Advertisement

(A.A) - Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek nitelikteki henüz kamuya açıklanmamış içsel bilgilerin kullanılarak menfaat sağlanmaya çalışılması konusunda, Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına İlişkin Tebliği uyarınca idari sorumluluğu bulunan kişileri uyardı.

Kurul ayrıca, müşterilerine yönelik tavsiye ve yönlendirmeler konusunda da bağımsız denetim kuruluşlarının dikkatini çekti.

SPK'nın haftalık bülteninde yer alan duyuruda, sermaye piyasası araçlarına ilişkin henüz kamuya açıklanmamış içsel bilgilerin kullanılarak menfaat sağlanması (içerden öğrenenlerin ticareti) ile şirketlerin idari sorumluğu bulunan ve içsel bilgilere erişimi bulunan çalışanlarının sorumlulukları konularında, yatırımcıların ve piyasa katılımcılarının bilgilendirilmesinde yarar görüldüğü belirtildi.

Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca, ''Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla kullanarak, sermaye piyasasında işlem yapanlar arasındaki fırsat eşitliğini bozacak şekilde mameleki yarar sağlamak veya bir zararı bertaraf edenler''in 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağına ilişkin hüküm bulunduğu hatırlatılan açıklamada, şöyle devam edildi:

''İçerden öğrenenlerin ticareti suçunun, şirketlerin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, yöneticileri, denetçileri, diğer personeli ve bunların dışında meslekleri veya görevlerini ifa etmeleri sırasında bilgi sahibi olabilecek durumunda olanlarla, bunlarla temasları nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak bilgi sahibi olabilecek durumundaki kişiler tarafından işlenmesi mümkün görülmektedir.

Bu anlamda halka açık şirketler Kurulumuzun Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına İlişkin Tebliği uyarınca içsel bilgilere düzenli erişimi olan kişilerin bir listesini hazırlamak ve bu listede yer alan kişilerin bu bilgilerle ilgili olarak kanun ve ilgili mevzuatta yer alan yükümlülükleri kabul etmesini ve bu bilgilerin kötüye kullanımı veya uygunsuz dağıtımı ile ilgili yaptırımlardan haberdar olmasını sağlamakla yükümlüdür.

Bu kapsamda, sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek nitelikteki henüz kamuya açıklanmamış içsel bilgilerin kullanılarak menfaat sağlanmaya çalışılması, Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına İlişkin Tebliği uyarınca idari sorumluluğu bulunan kişilerin işlemlerinin belli tutarlara ulaşmasına veya ortakların sahip oldukları payların ortaklık sermayesinin belirli oranlarına ulaşmasına rağmen bildirim yapılmaması durumlarında, sorumlular hakkında Kurulumuzca yasal işlem yapılmaktadır. Bu bağlamda, sermaye piyasası katılımcılarının Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca yükümlülüklerini yerine getirme hususunda dikkatli olmaları gerekmektedir.''

-BAĞIMSIZ DENETİM KURULUŞLARINA UYARI

SPK, bağımsız denetim kuruluşlarının da ''bağımsız denetimini üstlendikleri şirketlere yönelik tavsiyeleri ve yönlendirmeleri'' konusunda dikkatini çekti.

SPK'nın duyurusunda, bağımsız denetim kuruluşları nezdinde yürütülen kalite kontrol çalışmalarında; bağımsız denetim kuruluşlarının, müşteri şirketlerin kendi işletme koşullarını dikkate alarak tahmin, varsayım ve ölçme işlemi yapmaları gereken vadeli mal ve hizmet alım ve satım işlemlerinde uygulanacak faiz (iskonto) oranları, kıdem tazminatı hesaplamasında kullanılacak maaş artış ve iskonto (faiz) oranları ve benzeri konularda müşterilerine tavsiyede veya yönlendirmede bulunduklarının belirlendiği belirtilirken, bu durumun, şirketlerin finansal tablolarının karşılaştırılabilirlik özelliğini ve doğru bilgi aktarma niteliğini bozucu sonuçlara yol açabileceği kaydedildi.

Bağımsız denetim kuruluşlarının, bağımsız denetimini üstlendikleri şirketlere bu gibi tavsiye ve yönlendirmelerde bulunmamaları ve uygulamayı yönlendirmemeleri gerektiği vurgulanan duyuruda, bağımsız denetim kuruluşlarınca yukarıda belirtilen türde tavsiye ve yönlendirmelerde bulunulmasının, müşteri şirketlerin finansal raporlarının 2, 16 ve 18 no'lu standartlar başta olmak üzere genel olarak Türkiye Muhasebe/Finansal Raporlama Standartlarının özüne de aykırılık oluşturduğu belirtildi.

Bağımsız denetim kuruluşlarınca belirtilen türde tavsiye ve yönlendirmelerde bulunulmasının; Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğ'in ''Bağımsız Denetimde Bulunma şartları'' bölümünde yer alan yasaklar kapsamında değerlendirilebileceği ve bağımsızlığın ortadan kalkmasına, bağımsız denetim kalitesinin zayıflamasına neden olabileceğine de dikkat çekildi.

Aynı Tebliğin ''Muhasebe Tahminlerinin Bağımsız Denetimi'' başlıklı hükümlerine göre, muhasebe tahminlerinin müşteri şirketlerce yapılması gerektiğine dikkat çekilen duyuruda, şöyle devam edildi:

''Bağımsız denetçiler tarafından ancak kontrol ve teste tabi tutulmaktadır. Nitekim anılan kısmın çeşitli maddelerinde finansal tablolarda yer alan muhasebe tahminlerinin yapılmasının işletme yönetiminin sorumluluğunda olduğu hususuna açıkça ve tekraren yer verilmiştir. Bu kapsamda bağımsız denetçiler kendi yaptıkları veya başka kaynaklardan elde ettikleri tahminleri de ancak işletmenin tahminlerinin uygulanabilirliğinin ve doğruluğunun testi amacıyla ve işletmeye özgülenmiş bir şekilde değerlendirmeleri mümkün olacaktır. Aksine uygulamalar, bağımsız denetim kurallarına aykırı sonuçlara neden olarak finansal raporlamaların bağımsız denetimi sürecinde önemlilik düzeyi yüksek hataların ortaya çıkmasına ve kamunun hatalı bir şekilde bilgilendirilmesi yoluyla sermaye piyasalarının düzenli işleyişinin bozulmasına yol açabilecektir.

Bu çerçevede, Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğ'de yer alan denetçinin bağımsızlığına ve denetim kalitesinin artırılmasına ilişkin düzenlemelere ve aynı tebliğin Yirminci Kısım hükümlerine tam uyum konusunda gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi hususunda bağımsız denetim şirketlerinin bilgilendirilmesine karar verilmiştir.''