Advertisement

İngiltere'de bulunan "Chatham House" düşünce kuruluşunun Türkiye analisti Fadi Hakura, Türkiye ile İsrail'in iş ve ticaret ilişkilerini şu anda siyasi gerginlikten ayrı tutmaya çalıştığını ancak mevcut gerginlik devam ederse bunu yapmanın zorlaşacağını söyledi.

Hakura, Türkiye-İsrail diplomatik ilişkilerindeki krizin iki ülkenin ticari ve ekonomik ilişkilerine yansıması konusunda A.A muhabirinin sorularını yanıtladı.

Türkiye ile İsrail arasında Birleşmiş Milletler'in Mavi Marmara raporunun açıklanmasının ardından artan siyasi gerginliğin, ticari ve ekonomik ilişkileri genel anlamda etkilemediğini kaydeden Hakura, ancak bazı şeylerin yaşandığına dikkati çekti. Hakura, şöyle konuştu:

"Örneğin, şu anda Türkiye'ye daha az sayıda İsrailli turist geliyor. Özellikle İsrail'de inşaat sektöründe çalışan bazı Türk işçilerinin ülkede çalışma izni almakta zorlandıklarını görüyoruz. Ayrıca son olarak, İstanbul'da bazı İsrailli turistler havaalanında güvenlik önlemleriyle karşılaştı. Aynı şekilde Türk turistler de Tel Aviv havaalanında benzer güvenlik önlemlerine tabi tutuldu."

Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi gerginlik devam ederse, karşılıklı ticarete ciddi etkileri olacağını vurgulayan Hakura, şu anda her iki ülkenin de iş ve ticaret ilişkilerini siyasi gerginlikten ayrı tutmaya çalıştığını ifade etti. Hakura, ancak mevcut gerginlikler devam ederse, bunu yapmanın zorlaşacağını kaydetti.

-"TÜRKİYE VE İSRAİL'İN EKONOMİLERİ BİRBİRLERİNİ TAMAMLAYICI"-

Fadi Hakura, Türkiye ve İsrail'in Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da en gelişmiş ekonomiye sahip ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Tabii ki Türkiye'nin ekonomisi İsrail'inkinden büyük. İsrail'e göre Türkiye'nin nüfusu ve genç nüfusu daha fazla" dedi.

İsrail Merkez Bankası Başkanı Stanley Fischer'ın kastettiğinin de bu olduğunu belirten Hakura, Fischer'ın İsrail'in bölgede büyük ve gelişmiş bir pazarı kaybedeceğini söylediğini kaydetti. Fischer, Türkiye ile ticari ilişkilerin olmamasının, İsrail için pahalıya mal olacağını söylemişti.

Türkiye'nin ekonomisinin 2001'deki krizden bu yana çok büyüdüğüne, son 10 yılda kişi başına düşen gelirin üç katına çıktığına dikkati çeken Hakura, "Dolayısıyla İsrail'e göre, Türk ekonomisi çok daha hareketli" dedi.

Türkiye ile İsrail ekonomilerinin birbirini tamamladığını söyleyen Hakura, iki ülkenin birbirine teknolojik ürünler, çimento, kimyasal ürünler gibi birçok şey sattığını kaydetti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Mısır ziyaretinin ardından Gazze'ye geçme olasılığı konusunda ise Hakura, Mısır'ın bu ziyarete ilişkin güvenlik ve yasal konulardan dolayı çeşitli endişeleri olduğunu kaydetti. ABD'nin de Erdoğan'ın olası Gazze ziyaretine karşı çıktığını belirten Fadi Hakura, bu ziyarete ilişkin henüz bir karar verilmediğini, Erdoğan Mısır'dayken bir karar verileceğini ifade etti.

Hakura ayrıca, Türkiye ile İsrail arasındaki kötü ilişkilerin, Türkiye ile Filistin arasındaki ticari ilişkileri de etkileyeceğini sözlerine ekledi.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan bu hafta başında yaptığı açıklamada, Filistin'e yapılan ihracatın İsrail üzerinden geçtiğini, Türkiye'nin İsrail ile ticareti değerlendirilirken bunun da dikkate alınması gerektiğini söylemişti.

Çağlayan dün ise, İsrail'den Türkiye'nin ticaret başmüşavirini geri çektiklerini açıklamış ancak ticari ilişkilerde kesintinin söz konusu olmadığını ifade etmişti.

-İKİ ÜLKE TİCARET HACMİ GEÇEN YIL 3,5 MİLYAR DOLAR-

Türkiye ile İsrail arasındaki ticaret hacmi geçen yıl yaklaşık 3,5 milyar dolarken, 2009 yılında bu rakam 2,5 milyar dolardı. Bu yılın ilk 7 ayı itibariyle Türkiye'nin İsrail'e ihracatı yaklaşık 1,5 milyar dolarken, yine aynı dönemde ithalat yaklaşık 1,2 milyar dolar oldu.

İsrail Türkiye'nin 17. büyük pazarı, Türkiye ise İsrail'in 6. büyük pazarı konumunda bulunuyor.

Türkiye'nin İsrail ile ekonomik ilişkilerinin önde gelen ögeleri arasında ikili ticaret, savunma sanayi projeleri, müteahhitlik hizmetleri, turizm ve karşılıklı yatırımlar bulunuyor.

Türkiye'nin İsrail'e ihracatında en önemli ihraç kalemlerini demir-çelik ürünleri, motorlu kara taşıtları, mineral yakıtlar, mineral yağlar, bakır ve bakırdan eşyalar, ithalatta ise mineral yakıtlar, mineral yağlar, organik ve inorganik kimyasal ürünler ile elektrikli makineler oluşturuyor.

İsrail ekonomisi, tarihinin en büyük mali krizini yaşarken Tel Aviv Borsası ciddi düşüşler kaydetti. Ülkede krizin reel sektörü etkilemeye başlaması sonrası birçok sektörde toplu işten çıkarmalar başladı. Kimi firmalar ise toplu işten çıkarmaların yanında yüzde 25 maaş kesintisi uygulamasına gidiyor.

Ülkede 400 binden fazla İsrailli yaşanan mali krizi protesto etmek için sokaklara döküldü. Tel Aviv, Kudüs başta olmak üzere bir çok ilde ülkenin içinde bulunduğu yüksek maliyetli yaşam şartları, konut krizi ve çarpık gelir düzeyini protesto etmek isteyen yarım milyona yakın İsrailli sokaklara döküldü. Protesto hareketi ''İnsanlar, sosyal adalet istiyor'' sloganı ile ülkenin gündemini ekonomiye çekerek her hafta binlerce kişiyi etkisi altına aldı.

Protestocu muhaliflerin lideri Itzik Shmuli İsrail halkına çağrıda bulunarak, ''Yeni İsrail'in bir rüyası var ve bu çok basit. Biz İsrail'de kendi binamızı inşa etmek istiyoruz. Başbakan Netanyahu bize gerçek çözümler sunana kadar biz geri adım atmayacağız'' dedi.

İsrail'in ekonomik verileri ise 2009 ve 2010 yılları için bütçe açığını sırasıyla yüzde 6 ve yüzde 5,5 olarak gösteriyor. İsrail Mali Bakanlığının bütçe dengeleri ve borcun milli gelire oranında açıkladığı rakamlar da ekonominin durumunu gözler önüne seriyor.

Merkez Bankasının yılın ilk raporuna göre, 2011 yılının ilk yarısında ticari açık artarak 7,2 milyar dolar oldu. Ocak-Temmuz dönemi itibarıyla İsrail'in ihracatı içinde ABD 12,3 milyar dolar ile ilk sıraya yerleşirken, bunu Hong Kong 3,2 milyar dolarla ikinci sırada izliyor. İhracattaki ilk 5 ülkenin diğerleri Belçika, Hindistan ve Hollanda olarak sıralanırken, Türkiye, bu dönemdeki 1,1 milyar dolarla en çok ihracat yapılan ülke olarak 8. sırada bulunuyor.

İsrail ekonomisinde özel tüketim, yılın ilk üç aylık döneminde yüzde 8 artmasına karşın, ikinci üç aylık periyotta sadece yüzde 2,2 oranında artış gösterdi.

Uzmanlar, orta sınıfın, özellikle artan yüksek vergiler ve tüketici fiyatlarının maaşlara yansımaması protestoların artmasında büyük etken olduğu görüşünde birleşiyor.

Dünyanın en zengin Yahudi'si olarak bilinen kimi iş adamlarına ait şirketlerin borsa değerinin yüzde 80'e varan düşüşler yaşamasıyla milyar kayıplarının milyar dolarları bulduğu belirtiliyor.

-TİCARİ İLİŞKİLERDE DEĞİŞİKLİK YOK-

İsrail Türkiye için yeni teknolojiler açısından önem taşırken, İsrail'in dış ticaretinde Türkiye önemli bir yer tutuyor.

İsrail Ticaret Odaları Federasyonu Başkanı Uryel Linn, Türkiye ile krizin büyütülmesinin İsrail sanayisine ciddi zarar verebileceği görüşünde.

Linn'e göre, eğer Türk yetkililer, İsrail ile ticari ilişkileri kısıtlamaya karar verirse, İsrail önemli bir partnerini kaybedecek.

Şimdilik iki ülke anasındaki ticari ilişkiler etkilenmezken, bu yıl Türkiye-İsrail karşılıklı ticaretinin 4 milyar doları bulması bekleniyor. Yılın ilk yarısında 2010'un ilk yarısına göre yüzde 26'lık artışla 2 milyar dolarlık hacim yakalanmış durumda.

İsrailin Türkiye'ye ihracatı bu yılın ilk yarısında geçen yıla göre yüzde 39 artış göstererek 648 milyon dolardan 950 milyon dolara çıktı. İthalatı ise aynı dönemler itibariyle yüzde 16 artarak 907 milyon dolardan 1,05 milyar dolara çıktı.

İsrail ekonomisi, 2011 yılı ikinci çeyreğinde yıllık tempo ile sadece yüzde 3,3 büyüme gösterirken, İsrail Merkez Bankası'nın yıllık büyüme tahminini Haziran ayında yüzde 5,2 olarak belirledi.

Merkez Bankası'nın yılın ilk yarısına ilişkin değerlendirme raporunda,

aynı dönemde Euro ülkelerindeki ekonomi büyümesinin sıfıra yakın olduğundan hareketle, İsrail ekonomisindeki yavaşlamanın önceki karamsar tahminlerin üstünde göründüğü, bununsa olumlu bir beklenti yarattığı kaydedildi.

Ancak, ekonomide özellikle özel tüketim, ihracat ve ticari hasıladaki beklentilerin endişeleri artırdığı da kaydedildi. Bu nedenle, Merkez Bankası'nın bir sonraki döneme ilişkin tahmininde yıllık büyümeyi yüzde 4,6'ya çekebileceği de belirtiliyor.

Buna göre, özellikle ekonominin lokomotifi sayılan özel tüketim, yılın ilk üç aylık döneminde yüzde 8 artmasına karşın, ikinci üç aylık periyotta sadece yüzde 2,2 oranında artış gösterdi.

2011 yılının ilk yarısında ticari açık ise 3,1 misli artarak 7,2 milyar dolar oldu.

İsrail geçen yıl 215,5 milyar dolarlık GSYH'ya sahip iken, ülkenin bu yıl 241 milyar dolar, 2012 yılında ise 251,2 milyar dolarlık GSYH'ye sahip olması bekleniyor.

İsrail hasılasının yüzde 40'ından fazlasını oluşturan ihracatta ise gözle görülür bir yavaşlama olduğu belirtiliyor. Merkez İstatistik Kurumu'nun verilerine göre, yılın ilk çeyreğinde yaklaşık yüzde 10 büyüme gösteren ihracat, ikinci çeyrekte sadece yüzde 3,4 oranında bir büyüme kaydetti.

Ekonomideki büyümesini körükleyen önemli unsurlardan biri olan ticari hasılanın ilk üç aylık dönemde yüzde 5,1 olan büyüme oranının, ikinci çeyrekte sadece yüzde 1,9 olması, önemli olumsuz gelişmelerden birisi olarak değerlendiriliyor.

-OCAK-TEMMUZ DIŞ TİCARETİNDE TÜRKİYE'NİN YERİ-

Ocak-Temmuz dönemi itibarıyla İsrail'in ihracatı içinde ABD 12,3 milyar dolar ile ilk sıraya yerleşirken, bunu Hong Kong 3,2 milyar dolarla ikinci sırada izliyor. İhracattaki ilk 5 ülkenin diğerleri Belçika, Hindistan ve hollanda olarak sıralanırken, Türkiye, bu dönemdeki 1,1 milyar dolarla en çok ihracat yapılan ülke olarak 8. sırada bulunuyor.

Aynı dönemdeki ithalat verilerine bakıldığında ise Türkiye'nin 1,2 milyar dolarla 10. sırada yer aldığı görüldü. İthalatta ABD 5,2 milyar dolarla yine ilk sırada yer alırken, bunu Çin, Almanya, İsviçre ve Belçika izliyor.

İsrail'in toplam ihracatı 2009 yılında 47,7 milyar dolar, 2010 yılında ise 58,4 milyar dolar oldu. Aynı dönemler itibarıyla ithalat ise sırasıyla 47,4 ve 59,1 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Dış ticaret açığı da 2009'da 340 milyon dolar fazla verirken, 2010 itibarıyla 692 milyon dolar açık ortaya çıktı.

-İŞSİZLİK ORANI DÜŞÜYOR-

İsrail ekonomisi 2009 yılının ikinci çeyreğinde 2. çeyreğinde başlayan dünya krizinden kurtulma işaretlerinin devamı olarak 2010 yılı boyunca da büyümeye devam etti. GSYH, 2010 yılında gayrimenkul yatırımlarının genişlemesi, ihracatın ve özel tüketimin artmasına takiben yüzde 4,6 büyüdü; istihdam oranı yüzde 3,5 arttı, işsizlik oranı yüzde 6,6'ya kadar düştü.

Merkez Bankası'nın 2011 ve 2012 yılına ilişkin tahminlerinde ise işsizlik oranının, geçen yıla göre hafif bir düşüşle bu yıl yüzde 6,1, önümüzdeki yıl içinse yüzde 5,9 olacağı öngörüldü.

Merkez İstatistik Kurumu, 2010 yılı içinde yüksek teknoloji sektöründe çalışanların sayısını 261 bin kişi olarak tahmin etti. 2009 yılında bu sektörde 243 bin kişinin istihdam edildiği belirtiliyor.

Yüksek teknoloji sektöründeki gelişmeleri izleyen Ethosia adlı şirketin Verilere göre, halen İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii, 15 bin dolayında çalışanıyla, bu sektörde en geniş istihdama sahip olan kurum. Bunu savunma sektöründe bir başka önde gelen kuruluş olan Elbit 10 bin çalışanıyla izliyor.

Ethosia'ya göre, İsrail'de 3.366 yüksek teknoloji firması bulunuyor.

-ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜZDE 1-3 ARALIĞINDA-

2010 yılında enflasyon oranı yüzde 2,7 olarak ortaya çıkarken, dünyadaki ham madde ve petrol artışları ve ekonominin büyümeye devamı nedeniyle, 2011 yılı için enflasyon oranının hükümet hedefi olan yüzde 1-3 aralığını aşması bekleniyor.

İsrail Merkez Bankası, İsrail Şekeli-Dolar paritesindeki değişmeleri önlemek için, bir önceki yıl içindeki alımlarının yarısı tutarında olmak üzere, 2010 yılı boyunca piyasadan yaklaşık 12 milyar dolar satın aldı. Bunanla beraber İsrail Şekeli, yıl boyunca, nominal olarak yüzde 7 değer kazanmış bulunuyor.

2009 yılında yüzde 5,1 olan hükümet açığı 2010 yılında yüzde 3,7'ye düşerken, kamu harcamalarının yüzde 6 yükselmesine rağmen ekonomideki büyüme nedeniyle vergilerin artması, açığın düşmesinin temel nedeni olarak gösterildi. Geçen yıl yüzde 79,2 olan borç – hasıla oranı 2010 yılında yüzde 76,2'ye düştü.

-KONUT FİYATLARINDA HIZLI YÜKSELİŞ-

2010 yılında konut fiyatlarında,yüzde 16 gibi hızlı bir yükselme kaydedildi. 2008 yılında gözlenen en düşük noktadan bu yana konut fiyatlarındaki artış oranı yüzde 38'i buldu.

-DOĞAL GAZ YATAKLARININ KEŞFİ-

Ekonomide son iki yıl boyunca dikkati çeken sürpriz gelişme ise İsrail'de keşfedilen büyük doğalgaz yatakları...

Daha önce keşfedilen Tamar bölgesinden elde edilecek doğalgazın İsrail'in ihtiyaçlarını 30 yıl boyunca görebilecek hacimde olduğu söyleniyor. Ardından keşfedilen "Livyatan"ın ise daha geniş bir potansiyele sahip olduğu ve ihracatı da mümkün kılacağı belirtiliyor.

BU HABERE YORUM YAZ
 
08 Eylül 2011 Perşembe, 21:52 Misafir beter olsunlar. umarım 5 cente muhtaçö olurlar 9 kardeşimizin ahı tutacak