Advertisement

TL’deki düşük likidite ile yaşanan dünkü değer kaybı TCMB’yi gecelik faizleri bandın bir miktar üzerine getirme yönünde itebilir

Dün gelişmekte olan piyasalar sert bir satış baskısına maruz kaldı. Özellikle de bizim bulunduğumuz zaman diliminde yer alanlar... Görünen o ki, Ukrayna’ya ilişkin kaygılar Rus piyasalarını etkilerken Rus piyasalarındaki sert satış baskısı da Türk mali piyasalarına yönelik görünümü bozuyor. Türkiye’nin bu iki ülke ile ekonomik anlamda hiçbir benzerliği olmamasına rağmen yatırımcılar tarafından aynı kefede değerlendirilmesi, üzerinde durulması gereken bir durum. Muhtemelen, siyasi risk algılamalarında son aylarda meydana gelen bozulmadan dolayı bu tarz bir yatırımcı tepkisiyle karşılaşıyor. Bu kapsamda, Türk hisse senedi piyasaları dünü de satıcılı bir seyirle tamamladı. BİST-100 endeksi %1.2 oranında değer kaybı kaydederek küresel bazda günün en çok değer kaybeden üçüncü hisse senedi endeksi oldu (bu klasmanda ilk iki sırada Ukrayna ve Rusya yer aldı).

Kur cephesi gün içerisinde göreli olarak sakin bir seyir izlese de gece saatlerinde, ağırlıklı olarak ABD işlemlerinde, sert bir satış baskısıyla karşılaştı. İşlem hacminin göreceli olarak düşük olduğu bu zaman diliminde gelen dolar alım emirleri nedeniyle Türk Lirası, Döviz sepeti karşısında günü %1.4 oranında değer kaybederek tamamladı. Dünkü bültenimizde USDTRY kurunda 2.20’li seviyelerin görülme ihtimalinin kuvvetli olduğuna vurgu yapmıştık. Ancak, TL’deki değer kaybı bizim karamsar görüşümüzün de ötesine taşındı. USDTRY kuru gece saatlerinde en yüksek 2.2160’tan işlem gördü.
Bono ve tahvil piyasası uzun bir süredir zayıf bir görünüm sergiliyordu.

TCMB’nin faiz artırım kararı sonrasında başlayan bu eğilim Hazine’nin önümüzdeki iki hafta boyunca düzenleyeceği toplam 10 borçlanma ihalesi ile biraz daha pekişmişti. Dün de bu eğilimin sürdüğünü gözlemledik. 10 yıl vadeli tahvilin bileşik faizi 15 baz puan artışla %10.4’e yükselirken gösterge bileşik faiz ise yaklaşık 10 baz puan artarak %10.9’e geldi.

Türkiye’nin 5 yıl vadeli CDS primi de alternatif piyasalarla beraber hareket ederek 250 baz puana yaklaştı.

Bu yılın başında gelişmekte olan ekonomilere yönelik görüşler oldukça olumsuz, beraberindeki tavsiye kararları ise satış yönündeydi. Ocak ayının büyük bölümüne de bu görüşler hakim oldu. Ancak, ABD kaynaklı makro ekonomik verilerin zayıf gelmesi ile birlikte yatırımcılar gözlerini gelişen ülke değerlemelerine çevirdi. Kısa süre içerisinde yaşanan sert satışlar ve para birimlerindeki değer kaybı nedeniyle varlık fiyatlarının oldukça ucuzladığı fikri ön plana çıkmaya başladı. Bu çerçevede, Şubat ayının ilk iki haftasında gelişmekte olan piyasalarda hatırı sayılır oranda bir toparlanma gözlemledik. Ancak, bu etkinin kalıcı olması beklenmiyordu zira birçok gelişen ülke hem siyasal hem de ekonomik risklerle karşı karşıyaydı. Geçen süre zarfında Arjantin ve Kazakistan’dan gelen devalüasyon haberleri; Tayland, Ukrayna ve Venezuella’da siyasi tansiyonun sokaklara taşınması, gelişen piyasalara ilişkin risk unsurlarını yeniden gündeme getirdi. Halbuki, ABD kaynaklı olumsuz makro haberler gelmeye devam ediyordu. Türk mali piyasaları, her ne kadar TCMB’nin aldığı radikal faiz artırım kararıyla birlikte bir miktar pozitif ayrışma yaşasa da, genel EM trendinin dışında kalamadı. Üstelik Batı medyasında yazılıp çizilen haberlerin yatırımcı güvenini zedelediği ve ödemeler dengesi istatistiklerinin alarm verdiği bir ortamda Türkiye’nin bu eğilimin dışında kalması beklenemezdi (mesela bu iki risk unsuru kapsamında farklı bir çizgide olan Endonezya piyasaları belirgin şekilde pozitif ayrışma kaydediyor). Bu nedenle Türk mali piyasalarında son iki günde yaşanan satış baskısını makul görmek gerekiyor.

ABD’de makro ekonomik veriler son iki ayda sürekli olarak beklentilere göre daha zayıf geliyor. Dün de konut istatistikleri bu yönde geldi. Gelen her olumsuz datanın şiddetli kış koşullarına bağlanıyor olması nedeniyle piyasa etkisi şu an oldukça sınırlı. Ancak, sürekli şekilde aynı yönde gelen datalar yavaş yavaş ABD’deki toparlanma trendini sorgulatmaya başladı.

ABD’de kış şartlarının hala şiddetli olması nedeniyle dataların olumsuz olması bir süre daha gözardı edilebilir. Ancak, Mart ayından itibaren datalarda olumlu anlamda ciddi bir düzeltme olması gerekiyor. Aksi taktirde, ABD ekonomisindeki toparlanmanın sekteye uğradığı görüşü ağırlık kazanacaktır ki, bu da Amerikan Merkez Bankası’nı (FED) politika uygulamalarını gözden geçirmeye itebilir. ABD’de bugün TSİ15:30’da açıklanacak olan TÜFE enflasyonu ile haftalık işsizlik maaşı başvuruları, Phil FED endeksi ve öncü göstergeler; Almanya’da ÜFE enflasyonu ile imalat ve hizmet sektörü PMI rakamları; Euro Bölgesi nihai PMI göstergeleri yakından takip edilecek. Gelişmekte olan piyasalar açısından siyasi risklerin yükseldiği ülkeler, bizim açımızdan ise Ukrayna ve Rusya’daki gelişmeler önemli olacaktır.

USDTRY kurunda 2.1750’den geçen 50 günlük hareketli ortalamanın aşağı yönde kırılamamasının olumsuz bir teknik sinyal olduğuna dünkü bültende atıfta bulunmuştuk. Dünkü hareket de ne yazık ki bizi teyit etti. TCMB’nin agresif faiz artırımı sonrasında TL’deki yaşanan düzeltme hareketinin tersine dönmemesi için USDTRY kurunun teknik anlamda 2.2350’nin üzerine gitmemesi gerekiyor. Dün gece saatlerinde yaşanan ve likiditenin düşük miktarda olmasının tetiklediği hareket sonrasında TCMB’nin gecelik faizi geçici süreliğine bir miktar sıkıştırması gerekebilir. Dünkü ekonomistler toplantısında dile getirildiği üzere TCMB’nin enflasyon beklentileri iyileşene kadar sıkı para politikasına devam edecek olması, TL’yi destekleyici bir rol oynayabilir. TCMB’nin bu görüşünü pratikte sert bir şekilde göstermesi faydalı olabilir. Bu yönde olası bir adımın hisse senedi ve faiz cepheleri için bir miktar daha olumsuzluk yaratacağını da not etmekte yarar görüyoruz.


Uyarı Notu:
----------------------------------------------------------------------------------
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir.

Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. HSBC bu dokümanda yer alan menkul kıymetler, finansal enstrümanlar veya benzeri bir yatırım enstrümanının kendi adına ve hesabına ticari amaçla alım/satımını yapabilir; son 36 ay içerisinde bu enstrümanları satın almayı taahhüt etmiş olabilir; veya yöneticiler ile çalışanlarla birlikte alış ya da satış yönünde bir pozisyon almış bulunabilir. Bu dokümanda yer alan menkul kıymetler veya finansal enstrümanların tamamı veya bir kısmının alış/satışından doğan komisyon veya masraflar HSBC tarafından veya onun adına görevli şahıslar tarafından alınabilir.

HSBC bu dokümanı, güvenilir olduğunu düşündüğü fakat bağımsız olarak doğrulanmamış kaynaklardan alınan bilgilere dayandırmaktadır.  İfade edilen fikirler ve tahminler istendiği anda bildirim yapılmaksızın değiştirilebilir. Sunulan göstergesel alım/satım bilgilerini, gerçekte HSBC'nin alım/satım yaptığı/yapabileceği alım/satım bilgileri olarak yorumlanmamalıdır. Sunulan tüm tablo ve grafikler halka açık kaynaklardan ya da kurumumuzca hazırlanmış tablolardan alınmıştır. Bu dokümanda yer alan rakamlar geçmiş performansla ya da modellenmiş geçmiş performansla ilişkili olabilir. Geçmiş performans gelecek performansın güvenilir bir göstergesi değildir.

Bu dokümanın tamamen veya kısmen çoğaltılması ya da içeriğinin HSBC'nin önceden izni olmaksızın ifşa edilmesi  kesinlikle yasaktır.

Bu doküman, dağıtımının hukuka ve ilgili mevzuata aykırı olan herhangi bir ülkedeki herhangi bir kişi veya kuruma dağıtılmak ya da bunlar tarafından kullanılmak amacıyla oluşturulmamıştır.Bu dokümanda atıfta bulunulan ürünler, yatırımlar ve işlemlerle ilgili bağımsız bir değerlendirmede bulunmak ya da araştırma yapmak tamamen kullanıcının sorumluluğunda olup, bu dokümandaki herhangi bir bilginin yatırım tavsiyesi teşkil ettiği düşünülmemelidir. HSBC size yasal, vergiyle ilgili ya da diğer uzman tavsiyeler sağlamaktan sorumlu değildir. HSBC ya da herhangi bir HSBC görevlisi, yöneticisi, çalışanı ya da acentesi işbu dokümanın tamamen ya da kısmen kullanılmasından doğan herhangi bir kayıp ya da zararla ilgili yükümlülük kabul etmez.