Advertisement

Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, Lagarde bir grup gazeteciye yaptığı açıklamada, Avrupa'nın borç krizinden çıkmasına yardımcı olmak amacıyla Avrupalı ülkelerin tahvillerini satın almakla ilgilenen gelişmekte olan BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin) ülkelerinin, sadece güçlü mali tabana sahip Almanya gibi ülkelerin değil borçlanma sorunu yaşayan Avrupalı ülkelerin tahvillerini satın alması gerektiğine dikkat çekti.

Bu kararın İngiltere ve Almanya gibi tahvilleri daha az riskli ülkelerle sınırlandırmaması gerektiğine işaret eden Lagarde, ''Gelişmekte olan ülkelerin Avrupa tahvillerini satın almayı düşündüğünü görmek çok ilginç bir gelişme. Ancak sadece güçlü Avrupa ülkelerinin tahvillerini satın almak önemli bir güçlük ya da önemli bir risk alma değil. Bu bir tür ortak, birlikte planlanmış bir politikaysa, geniş kapsamlı olacağını ve bütün piyasa yatırımcılarının diğerlerine göre daha güvenli olarak gördüğü yatırımlarla sınırlandırılmayacağını umuyorum'' dedi.

Avrupalı bankaların daha fazla sermayeye ihtiyacı olduğu yönündeki tutumunu sürdüren Lagarde, bunun sadece Avrupa'ya değil, hatta gelişmekte olan ülkelere yardımcı olacağını, ABD ve Avrupa'yı canlandırma çabalarının, daha az iyimser büyüme görünümleri karşısında gelişmekte olan ekonomilere destek vereceğini ifade etti.

Ekonomideki büyümeyi ve istihdam yaratmayı desteklemede kredi akışını sürdürmek için bankaların sermaye ihtiyacı konusunda çağrıda bulunduğunu belirten Lagarde, ''Bunu büyüme için önemli tehdit olarak görüyoruz. Ekonomilerin büyümesi gerek, büyümenin olması için de krediye ihtiyaç var'' diye konuştu.

Lagarde, geçen ay Avrupalı bankaların ''acilen sermaye ihtiyacı'' olduğu çağrısında bulunmuş, Euro Bölgesi liderleri buna karşı çıkmıştı.

BU HABERE YORUM YAZ
 
14 Eylül 2011 Çarşamba, 17:08 Misafir lagarde hanımın hem arabalarını alalım sanayicilerini fonlayalım hem de tahvillerini alalım batmasın yazık.thilo sarrazin de bizi büfeci ,dönerci olmakla suçlasın.üretemeyen bir ekonominin sonu yunanistandan farklı olmayacaktır.milyon arabalara milyar dolar vereceksek bunların yüzde onunu tamamıyla yerli üretimle niçin elde etmiyoruzki.bizim sanayicimizi bizim işçimizi kalkındıralım.bizim sanayicimiz ve bizim işçimiz de verimli olsun.onlar da kaliteli üretsinler.dünyayla yarışmak için sadece devlet desteği beklemesinler.kendileri rekabetçi olsunlar.çok ulusluluk bunu gerektirmezmi?