Advertisement

Uluslararası piyasalarda bu hafta da gündemi Avro Bölgesi'nin borç krizi meşgul etti. Avro Bölgesi Maliye Bakanları, Yunanistan'ın 110 milyar avroluk kurtarma paketinin 8 milyar avroluk 6'ıncı dilimini onayladı.

Avro Bölgesi Maliye Bakanlarının dün Brüksel'de yaptığı toplantıdan sonra Avro Grubu, ''Avro Bölgesi Maliye Bakanlarının, mevcut ekonomik düzeltme programı kapsamında Yunanistan'a finansal yardımın 6'ıncı dilimini onaylamayı kabul ettiğini, Uluslararası Para Fonunun (IMF) onayı da alındıktan sonra yardımın Kasım ayının ilk yarısında verilmesinin beklendiğini'' açıkladı.

IMF Başkanı Christine Lagarde, IMF'nin kaynaklarının yeterli düzeyde olduğunu söyledi.

Lagarde, Europe 1 radyosuna yaptığı açıklamada, G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankaları Başkanlarının geçen hafta Paris'te yaptıkları toplantıda IMF'in kaynaklarının artırılması çağrısına karşın, Fonun şuan için kaynaklarının yeterli olduğunu savundu.

Bankaların yeniden sermayelendirilmesinde devlet desteğinin son çare olması gerektiğine işaret eden Lagarde, bankaların, öncelikle hissedarları yoluyla sermaye artırımını denemeleri gerektiği, bunun söz konusu olmaması ya da yeterli olmaması halinde ise devletin müdahalesini de içeren ortak formüllerin devreye sokulabileceğini vurguladı.



-Avrupa ekonomisi-



Bu arada yarın Brüksel'de düzenlenecek AB zirvesinden önce hafta içinde Avro Bölgesi ülkeleri borç krizinin aşılması planının hazırlıklarını sürdürürken, haftanın önemli gelişmesi Almanya ve Fransa arasındaki görüş ayrılıklarını ortaya çıkmasıydı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, AB liderlerinin, yarın düzenlenecek zirvede borç krizinin çözümü konusunda önemli bir adım atacağını, ancak daha fazla adımın gerekli olacağını söyledi.

Merkel, ''AB zirvesi önemli bir adım, ancak bunu daha fazla adım atılması izleyecek, çünkü bu borç krizinin aşılmasıyla ilgili. Bu borçlar onlarca yılın birikimi ve bu yüzden birisi bu sorunu bir zirvede çözemez, ancak çözüm zor olacak, uzun vadeli çalışmayla olacak'' dedi.

Almanya hükümet sözcüsü Steffen Seibert de, ''G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanlarının Avrupa'daki borç krizinin çözümüne yönelik geniş kapsamlı bir plan ortaya konması için son tarih olarak belirlediği 23 Ekim'de eksiksiz bir çözüm planı hazırlanamayacağını'' açıkladı.

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de, Paris ve Berlin arasında, Avro Bölgesi kurtarma fonu Avrupa Finansal İstikrar Fonu'nun (EFSF) ateş gücünün nasıl artırılacağına ilişkin anlaşmazlığın bölgenin borç krizinin aşılmasına ilişkin planları geciktirdiğini söyledi.

Fransa, EFSF'yi güçlendirmenin en etkin yolunun, fonu, Avrupa Merkez Bankası (ECB) fonlarından yararlanabilecek bir bankaya dönüştürmek olacağını savunurken, Almanya Merkez Bankası ve hükümeti buna karşı çıktı.

''Almanya'da koalisyon bu konuda bölündü. İkna etmemiz gereken sadece Angela Merkel değil'' diyen Sarkozy'nin bu sözleri, Avro Bölgesi liderlerinin yarınki AB zirvesinde açık ve ikna edici bir plan üzerinde anlaşıp anlaşmayacaklarına ilişkin endişeleri artırdı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, İspanya'nın kredi notunu iki kademe düşürerek ''Aa2''den ''A1''e çektiğini, kredi notu görünümünün ''negatif'' olduğunu açıkladı.

Açıklamada, ''Moody's'in, İspanya'nın kredi notunu izlemeye aldığı Temmuz 2011'den bu yana Avro Bölgesi'nin borç krizinde güvenilir bir çözümün sağlanmadığı, kredi notuna ilişkin negatif görünümün sürmesinin Avro Bölgesi'nde krizin daha fazla artma potansiyelinden kaynaklı aşağı yönlü riskleri yansıttığı'' ifade edildi.

Moody's ayrıca, Fransa'nın bütçe açığını azaltmak üzere hazırladığı mali ve ekonomik reformları uygulamakta gösterdiği ilerlemelere bağlı olarak bu ülkenin ''AAA'' olan uzun vadeli kredi notunun ''durağan'' olan uzun vadeli kredi not görünümünün üç ay içinde ''negatif''e indirilebileceği uyarısında bulundu.

Standard & Poor's (S&P), Avro Bölgesi'nin resesyona girmesi ve hükümet borçlanmalarının artması halinde Fransa, İspanya, İtalya, İrlanda ve Portekiz'in kredi notlarının bir ya da iki kademe düşürüleceği'' uyarısında bulundu.



-ABD ekonomisi ve diğer-



Öte yandan, ABD Merkez Bankasının (Fed) kendisine bağlı 12 bölgeden aldığı ekonomik verilere dayanarak hazırladığı ''Bej Kitap'' adlı rapora göre, Eylül ve Ekim aylarında ülkenin birçok bölümünde ekonomi hafifçe toparlanırken, birkaç bölgede belirsiz ekonomik görünüm işletmelerin daha da ihtiyatlı davranmasına ve harcamalarını durdurmasına yol açtı.

Tüketici harcamalarının birçok bölgede hafifçe yükseldiği, özellikle otomotiv sektörü olmak üzere imalat sektörünün toparlandığına işaret edilen raporda, bazı bölgelerde halen otomotiv sektörü dışındaki işletmelerin, harcama planlarını etkileyen ve tedbirli davranmalarını sağlayan zayıf ve daha belirsiz bir görünüm bilgisi verdiği kaydedildi.

Philadelphia, Richmond ve Chicago bölgelerinde birçok perakendecinin, tüketici güveninin azalması nedeniyle stoklarını arttırmada isteksiz olduğuna dikkat çekilen raporda, birçok otomotiv bayisinin stoklarını yenilediği, Cleveland, Atlanta ve Chicago bölgelerinde otomotiv üretiminin arttığı ifade edildi.

Cleveland, Richmond, Atlanta, Chicago ve Kansas City bölgelerinde imalat, ulaştırma ve enerji sektörlerinde istihdamın arttığı vurgulandı.

Çalışma Bakanlığı, ABD'de Üretici Fiyatları Endeksi'nin (ÜFE), Eylül ayında benzin, gıda ve kamyon fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 0,8 oranında ve Tüketici Fiyatları Endeksi'nin (TÜFE) yüzde 0,3 arttığını açıkladı.

Sanayi üretimi de geçen ay beklentilere uygun olarak yüzde 0,2 oranında yükseldi.

Ticaret Bakanlığı, geçen ay yeni konut başlangıçlarının Ağustos ayına göre yüzde 15 artarak yıllık bazda 658 bin olduğunu açıkladı.

Geçen hafta işsizlik maaşı başvuruları 6 bin düşerek yıllık bazda 403 bin oldu. Böylece işsizlik maaşı başvuruları Nisan ayından bu yana en düşük seviyede gerçekleşti.

Çin ekonomisi, yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,1 oranında büyüdü.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun verilerine göre, ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYH) üçüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 9,1 oranında büyüyerek, 2009'dan bu yana görülen en düşük büyümeyi kaydetti.

Geçen yılın tamamında yüzde 10,4 oranında büyüyen Çin ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 9,7, ikinci çeyreğinde ise yüzde 9,5 oranında büyüme kaydetmişti.



-Döviz piyasası-



ABD dolarının, uluslararası döviz Borsalarında önemli para birimleri karşısında, Pazartesi günü açılış ve Cuma günü kapanış değerleri şöyle oldu:



PARA BİRİMİ PAZARTESİ CUMA

----------- --------- ---------

Japon Yeni 77,39 76,27

İsviçre Frangı 0,8909 0,8825

Kanada Doları 1,0059 1,0069



Londra döviz piyasasında pazartesi günü 1,3891 dolardan açılan avro, cuma kapanışta 1,3894 dolara yükseldi.

Aynı borsada pazartesi günü 1,5797 dolardan açılan İngiliz sterlini ise cuma kapanışta 1,5952 dolara çıktı.

New York borsasında, altının ons fiyatı pazartesi günü 1.675,50 dolardan kapanırken, cuma günü kapanışta 1.635,10 dolara geriledi.



-ABD, Avrupa ve Asya borsaları-



ABD'de dün New York Borsası'nda Dow Jones Endeksi yüzde 2,31 (267,01 puan) değer kazanarak, haftayı 11.808,79 puandan kapattı. Standard and Poor's 500 Endeksi aynı gün yüzde 1,88 (22,86 puan) artarak 1.238,25 puan, Nasdaq Bileşik Endeksi de yüzde 1,49 (38,84 puan) yükselerek 2.637,46 puan oldu.

Dow Jones Endeksi haftanın tamamında yüzde 1,3 ve Standard & Poor's 500 Endeksi yüzde 1,1 yükselirken, Nasdaq Bileşik Endeksi ise yüzde 1,1 değer kaybetti.

Amerika kıtasında ayrıca Meksika Borsası'nda IPC Endeksi yüzde 1,82, Brezilya Borsasında Bovespa Endeksi yüzde 2,31, Arjantin Borsasında Merval Endeksi yüzde 2,18 ve Kanada Borsası yüzde 1,01 yükseldi.

Avrupa'da da borsalar haftayı yükselişle kapattı.

Londra Borsası'nda FTSE-100 Endeksi yüzde 1,93 (103,97 puan) değer kazanarak 5.488,65 puandan, Frankfurt Borsası'nda Dax Endeksi yüzde 3,55 (204,48 puan) artarak 5.970,96 puandan ve Paris Borsası'nda Cac 40 Endeksi de yüzde 2,83 (87,27 puan) artarak 3.171,34 puandan haftayı tamamladı.

Avrupa'da ayrıca İspanya'da Madrid Borsası'nda IBEX 35 Endeksi yüzde 2,84, İtalya'da Milano Borsası yüzde 2,80, Hollanda'da Amsterdam Borsası'nda AEX Endeksi yüzde 2,24, İsveç Borsası'nda OMX 30 Endeksi yüzde 3,33, İsviçre'de Zürih Borsası yüzde 1,69 ve Portekiz Borsasında PSI Endeksi yüzde 1,36 değer kazandı.

Asya'da ise Japonya'da Tokyo Borsası'nın temel göstergesi Nikkei 225 Endeksi haftanın son işlem gününde yüzde 0,04 azalarak 8.678,89 puandan haftayı tamamladı.

Asya'da ayrıca Çin'de Şanghay Borsasında SE Composite endeksi yüzde 0,60, Avustralya Borsası yüzde 0,08, Endonezya Borsası yüzde 0,06 ve Hindistan Borsası'nda BSE Sensex 30 Endeksi yüzde 0,89 değer kaybetti.

Tayvan Borsası ise yüzde 0,14, Hong Kong Borsası yüzde 0,24, Güney Kore Borsası yüzde 1,84, Singapur Borsası yüzde 0,68 ve Tayland Borsası yüzde 0,80 arttı.



-Petrol fiyatları-



ABD ham petrolünün Aralık ayı teslimi varil fiyatı haftayı 87,40 dolar ve Londra Brent tipi ham petrolün Aralık ayı teslimi varil fiyatı da 109,56 dolardan tamamladı.

ABD Batı Teksas tipi ham petrolünün varil fiyatı Aralık ayı teslimi dün haftanın son işlem gününde 1,33 dolar artarak 87,40 dolardan kapandı.

Londra Brent tipi ham petrolün Kasım ayı teslimi varil fiyatı ise haftanın son işlem gününde 20 sent düşüşle 109,50 dolara yükseldi.

Batı Teksas tipi ham petrolünün varil fiyatı haftanın tamamında sadece 60 sent artarken, Brent tipi ham petrolün varil fiyatı ise yüzde 4,5 değer kaybetti.