Advertisement

Çağlayan, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz ve beraberindeki heyeti kabulünde yaptığı konuşmada, ''İhracat 10 milyar dolara dayandı. 1 Temmuz-27 Temmuz, toplam 23 iş gününde tam 10 milyar dolara dayandı ve tahmin ediyorum ay sonunda 11,5-12 milyar dolara geleceğiz. Ve yılbaşından, 1 Ocak'tan bugüne kadar da 76 milyar dolara dayandık. Bu gösteriyor ki Cumhuriyet tarihinin yeni bir rekoru geliyor'' dedi.

Bakan Çağlayan, Avrupa'da yaşanan krize rağmen Türkiye'ye ciddi manada Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeden yabancı doğrudan yatırımlar geleceği kanaatinde olduğunu belirterek, ''Önümüzdeki çok kısa bir süre içinde inşallah büyük bir aksilik olmazsa 7-8 milyar dolarlık iki önemli yatırımın haberini paylaşacağız. Bakın dünyada ciddi bir anlamda kriz yaşanırken, Avrupa'da kriz yaşanırken bizim ekonomik değerlerimiz son derece yerindedir. Şu anda dünyanın birçok ülkesinde olmayan çok önemli ekonomik avantajlara sahibiz. Siyasi istikrarın böylesine hakim olduğu, süreceği, ekonomik istikrarın süreceği bir ortamda Türkiye önemli bir yatırım cazibesi olan bir ülke olacaktır. Türkiye'ye gelen mutlaka kazanacaktır'' diye konuştu.

Avrupa'nın üretemez hale geldiğini, Avrupa Birliği Komisyonu raporlarının önümüzdeki 10 yılda 1 milyon 600 bin Avrupalı şirketin kapanacağını ortaya koyduğunu belirten ve bu şirketleri ortaklık vasıtasıyla veya satın alma yoluyla Türk firmalarının alacağını ifade eden Çağlayan, şunları söyledi:

''Türkiye'ye gelen bu yatırımlar tamamıyla Türkiye'nin güçlü ekonomik ve siyasi yapısından kaynaklanıyor. Türkiye (krizden) etkilenmez mi? Niye etkilenmesin? Global bir oyuncunun etkilenmemesi mümkün mü? Yani sizin ihracat yapmış olduğunuz pazarlarda veya iş ilişkisine girdiğiniz ülkelerde bir problem olursa sizin etkilenmemeniz mümkün değil. İhracatımızın yüzde 57'sini Avrupa'ya yapıyoruz. Böyle bir ortamda tabii ki Avrupa'da olabilecek krizler mutlak surette etkileyecek ama bu dün sayın Başbakanımızın söylediği gibi, bizim de birkaç gündür söylemeye çalıştığımız gibi, Türkiye'yi teğetin bile ötesinde etkileyecektir. Bunu söylerken biz rakamlarımıza hakim olarak söylüyoruz. Bu konuda eli kolu boş oturmuyoruz. Son derece her türlü senaryoya karşı tüm planlarımız ve hazırlıklarımız söz konusu ve bunları da devreye geçirebilecek yapıdayız ve Türkiye'nin önemli bir atak içine girmiş olduğu bir dönemdeyiz. Yani hem siyasi hem ekonomik istikrarı bir arada sağlayan ender ülkelerden biriyiz.

Türkiye'de hiçbir şey yok, ama Türkiye'de kendi kendimize böyle bir kaosa, böyle belli bir şeye gidip, başka ülkelerin kafasını karıştırıyoruz. Yani Türkiye ile ilgili hiç kimsenin bir kriz senaryosu yok şu anda. Zaten biz kriz kelimesini çöpe attık.''

Asla cari açığı hafife alan bir anlayışa sahip olmadıklarını, cari açığın çok önemli, dikkate alınması gereken bir konu olduğunu belirten Zafer Çağlayan, ancak Türkiye açısından bir risk unsuru taşımadığını ve yönetilebilir durumda bulunduğunu ifade etti. Çağlayan, cari açığın önümüzdeki aylarda giderek düşeceğini söyleyerek, ''Gerek turizm gelirlerimizin artması, Döviz gelirlerimizin artması, gerek ithalat bağımlılığının giderek daha fazla azaltılması, emtia fiyatlarının yurt dışında pahalanması bunlar hepsi cari açığı azaltıcı gelişmeler olacak'' dedi.

Çağlayan, cari açık meselesinin Türkiye'de ilk defa problem olmadığını, bugün dünyanın 128 ülkesinde cari açık olduğunu belirterek, mevcut cari açık rakamlarıyla geçmişte de karşılaşıldığını belirtti.

Zafer Çağlayan, Türkiye'ye ciddi anlamda sermaye gelmeye devam edeceğini tekrarlayarak, ''Cumhuriyet tarihinde olmamış çalışmaları şu anda gerçekleştiriyoruz. Bunların meyvelerini, kısa, orta ve uzun vadede alacağız. Yatırım avcılığına başladık'' şeklinde konuştu.