Advertisement

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türk ihracatçısının bir zihinsel değişime ihtiyacı olduğunu belirterek, ''Maalesef bizim ihracatçılarımızda 'orası çok uzak nasıl satıyım?', 'dünyanın Amerikası, nasıl satılır?' mantığı var. Elin oğlu nasıl satıyorsa sen de o şekilde satacaksın'' dedi.

Çağlayan, ABD'deki temasları kapsamında bugün Kaliforniya'da yerleşik Türk işadamları ve Türk heyeti için iftar yemeği verdi. Bakan Çağlayan, yemeğin ardından yaptığı konuşmada, Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye'nin Amerika'nın ticaretinden daha fazla pay alması gerektiğini ifade eden Çağlayan, artık önlerinde bir yol haritası olduğunu, nereye niçin gitmeleri gerektiğini bildiklerini söyledi.

Bu noktada Türk ihracatçısının da bir zihinsel değişime ihtiyacı olduğunu anlatan Çağlayan, şöyle konuştu:

''Maalesef bizim ihracatçılarımızda 'orası çok uzak nasıl satıyım?', 'dünyanın Amerikası, nasıl satılır?' mantığı var. Elin oğlu nasıl satıyorsa sen de o şekilde satacaksın. Burada 2 trilyon dolarlık mal satılıyorsa, dünyanın 17'nci, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi olan ve Cumhuriyetin 100'üncü kuruluş yıldönümünde, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm Türkiye için, cumhuriyet, özgürlük, bağımsızlık için seve seve canlarını vermiş atalarımıza karşı bizim bir boyun borcumuz var.

Bu çerçevede biz Türkiye'yi dünyanın ilk 10 ekonomisi içine sokmak için çok yoğun stratejiler ve çalışmalar yapıyoruz. Böyle bir ortamda da artık ihracatçımızın da Amerika'ya ihracat yapmaktaki ürkekliğini kenara bırakması lazım. Ben arkadaşlarda o yeteneğini görüyorum. İhracatçılarda o cesareti görüyorum ve hepsinden de öte bizim burada bu toplantıya katılan sizler gibi çok önemli bir diyasporamız var. Dünyanın birçok ülkesinde bu yok.''

Türkiye'nin ekonomik ve siyasi istikrar açısından 9 yılda çok yol kat ettiğine işaret eden Çağlayan, ''Ekonomi liginde 9 basamak atlamak öyle ip atlamaya benzemez. Zor bir iş, kolay değil'' diye konuşu.

Son 9 yılda Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırım miktarının 95 milyar doları bulduğuna dikkati çeken Çağlayan, bütün bunların siyasi ve ekonomik istikrar nedeniyle sağlandığını söyledi.



-''BUNLAR NESİLLERİ TÜKENMİŞ 3-5 KÖŞE YAZARI''-



Türkiye'nin 2001 yılındaki halini şu anda Yunanistan'ın içinde bulunduğu duruma benzeten Bakan Çağlayan, şöyle devam etti:

''Şu anda dünya ekonomisinde kaleler yıkılıyor. Taşlar yerinden oynuyor. Amerika'da ortaya çıkan krizin etkileri devam ediyor. Bugün Avrupa birçok ülkede çok ciddi krizlerle boğuşuyor. Şu anda Avrupa, hakikaten acınası durumda. Ama Türkiye böyle bir ortamda, bazılarını acıtacağını bildiğim halde söylüyorum ekonomisi kaya gibi kaya. Taş gibi. Ben bunu söylüyorum bir köşe yazarı kendine vazife çıkartmak için kalkıyor diyor ki 'bu ekonomi bakanı Türkiye ekonomisi için kaya gibi' diyor. Ne diyeyim senin hatırın için 'kum gibi' mi diyeyim. Kaya gibi tabii. Ben ülkemin ekonomisini elimdeki rakamlarla görüyorum. Ama senin hatırın için sırf hükümeti kötülemek için, sırf Türkiye'ye kötülemek için niye ben olduğundan farklı bir şey söyleyeyim. Bakın bunlar Türkiye'de artık nesilleri tükenmiş 3-5 köşe yazarıdır.''



-''YURT DIŞINA YAPTIĞIM SEYAHAT 99'A ULAŞTI''-



Buraya Güney Kore'den geldiğini anımsatan Bakan Çağlayan, ABD ziyareti ile birlikte yaklaşık 25 aylık süre içinde yurt dışına yaptığı seyahat sayısının 99'a ulaştığını kaydetti. ''Ben pilot değilim, normal aile babasıyım, benim de çoluğum çocuğum var'' diyen Çağlayan, bütün bu seyahatleri, Türkiye'nin ihracatına katkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirdiğini söyledi.

Türk Amerikan İş Bağlantı Birliği (TABC) Başkanı Efe Orhun, daha sonra Bakan Çağlayan'a plaket verdi. Bakan Çağlayan da Orhun'a kol düğmesi hediye etti.

Çağlayan, yarın Türk-Amerikan Ekonomik İlişkileri Seminerine katılacak ve iş adamlarıyla ikili görüşmelerde bulunacak.

BU HABERE YORUM YAZ
 
15 Ağustos 2011 Pazartesi, 13:54 Misafir 99 dış ziyaret, tanesi 100 bin dolardan 10 milyon dolar eder. bu süre içinde türkiye'ye yatırım amaçlı gelen yabancı sermaye tutarının çin'e aynı amaçla giden sermaye tutarının onda biri olduğunu düşünürsek bu 10 milyonu ve başka bir sürü bakanlık masraflarını yapmasak da olurdu. ortada her gün demeç vermeyi gerektirecek bir başarı yok. tam 25 sene yıllık ortalama %14 ile büyümüş olan çin'in performansının yarısını gösterin en azından, takdir beklemeden önce.