Advertisement

Euro Bölgesi'nde borç krizi, İtalya'nın kemer sıkma tedbirlerinde geri adım atması, Finlandiya ve ortaklarının Yunanistan'a yardım karşılığı teminat talebinde bulunmaları, Almanya'nın kurtarma fonuna yönelik bazı çekinceleri ve yatırımcıların bankalara yönelik endişelerinin artması sonucu kötüşeliyor.

Daha önce görülmemiş kurtarma tedbirleri, yatırımcıları şimdiye dek, politika yapıcılarının para birliğini koruyacağı konusunda ikna etmede başarılı olamadı. Milyarder yatırımcı George Soros, geçen ay yaptığı değerlendirmede, euronun çöküşünün küresel piyasalarda kargaşa yaratacağını söyledi.

15 Avrupa ülkesinin CDS'lerini takip eden Markit iTraxx SovX Western Europe Endeksi, Cuma günü rekor seviyeye çıkarken, iki yıl vadeli Yunanistan tahvilinin faizi yüzde 47.14 ile, euro döneminin en yüksek seviyesine ulaştı.

Londra'da Smith & Williamson Investment Management'tan para yöneticisi Robin Marshall, "Euro Bölgesi için sonun başlangıcı gibi görünüyor" dedi ve "Politika yapıcılar inkar durumunda. Euro Bölgesi'nin yapısal durumu, eşgüdümlü bir politika tepkisini güçleştiriyor. Liderler daha hızlı ve kararlı olmadlı. Aksi halde piyasa onlara çözümü empoze edecek. Bu gerçekten kötü olacak" yorumunda bulundu.

17 ülkeden oluşan Euro Bölgesi'nde ekonominin yavaşladığına yönelik işaretler, borçların büyümeyi olumsuz etkilediği ve bunun da borçlanmayı azaltma yönünde hükümet çabalarını daha karmaşık hale getirdiği yolundaki endişeleri artırıyor. Yatırımcılar, ekonominin fiyatlarda düşüş dönemine yöneldiği beklentisine oynuyor. Bloomberg'in derlediği verilere göre, deflasyon taban kontratları olarak adlandırılan ve tüketici fiyatları düştüğünde yatırımcılara ödeme yapan enstrümanların maliyeti Haziran sonundan bu yana yüzde 50 arttı.