Advertisement

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası'nın gerektiğinde devreye girerek, ateş yükseliyorsa ateşi düşürecek, ateş düşükse ateşin normal seviyeye gelmesi noktasında gerekli müdahaleyi yapacağını söyledi.

Çağlayan, TL'nin aşırı değerlenmesi kadar, aşırı değer kaybetmesinin de özellikle işletmeler, ihracatçılar ve işverenler açısından sıkıntı oluşturabileceğini belirterek, Merkez Bankası'nın yapmış olduğu uygulamalarla kendi görevini ifa ettiğini söyledi.

Merkez Bankası'nın bu işin düzenleyicisi olduğunu belirten Çağlayan, Merkez Bankası'nın bu işle ilgili dengenin nerede olması gerektiği konusunda, hangi bantlara uygun olması gerektiği konusunda en yetkili merci olduğuna işaret etti. Çağlayan, ''Dolayısıyla Merkez Bankası, Dövizin gidişatıyla ilgili gerek gördükleri zaman piyasaya girip gerekli çalışmaları yapıyorlar'' dedi.

Kurda yaşanan gelişmelerin dünyadaki konjonktürel gelişmelerden, dünya ekonomisindeki sıkıntıdan, özellikle de Avrupa ekonomisinde giderek artan sıkıntılardan, Türkiye'nin küresel oyuncu olmasından kaynaklandığını ifade eden Çağlayan, şöyle devam etti:

''Türkiye açısından şu an için hiçbir tehdit unsuru oluşturmamaktadır. Türkiye, açısından bir sıkıntı oluşturmamaktadır. Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin borç yapısını mutlaka her zaman en iyi şekilde değerlendirmesi gerekiyor. Girdisi neyse borcunun da mutlaka aynı para birimi üzerinden yapması bu işin olmazsa olmazıdır.

Türkiye'de serbest kur rejimi vardır ve bu aralık içinde bazen yükselecektir, bazen düşecektir. Gerektiğinde Merkez Bankası devreye girerek, ateş yükseltiyorsa ateşi düşürecek, ateş düşükse ateşin normal seviyeye gelmesi noktasında gerekli müdahaleyi yapacaktır. Göreceğiz, bu konuda Merkez Bankası zaten gerek gördüğü halde gerekli çalışmaları yapıyor, gerekli müdahaleleri yapıyor. Merkez Bankası'nı izlemeye devam edin.''

''Kurdaki artıştan sonra ithalatta yavaşlama oldu mu ?'' şeklindeki soru üzerine de Çağlayan, TL'nin aşırı değerlenmesinin ithalatı cazip kıldığını ve adeta insanları ithalat yapmaya zorladığını, tahrik ettiğini söyledi. Bu durumun geçen yıl görüldüğünü belirten Çağlayan, geçen yıl sonunda birçok insanın ihtiyacı olmadığı halde TL'nin aşırı değer kazanmasından dolayı 5-6 aylık bekleme süresini göze alarak otomobil siparişi verdiğini anlattı.

TL'nin aşırı değer kaybettiği ortamda dışa bağımlı üretim yapanların maliyetlerinde yükselme söz konusu olabileceğini de kaydeden Çağlayan, ''Bu tür durumlarda tüketim kalıpları ve tüketim tercihleri değişeceği için tüketime olan ithalat talebinin biraz azaldığını görmek mümkün'' dedi.

Türkiye'nin bundan sonra cari açığı dikkate alan, ithalata bağımlılığı azaltacak yeni bir çalışma içinde olduğunu belirten Çağlayan, Türkiye'de yeni yatırım deseniyle, yeni bir döneme girildiğini kaydetti.

2012 senesinde de Türkiye'nin büyüme performansını sürdüreceğini belirten Çağlayan, ''IMF'nin yapmış olduğu yüzde 2,5'lik büyüme tahmininin gerçekçi olmadığı kanaatindeyim. Yine dünyada büyüme rekorları kıracak şekilde yoluna devam edecek. Bu noktada herkesin rahat olması gerektiğini söylüyorum'' dedi.