Advertisement

(A.A) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül, bankalara, özellikle büyük bankalara yaklaşık yüzde 8 ila 10 civarında prim yükü geleceğini bildirdi.

Gül, İstanbul Finans Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, dünyada tartışılan meselelerden birinin sistemik ölçüde risk yaratacak büyük kuruluşlara ilave prim koyma olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

''Biz bu çerçevede bunun çalışmasını belli ölçüde yaptık. Biz kendi mekanizmamız içinde ülkemizde büyük banka olarak gördüğümüz, sistemik etki yaratma dereceleri yüksek bankalardan ilave prim alma mekanizmasını, sigorta prim tarifesine derc ettik. O da yakında, önümüzdeki günlerde çıkacak. Bankalara, özellikle büyük bankalara yaklaşık yüzde 8 ila 10 civarında prim yükü gelecek. Bunu niye yapıyoruz? Bunu yaparken en önemli amacımız şu; biz 2001 krizinde çok ciddi deneyim elde ettik. Banka, öyle bir anonim şirket ki diğer anonim şirketlere benzemiyor. Bankanın parası, banka patronunun parası değil. Dolayısıyla halkın parası olduğu için diğer anonim şirketlerden çok farklı şekilde düşünülmesi, onların denetiminin diğer anonim şirketlerden çok farklı olması gerekiyor.''

Şakir Ercan Gül, mevduat sigortacılık sistemiyle ilgili 50 bin liralık güvence miktarının artırılması konusunda, ''Piyasalar biraz daha otursun, ondan sonra düşünülebilir. (En fazla) 100 bin lira olabilir'' dedi.

Şakir Ercan Gül, kurun yükselmesinin ister istemez borçluların ödeme imkanlarını zorladığını söyledi.

Gül,  Libyan Foreign Bank'ın mülkiyetinde bulunan Arap Türk Bankası A.Ş'nin yüzde 62,37 oranındaki hissesinin temettü dışındaki ortaklık haklarının, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 1970 ve 1973 sayılı kararları ile 2011/2001 sayılı Bakanlar Kurulu kararının uygulanması Libyan Foreign Bank açısından sona erdirilinceye kadar TMSF tarafından kullanılacağının açıklanmasının ardından Fon';un atadığı yeni yönetimin göreve başladığını hatırlattı.

Gül, ''Oradaki yönetimimiz devam ediyor. Oradaki süre şu anda belirsiz. Libya'da hükümet daha net bir şekilde ortaya çıkmadığı için kuruluncaya kadar onu bekleyeceğiz. Ondan sonra Libya devleti ile görüşerek Arap Türk Bankası'nın geleceği ile ilgili olarak kararı vereceğiz. Bankanın Türkiye'deki faaliyetleri devam ediyor. BM'nin Libya ile ilgili vereceği karar sonrasında bankanın durumunu yeniden değerlendireceğiz'' şeklinde konuştu.

-''GÜVENSİZLİK OLURSA ÇIKARIRIZ''-

50 bin liralık tasarruf mevduatı miktarının artırılmasının gündemde olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine, Gül, şunları kaydetti:

''Şimdilik düşünmüyoruz ama ileride düşünülebilir. Piyasalar biraz daha otursun, ondan sonra düşünülebilir. 80 bin lira, 100 bin lira, 150 bin lira, 200 bin lira... Bu çalışmaları yapıyoruz. Toplam maliyet ne kadar artıyor, bu çalışmaları yapıyoruz. Hepsine hazırlıklıyız. Eğer Türkiye mevduat sigortacılık sistemiyle ilgili olarak güvence miktarının artırılmasının gerekliliğine inandığımız noktada ekonominin diğer birimleriyle istişare ederek bunu artırırız. Yaptığımız çalışmaları sunuyoruz, konuşuyoruz. Önerilerimiz oluyor. Bunu şu aşamada açıklamak istemiyorum.

Bunu devamlı gözlemlememiz, maliyetini bilmemiz lazım. Ona göre risklerini hesap etmemiz lazım. Finansal sistem üzerindeki etkisini hesap etmemiz lazım. O çerçevede böyle bir düzenleme yapabiliriz, hazırlıklıyız. İhtiyaç olsa hemen yaparız. Ancak şu anda öyle bir ihtiyaç yok. Nihayetinde Türk bankacılık sistemine olan güven yukarıda. Şu anda güvensizlik yok. Güvensizlik olursa çıkarırız.''

Gül, ''Rakam, en fazla ne kadar olabilir?'' sorusuna da 100 bin lira olabileceğini bildirdi.

-''HER ZAMAN ÖDEME KOLAYLIĞI GETİRME İMKANIMIZ VAR''-

Şakir Ercan Gül, Toprak Grubu'nda satış sürecini beklediklerini, birlikte hareket ettiklerini, TMSF kontrolünde olmak şartıyla bir takım imkanları onlara verdiklerini, kendilerine Ocak ayına kadar da süre tanındığını bildirdi.

Diğer protokollerin normal seyrinde devam ettiğini belirten Gül, ''Bazen ekonominin durumuyla, kurun yükselmesiyle alakalı bir takım sıkıntılar oluyor haliyle... Çünkü bizim protokollerde takip ettiğimiz rakamlar yabancı para cinsinden. Dolayısıyla ondan kaynaklı problemler oluyor. Her zaman ödeme kolaylığı getirme imkanımız var. (Kurun yükselmesinden dolayı protokollerde düzenleme) şu aşamada henüz o konuda bir karar vermiş değiliz. Çünkü daha çok yeni. Kur mekanizmasının devamlı yükselip yükselmediğini kontrol edeceğiz. Maliyetin ne kadar arttığını kontrol ederek karar vereceğiz'' şeklinde konuştu.

Çözümleme gelirleri için geleni Hazine'ye gönderdiklerini hatırlatan Gül, kurun yükselmesinin ister istemez borçluların ödeme imkanlarını zorladığını, ancak şu anda aksama olmadığını söyledi.

Yeni protokolün mevcut şartlarda çok zor olduğunu, mal varlığı olmayan hakim ortaklarla karşı karşıya bulunduklarını belirten Gül, protokol yapmanın ülkeye, Fon'a faydalı olduğu noktada protokol yapmaya hazır olduklarını bildirdi.

TMSF'nin satışlarla ilgili iş yükünün gittikçe azalacağını ifade eden Gül, ''İnşallah bundan sonra TMSF'ye banka gelmez. Asli görevimize yavaş yavaş döneceğiz. Para tahsil etmek kolay değil. Alacak eski bir alacak. Zaman geçtikçe tahsil kabiliyetleri azalıyor'' dedi.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül, yeni prim düzenlemesinin bankalara ilave maliyetinin yaklaşık 16 milyon lira olacağını bildirdi.

İstanbul Finans Zirvesi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gül, söz konusu düzenlemede bankaları büyüklüklerine göre iki kategoriye ayırdıklarını, birinci grup büyük bankalara yönelik on binde iki, ikinci grup büyük bankalara da on binde bir oranında prim getireceklerini söyledi.

Bankalar arasındaki kıyaslamada aktif büyüklük, gayri nakdi krediler ve taahhütlerin dikkate alınacağını ifade eden Gül, son derece objektif kriterler olduğunu kaydetti.

Şakir Ercan Gül, yeni düzenlemenin bankalara toplamda ne kadar maliyet getireceği yönündeki soruya, ''Bankalara ilave maliyeti yaklaşık 16 milyon lira olacak'' yanıtını verdi.

Bankaların, sigorta primlerinin yeniden belirlenmesinde büyüklüklerine göre ikiye ayrılacağını ifade eden Gül, ilk grupta 6-7 banka, ikinci grupta 2-3 tane bankanın yer alacağını, toplamda 10 bankayı geçmeyeceğini söyledi.

Daha fazla ihtiyaç duyulması halinde sayının daha da artabileceğine dikkati çeken Gül, ''Bankalara fazla maliyet yüklemesin diye bir takım rasyolarla oynayarak o rakamı düşürdük. Yaklaşık 24 milyon civarında bir tutar oluyordu. 24 milyon lirayı 16 milyona düşürdük. Fazla bir maliyet yüklenmesini engellemiş olduk'' diye konuştu.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül, bankaların yapısını özellikle bu sıkıntılı dönemde kuvvetli tutmakta fayda olduğunu belirterek, ''Benim görüşüm, bu yıl da kar dağıtımına fırsat vermemek veya sınırlı şekilde kar dağıtımına izin vermek yönünde'' dedi.

Gül, İstanbul Finans Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, özellikle Avrupa'da önümüzdeki günlerde yaşanabilecek gelişmelerin global ekonominin bir parçası olduğu için Türkiye'yi de etkileyebileceğine dikkati çekerek, Türkiye'de mevduat güvence tutarının şu an itibariyle 50 bin lira olduğunu, bunu artırmadıklarını söyledi.

Şu anda Türk bankacılık sisteminin oldukça güçlü olduğunu vurgulayan Gül, ''Avrupa bankacılık sisteminde kaldıraç oranı aşağı yukarı 30'ların üzerinde, bizde 8 civarında... Dolayısıyla para yaratma derecesi çok yüksek olmadığı için bizim riskimiz daha düşük. Bu, özellikle AB açısından çok üzerinde düşünülmesi, tartışılması gereken bir husus'' diye konuştu.

Etkin bankacılık düzenleme ve gözetleme mekanizmasını çok diri tutmak, bağımsız denetim kuruluşlarına çeki düzen vermek gerektiğini ifade eden Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bağımsız denetim kuruluşlarının, mümkünse bankaların seçiminin dışında BDDK tarafından belirlenmesinin doğru olduğunu, bankaların bağımsız denetim kuruluşlarını kendilerinin seçmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Kriz sonrasında bunlara yükümlülük çok daha fazla geldi. Ama 2001 krizinde yaşadığımız en önemli sıkıntı şuydu; bankaların TMSF'ye intikal etmeden önceki mali tablolarıyla ettikten sonraki tabloları arasında çok ciddi uçurum vardı. O çerçevede de kamuya çok ciddi yükler yüklendi. Bizim banka denetimi konusunda çok daha hassas olmamız gerekiyor. Banka bilançolarına bakan gerek yerli, gerek yurt dışı bütün yatırımcılar aynı şeyi anlamalı. Bilançoda görülmeyen birtakım yükümlülükler daha sonra alıcılara ya da kamuya yük olarak gelmemeli.''

-''BANKALAR, GELİŞİ GÜZEL BÜYÜMEMELİ''-

TMSF Başkanı Gül, küçük bankaların ekonomiye etkilerinin son derece sınırlı olduğunu, sistemik risk yaratmadıklarını, sistemik risk yaratma potansiyeline sahip bankaların büyük, kompleks, uluslararası ilişkileri nedeniyle iç içe geçmiş ilişkilerin yoğun yaşandığı bankalar olduğunu söyledi.

2001 senesinde yaşanan krizde Türkiye'nin bunu çok iyi yaşadığını ifade eden Gül, ''O çerçevede sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek yiyor'' dedi.

Küçük bankaları risk olarak görmediğinin altını çizen Gül, ''Burada da tartışmalar var. 'Küçük bankalar yeterince karlılık yaratamıyorlar, büyük bankalar büyüklüğün verdiği etkiyle finansal sisteme daha fazla uyum sağlıyorlar.' Ben buna katılmıyorum. Küçük bankaların finansal sisteme derinlik kazandırma etkilerinin olduğunu ve varolmaları gerektiğini düşünüyorum'' yorumunu yaptı.

Şakir Ercan Gül, bankaların büyüme mekanizmalarının diğer sektörlerin büyüme oranlarının çok üzerinde olmasını engellemek gerektiğini belirterek, ''Bankaların gelişi güzel büyümemesi gerektiğini düşünüyorum. Bunu engelleyecek mekanizmaların kurulması gerektiğini düşünüyorum'' diye konuştu.

''Banka yeminli murakıplarının raporları ile TMSF'ye intikal ettikten sonraki bilanço raporları arasında farklar oldu mu?'' sorusu üzerine Gül, ''TMSF'ye intikal eden bankaların çoğunda bu açıklığı gördük. Hatta banka patronları şunu söylüyordu; 'benim bankam karlıydı. Dolayısıyla TMSF'ye intikal ettikten sonra makyajların dökülmesi söz konusu oldu'' şeklinde konuştu.

-''SIFIR RİSKLİ BANKACILIK SİSTEMİ OLMAZ''-

Sıfır riskli bankacılık sisteminin olmayacağına dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:

''Bankacılık sistemi, bizatihi üzerinde risk barındıran bir alan. Bu riski makul seviyede tutabilmek, ekonominin diğer birimleriyle birlikte gelişmesini sağlamak önemli. BDDK zaman zaman kar dağıtımına izin vermiyor. Bankacılarımız da bundan memnun olmuyorlar. Bankanın yapısını özellikle bu sıkıntılı dönemde kuvvetli tutmakta fayda var. Benim görüşüm, bu yıl da kar dağıtımına fırsat vermemek veya sınırlı şekilde kar dağıtımına izin vermek yönünde... Daha rahat dönemlerde bunu yapmak lazım. Sıkıntılı bir dönemden geçiliyor. Bizim finansal yapımız iyi olmakla beraber, dünyadaki durumdan etkilenmememiz mümkün değil.''

TMSF Başkanı Gül, bazı bankaların uluslararası yapıyla çok daha fazla iç içe geçmişliği nedeniyle birtakım riskleri üzerinde barındırdığına işaret ederek, ''Türkiye'de bankacılık sisteminde, Avrupa'daki kadar kompleks ve diğer ülkelerle ilişkileri çok fazla yoğun olmadığından o anlamda çok büyük bir risk yok. Türkiye'de belki bir veya iki bankanın öyle bir durumu olabilir. Ama onlar açısından da Türkiye ayaklarında sağlıklı bir yapıları var. Yani şu anda sıkıntılı bir durum yok. Şu anda endişe edecek bir durum görmüyoruz'' şeklinde konuştu.

-''SINIRSIZ GÜVENCEYİ TELAFFUZ BİLE ETMEYİ DÜŞÜNMÜYORUZ''-

Bir soru üzerine de Gül, 50 bin liralık mevduat güvencesinin şu anda yeterli olduğunu düşündüklerini dile getirerek, TMSF olarak hazırlığı yaptıklarını, bunun yukarısındaki bir rakamı ''çok rahatlıkla'' fonlayabilecek yapıları olduğunu, ancak şu anda 50 bin liralık limiti değiştirmediklerini söyledi.

''Sınırız güvenceyi'' bir daha telaffuz bile etmeyi düşünmediklerini, bunun çok kötü bir şey olduğunu, geçmişte çok uygulandığını ve bankaların yönetimlerini çok olumsuz yönde sarstığını belirten Gül, küçük bankaların risk primlerinde bir değişiklik olmayacağını bildirdi.

Gül, TMSF'nin 5,5 milyar dolarlık fonunun yüzde 70'inin hazine bonosu olduğunu, geri kalanının ise bankalarda tutulduğunu bildirdi.