iradesine saygı duyduğumuz için. Onun hapse girmesini istemedik. 'Gel arkadaş, önündeki engelleri kaldırıyoruz, gel buyur sen de Parlamentoya gir' dedik. Şimdi millet oy vermiş, mahkumiyet yok, kimse mahkum olmamış ama 'hayır sen gelemezsin...' Buna ilk itiraz etmesi gereken kişi, o demokrasi ve özgürlük söylemini dilinden düşürmeyen kişinin olması lazımdı. Demokrasi ve özgürlük sadece onun için değil, 'demokrasi ve özgürlük bizim gibi düşünmeyen insanlar için de olmalıdır' diyebilmelidir. Milletin iradesi tecelli edecektir. Milletin iradesi tecelli edinceye kadar, milletvekili seçilip mazbata alıp, TBMM'ye Yüksek Seçim Kurulunun bildirdiği isimler, Resmi Gazete'de yayımlanan isimler, TBMM'ye gelip yemin içinceye kadar CHP kararlı, vakur duruşunu sergileyecektir. Ödün vermeyeceğiz.

Bir şey söyledik, bizim amacımız öyle sokak eylemleriyle şunu bunu yapmak değil. Bizim amacımız yurttaşın huzurunu bozmak değil. Bir şey istiyoruz biz; demokrasi ve özgürlük. Bunu istiyoruz. Herkes için demokrasi, herkes için özgürlük.

4. büyük adımı atmaya hazırlandığımızı söylemiştim, demokrasi ve özgürlüğü bu ülkeye getirmek için. İlk sınavımızı Salı günü Parlamentoda vereceğiz. Demokrasi ve özgürlük sınavımızı vereceğiz. Demokrasi ve özgürlük sınavımızı verirken, demokrasinin ve özgürlüğün yanında yüreklice duran herkesi Parlamentoda, ortak düşünceye, ortak eyleme çağırıyoruz. Diyoruz ki bu ülkede demokrasi mi istiyorsunuz? Hayhay. Özgürlük mü istiyorsunuz? Hayhay... Ama sadece bizim gibi düşünenler için değil, herkes için demokrasi, herkes için özgürlük istiyoruz.''

''Demokrasi ve özgürlük istiyor musunuz?'' diye soran ve ''evet'' yanıtını alan Kılıçdaroğlu, ''Demokrasiyi ve özgürlüğü savunmak için sizin yanınızda olacağız, bir kişi kalsa bile'' dedi.

Demokrasi ve özgürlük için insanlık tarihinin ağır bedeller ödediğini ifade eden Kılıçdardoğlu, ''Eğer bu ülkede bir bedel ödenecekse, o bedeli ödemeye hazır olduğumu da söylemek isterim. Çekinmeyeceğiz, korkmayacağız, yüreklice davranacağız. Halkın iradesi her şeyin üzerindedir diyoruz'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda festivalin hayırlı olmasını diledi.

Kemal Kılıçdaroğlu festival alanına gelmeden önce Ayaş Halk Eğitim Merkezi el sanatları sergisini gezdi. İlçe meydanında vatandaşlarla ve esnafla sohbet eden Kılıçdaroğlu, fotoğraf da çektirdi. Festival alanına gelişinde vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Kılıçdaroğlu, seğmenlerin gösterilerini izledi ve festival kapsamındaki konseri izledi.

Kılıçdaroğlu'na Ayaş gezisinde Genel Başkan Yardımcısı İzzet Çetin, parti yöneticileri ve Ankara milletvekilleri eşlik etti.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından önce kısa bir konuşma yapan Ayaş Belediye Başkanı Ali Başkaraağaç, konuşmasında Ankara Büyükşehir Belediyesi'nce kent merkezine konulan Seğmen kıyafeti giydirilmiş kedi maketlerine tepki gösterdi.

Başkaraağaç, Seğmen kıyafetini kedilere giydirenlerin günü geldiğinde vatandaşa hesap vermek zorunda kalacaklarını söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de salı günü yapılacak milletvekili yemin törenine ilişkin, ''Biz 550 parlamenterin orada olmasını ve and içmelerini bekliyoruz. Demokrasinin temel kuralı budur'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Ayaş'ta düzenlenen Dut Festivali'nin ardından ilçeden ayrıldı. Parti otobüsünde bir grup gazetecinin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, TBMM'de salı günü yapılacak milletvekili yemin töreniyle ilgili soru üzerine, ''Biz 550 parlamenterin orada olmasını ve and içmelerini bekliyoruz. Demokrasinin temel kuralı budur'' değerlendirmesinde bulundu.

CHP'den milletvekili seçilen Ergenekon davası tutuklu sanıkları Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay'ın tahliye isteminin reddedilmesi ve ardından yapılan itiraza ilişkin soru üzerine de Kılıçdaroğlu, ''CHP olarak iyi niyetle salı gününü bekliyoruz. 550 milletvekilinin orada olmasını gerekiyor'' diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Hiç kimsenin, hiçbir gücün halkın iradesine engel olma hakkı da yetkisi de yoktur'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Dut Festivali'nden Ankara'ya dönüşünde otobüste beraberindeki bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı. Tutuklu milletvekillerinin yemin edememesine ilişkin soru üzerine Kılıçdaroğlu, bu milletvekillerinin and içmelerinin önünde hiçbir yasal engel olmadığına dikkati çekti.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''And içmenin önünde hiçbir yasal engel yok. Seçilip parlamentoya gelen 550 milletvekilinin orada olmasını ve and içmelerini bekliyoruz. Demokrasinin temel kuralı budur. Halkın iradesine saygı gösteriyorsanız, 550 milletvekilinin oraya gelmesini sağlamak zorundasınız. Eğer birilerinin parlamentoya gelip yemin içmelerine engel olabilecek mekanizmalar varsa bu mekanizmaları, demokrasinin kuralları içerisinde ortadan kaldırılması gerekir. Hiç kimsenin hiçbir gücün halkın iradesine engel olma hakkı da yetkisi de yoktur. Bu sözü, özellikle bu davanın savcısına söylüyorum: O savcı, siyasi bir kişiliktir. 'Ben, o davanın savcısıyım' demişti. Demokrasiye inanıyorsa Cumhuriyetin savcılığı pozisyonu görevini üstleniyorsa eğer, o görevini yerine getirsin. Biz, parlamentonun normal yasama sürecine sağlıklı başlamasını istiyoruz. Eğer bunun önünde engel varsa o engel, o arkadaşlarımızın gelip parlamentoda yemin etmelerini engelleyen olaydır; engel budur, başka bir engel de yoktur.'

Tutuklu milletvekillerine ilişkin ortak bir eylem sergilenmesinden bahsettiği ifade edilerek, bunun ne anlama geldiğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, halktan destek istediklerini ifade etti. Kılıçdaroğlu, ''halkın kendi seçtiği parlamenterlerin Meclise gelmesini engelleyen bir güç varsa bu güce karşı ortak duruş sergilemesi gerektiğini'' ifade etti.

Kılıçdaroğlu, partisinden milletvekili seçilen Ergenekon davası tutuklu sanıkları Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay'ın tahliyelerinin reddedilmesine yapılan itirazın olumsuz sonuçlanması durumunda ne yapacakları sorusunu yanıtlarken ise ''Bekliyoruz, iyi niyetle bekleyeceğiz'' dedi. Kılıçdaroğlu, CHP milletvekillerinin bu durumda yemin etmemelerinin söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine de ''Önce biz iyi niyetle salı gününü bekleyeceğiz. Yani yargı kararı çıkar bakarsınız sağduyu egemen olur, demokrasinin önündeki engeller kaldırılır, tutuklu milletvekillerimiz serbest bırakılır, onlar gelir and içerler, yolumuza devam ederiz'' karşılığını verdi.

Kılıçdaroğlu, tutuklu milletvekillerinin durumuyla bağlantılı olarak anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkının öne çekilmesi tartışmalarını hatırlatması üzerine de şunları söyledi:

''Aslında hiçbir sorun yok. Sadece sorun, siyasi otoritenin gereklerini yerine getiren yargı kararıdır, sorun burada. Hiçbir sorun yok. Mahkumiyeti var mı bunların, yok. Milletvekili seçilmelerine engel bir husus var mı, yok. YSK kararı var mı, var. TBMM'ye bildirilmiş mi, bildirilmiş. Bana çıkıp birisi desin ki 'bunların yemin etmelerinin önünde şu engel var'. Hangi yasal engel var? Hiçbir yasal engel yok, sadece olayı kan davası noktasına getiren bir siyasi yargı var, o kadar. Siyasi yargının Türkiye'de demokrasi açısından en ciddi tehlike olduğunu da Cumhuriyet tarihine baktığımızda görürüz.''



-''HERKESİN YEMİN ETMESİNİ BEKLİYORUZ''-



Kemal Kılıçdarğlu, başka bir soruyu yanıtlarken de CHP'nin varsayımlar üzerinden hareket etmediğini vurgulayarak, iyi niyetle yargı kararının sonuçlanmasını beklediklerini belirtti. Kılıçdaroğlu, ''Parlamentonun normal, bildiğimiz sürecin yaşanmasını istiyoruz. Herkesin yemin etmesini bekliyoruz'' dedi.

Kılıçdaroğlu, BDP'nin tavrına ilişin soruyu da yanıtladı. BDP'nin konuyu kendi açısından nasıl değerlendirdiğini gazetelerden okuduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Biz, bu ülkede parlamento zemininde demokrasinin tam çalışmasını istiyoruz. Parlamento, demokrasiyi derinleştiren, sağlayan kurumdur. Her düşünceden insanın oy vererek parlamentoya taşıdığı milletvekillerinin özgürce çalışabilecekleri bir zemindir parlamento. Parlamento dışına çıkıp terör estirmek hukuk dışı yollara sapmak... Bunları doğru bulmuyoruz. Parlamento zemininde her türlü mücadelenin yapılabileceğine inanıyoruz'' diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bir başka soru üzerine, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamayı da değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, ''Köşk'ten gelen açıklama, bir krizin olduğunu kabul eden bir açıklama ve 'buna kaynaklık eden olayın da sistemden kaynaklandığını' söyleyen bir açıklama. Sistemi bu hale getiren kim, iktidar partisi. Çözümsüzlüğü üreten kim, iktidar partisi. Biz, krizi aşmak istiyoruz, bir kriz yaşanmasın istiyoruz. İyi niyetle kaç gündür söylüyoruz, 'sağlıklı çaba harcayın' diyoruz. Bakalım iktidar bunlara ne ölçüde değinecek'' dedi.

Kılıçdaroğlu, iktidarla Meclis Başkanlığı seçiminde uzlaşma konusunda bir soruyu yanıtlarken de iktidarın uzlaşma söylemlerini samimi bulmadığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, ''Onlar uzlaşma sözcüğünü dile alıyorlarsa bilin ki çatışacaklar'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, İktidarın geçmişteki uygulamalarının uzlaşma yanlısı olmadığını ortaya koyduğunu ileri sürdü.



-KILIÇDAROĞLU'NU TAŞIYAN OTOBÜSÜN ZOR YOLCULUĞU-



Bu arada Kılıçdaroğlu, parti yöneticileri ve milletvekillerini taşıyan parti otobüsü, Ayaş'ta festivalin gerçekleştirildiği mesire alanından ayrılırken, yolun dar ve virjlı olması nedeniyle güçlükle ilerledi. Yol kenarında park halinde bir otomobil, otobüsün geçişini engelledi. Otomobilin sürücüsü uzun aramalar sonucunda bulunamayınca Kılıçdaroğlu'nun korumaları ve vatandaşlar otomobili yol kenarına çekerek, otobüse yol açmak zorunda kaldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''CHP, halkın iradesiyle seçilip hapse atılanlara göz yuman bir parti değildir'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Divriğliler Derneği'nin Yakacık mesire alanında düzenlenen 50. Geleneksel Pilav Günü'ne katıldı. Etkinlikte konuşan Kılıçdaroğlu, seçimde bekledikleri sonucu alamadıklarını, ancak mücadeleye devam edeceklerini; mücadeleyi, demokrasi ve özgürlük için yapacaklarını ifade etti.

Demokrasi ve özgürlükten asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Önümüzde yemin töreni var. Salı günü Meclis açılacak, gönlümüzde yatan şu: 550 milletvekilinin hazır olduğu, halkın iradesiyle seçilen 550 milletvekilinin bir arada olduğu ve yemin içtikleri bir töreni bekliyoruz. Bunun önüne kim engel koyarsa hiçbir engeli dinlemeyeceğiz, her engeli aşacağız, aşmak için de mücadele edeceğiz. Halka güveniyoruz, 'milli irade' diyoruz. Halkın iradesiyle seçildik, halkın iradesiyle parlamentodayız. Eğer o iradeyi, o gücü bir tarafa bırakıp 'benim gücüm halkın gücünün üstündedir; benim iradem, halkın iradesinin üzerindedir; ben, halkın iradesini bilmem, görmem; halkın iradesine karşı direnirim' derlerse, o direncin karşısında biz olacağız. Biz, halkın iradesine saygı gösteriyoruz.

'Demokrasi, özgürlük' diyenler şunu unutmasınlar: Demokrasi ve özgürlük, sadece birilerinin düşündüğü gibi değil, herkesin özgürce düşündüğü, herkesin özgürce düşüncelerini dile getirdiği bir rejimin adıdır demokrasi. Özgürlük, herkesin düşüncelerini dile getirdiği bir ortamda anlam ifade eder. Onun için 'yıkılsın zindanlar' diyoruz, 'hiçbir irade, halkın düşüncelerine gem vuramaz' diyoruz. 'Hiç bir irade halkın gücünün karşında düşüncelere zincir vuramaz' diyoruz. Onun için zindanları kabul etmiyoruz. Halk oy verdiyse gücünü ortaya koyduysa, o gücün karşısında hiç kimse durmasın. Sizin sesiniz biz olacağız. Mücadeleyi sizin için yapacağız, sadece sizin için değil çocuklarınız, çağdaş, uygar Türkiye için yapacağız.''

CHP'nin, Türkiye'ye demokrasiyi getirdiğini, her türlü karşıt düşünceye saygı duyduklarını anlatan Kılıçdaroğlu, ''CHP, halkın iradesiyle seçilip hapse atılanlara göz yuman bir parti değildir. Biz yedi düvele diyoruz ki: CHP, Türkiye'ye özgürlüğü, demokrasiyi getirdi, bu yolda önümüze çıkan bütün engelleri yıkma kararlılığında olan bir partidir'' diye konuştu.

Divriğlilerin Pilav Günü'nü kutlayan Kılıçdaroğlu, kimseyi ötekileştirmeden herkesi kucaklayacaklarını ifade etti.

Parti Genel Merkezinde yapacağı toplantı nedeniyle ayrılmak zorunda olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Genel Merkezde durum değerlendirmesi yapacağım. Alacağımız her karar, demokrasi, özgürlük içindir; alacağımız her karar, halkın iradesine saygı içindir; alacağımız her karar, çocuklarımız ve sizler içindir. Bize güç ve destek verin. Biz, bu ülkeye demokrasi ve özgürlüğü herkes için getiriyoruz'' dedi.