Advertisement

Bloomberg HT'nin Piyasa Hattı programında Royal Bank of Scotland Başekonomisti Timothy Ash canlı yayında soruları yanıtladı.

3. enflasyon raporuna ilişkin sözlerle konuşmasına başlayan Ash, raporun genel mesajında diğer rapora göre çok farklılık görülmediğini, yetkililerin politikanın hala işe yaradığını düşündüğünü ifade etti.

Raporun "yetkililerin biraz daha zamana ihtiyaçları" olduğuna işaret ettiğini söyleyen Timothy Ash, para piyasası yetkililerinin nihayetinde Türkiye'nin kredi büyümesi %25 hedefine ulaşacağını ve cari açığın 4. çeyrekte biraz daha kontrol altına alınacağına inandıklarını ifade etti.

Hâlâ zorlu bir dönemin söz konusu olduğuna dikkat çeken RBS Başekonomisti Ash, 1.70 seviyesine ulaşan Dolar/TL kuruna da değindi.

Ash, yüzde 10'luk bir cari açık sürdürülemez göründüğünü, bu sebeple iç talepte bir deflasyon görülmediği takdirde, döviz kurunun bir değişikliğe, ciddi bir adıma ihtiyacı olacağının altını çizdi.

YETKİLİLER KUR TAHMİNLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE İSTEKLİ DEĞİL

Ash, Döviz kuruna ilişkin açıklamalarına şöyle devam etti:

"Ekim'den beri gördüğümüz alışılmış dışı politikanın birkaç ay öncesinde etkilerini görmeye başladık ve Dolar/TL'de bu yıl için 1.75 tahminleri var. Hala bunu görebileceğimizi düşünüyorum. Hem Başbakan'dan hem de MB başkanlarından aldığımız yorumlara göre biraz daha temkinli oldukları ve bu konuya daha fazla odaklanacakları göze çarpıyor."

Yetkililer de değiştirme konusunda çok istekli olmadığına dikkat çeken Ash, beklentilerin değiştirilmesinin de şüpheli bir düzelme olacağını söyledi. Ash, "1.70 seviyesi odak noktası haline geldi; zamanla 1.75-1.80 seviyeleri görülürse bu endişe kaynağı olacaktır" dedi.

Dolar/TL'nin bir banda oturtulmaya uğraşıldığını ancak 5-10 yıllık seviyeye bakıldığında bir banda bakılmasının garip olmayacağını ifade eden RBS Başekonomist Ash,  çok ciddi bir düzelme görülmesi hâlinde bunun elbette bir risk  ve tehdit olarak algılanabileceğini söyledi.

"ASIL ENDİŞE KAYNAĞI İSTİKRARSIZLIK RİSKİ"

Döviz kurundan daha çok endişe kaynağı olabilecek şeyin istikrarsızlık olabileceğinin altını çizen Ash, döviz kurundaki hareketin hızının önemli olduğunu vurguladı. ABD'deki borç tavanı tartışmaları, Yunanistan'daki borç krizi ve Türkiye'nin cari açığının sürdürülebilir olup olmadığı yönündeki endişelerin daha önemli olduğunu belirten Timothy Ash, "Bu problemler doğrultusunda biraz daha agresif hareketler görebiliriz. Ama elbette enflasyon hareketleri de çok önemli" yorumunu yaptı.

MB, TL'nin aşırı değerlenmediğini söylüyor çünkü Türk Lirası %20 daha ucuz olduğu düşünülüyor.

Dolar/TL konusunda arz-talep meselesinin söz konusu olduğunu belirten Ash, asıl vurgulanması gerekenin yüzde 10'a ulaşan cari açık olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:

"Para birimleri her iki yöne de gidebilir. Cari açık yüzde 10 ve bu para fonlamasından kaynaklanıyor.  Bu durum Türkiye'yi kırılgan bir hale getiriyor. Genel anlamda bakıldığında Türkiye'de işler hem demografik hem büyüme hem de yatırımcılar için yolunda ama temellere baktığımızda yüzde 10'luk cari açık kırılganlığı artırıyor."

"AVRUPA'DAKİ SORUNLARIN TÜRKİYE'Yİ ENDİŞELENDİRMESİ GARİP"

Başbakan'ın dün gidişatın iyi olduğu yönündeki açıklamalarının da piyasaları yatıştırmış olduğunu ifade eden Ash, Avrupa'nın  Türkiye'yi endişelendiriyor olmasının garip olduğunu, Avrupa'daki büyüme rakamları ve Türkiye'ninkiler kıyaslandığında Türkiye'nin bir büyüme problemi olmadığını aktardı. 

"YATIRIMCILARIN AVRUPA'YI TERCİH ETMESİ KÜRESEL RİSK ALGISINDAN KAYNAKLANIYOR"

Yabancı yatırımcıların endişelerine değinen Ash, "Ancak yatırımcıların hala daha Avrupa'yı seçiyor, bunda da Türkiye'nin büyüme profiline ilişkin küresel risk algısının önemi büyük. Ancak bu bir miktar değişmeye başladı" ifadelerini kullandı.

Ash aynı zamanda doğrudan yabancı yatırımın hemen artmasının beklenmemesi gerektiğini ancak bunun yavaş yavaş değişeceğini söyledi.

BU HABERE YORUM YAZ
 
28 Temmuz 2011 Perşembe, 19:09 Misafir yukarıda yorum yapan arkadasa katılıyorum. yabancı yatırımcının doğrudan yatırım yapmamasınının nedeni tamamen siyasi...adamların zihin derinliklerinde hala ve katii "ttürk düşmanlığı" var.."ne diye oraya yatırım yapıp türklere iş olanağı yaratalım" diyorlardır eminim!!
28 Temmuz 2011 Perşembe, 13:11 Misafir yabancı yatırımcı,yatırım yaparken pek çok unsuru değerlendiriyor,ancak bu etkenlerin başındada etnik ve dini etkenkenler geliyor,ülkemiz pek çok avrupa ülkesine kıyasla,maliyetin çok dah aşağıda olduğu bir ülke ancak,yatırım için hala avrupa seçiliyorsa bundan türkiye sorumlu değil, bu yatırımları oraya kaydıranlarında siyasal baskı altında olduğu gerçek.
28 Temmuz 2011 Perşembe, 12:42 Misafir 10 senedir iktidar değişmedi. iç sebeplerden dolayı kriz çıkmadı. hala mı istikrardan korkuyor bu yabancılar !