Advertisement

Hazine’nin bugün ve yarın düzenleyeceği toplam 5 borçlanma ihalesi yakından izlenecek

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri operasyon kararı haftaya başlarken küresel gündemin ilk sırasını oluşturuyor. Rusya’nın Meclis’ten asker gönderme yetkisi almasının ardından Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’ne asker çıkarmaya başlaması; Ukrayna’nın seferberlik kararı alması ve Rusya’dan gelecek herhangi bir harekete karşılık vereceğini açıklaması; ABD başta olmak üzere Batı’nın sert tepkisi; Ukrayna ordusuna bağlı bazı üst düzey generallerin Rusya cephesine geçmesi haftasonuna sığan önemli ve şaşırtıcı gelişmelerdi. Gelinen nokta itibariyle sıcak çatışma ihtimali oldukça yükselmiş durumda. ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin Rusya’nın çıkışına tepki olarak Ukrayna’nın başkenti Kiev’i ziyaret edeceği açıklamaları ise tansiyonu bölgesel bazdan küresel baza taşıyor. Avrupa’nın tepkisi biraz daha sınırlı olsa da Soçi’de düzenlenecek olan G8 hazırlık toplantılarına katılmayacaklarını beyan edip ekonomik açıdan Rusya ile ilişkileri gözden geçirebilecekleri yönünde oldu. Avrupa’nın Rus doğalgazına bağımlılığı nedeniyle göreceli olarak daha yumuşak bir tepki gösterdiğini gözlemliyoruz. Ancak, öte yandan, Rus ekonomisinin de Avrupa’ya doğalgaz ihracatına oldukça bağımlı olduğunu gözardı etmemek gerek. Türkiye ise sıcak bölgeye hem coğrafi olarak yakın olması (NATO gemilerinin Karadeniz’e geçebilmeleri için Boğazları kullanması gerekiyor!), hem de ekonomik açından bağımlılık nedeniyle bu gelişmelerden en çok etkilenen ülkelerden birisi olmaya namzet.

Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginlik Cuma saatlerinde de vardı. Ancak, bu gerginliğin Rusya’nın Ukrayna’ya ekonomik bazda ambargolar getirmesi ile sınırlı kalacağu tahmin ediliyordu. Hafta sonunda meydana gelen gelişmelerin oldukça farklı bir boyuta taşınması piyasalarda da şok etkisi yarattı. İlk olarak sıcak bölgeye bakarsak, Rus Rublesi %1.5 civarında değer kaybı ile ABD Doları karşısında tarihin en zayıf seviyesine gerilerken Rus Borsası ise ilk işlemlerde %8 civarında kayıplarla işlem görüyor (bu satırları yazdığımız dakikalarda Rus Merkez Bankası’nın politika faizini 150 baz puan artırdığı haberleri geliyordu). Ukrayna piyasaları ile ilgili bilgi vermek pek doğru olmaz zira ekonomik anlamda önemli sorunlarla boğuşan piyasada fiyatların rasyonel anlamda oluşamadığını dahi gözlemliyoruz. Küresel bazda risk algılamalarının iyice bozulduğunu ve yatırımcıların güvenli liman arayışına yöneldiklerini görüyoruz: Ameirkan 10 yıllık tahvil faizi %2.60’ın altına gerilerken altın, Japon Yeni ve petrol fiyatları yukarı yönlü hareketler kaydetti.
Gelişen ülke kurları ve hisse senetleri satış baskısına maruz kalırken gelişmiş ülke fiyatlamalarında da daha yumuşak olmakla birlikte satış baskısının etkili olduğunu gözlemliyoruz. Rusya-Ukrayna arasında yaşananlar ve bunların küresel bazda yaratacağı tepki küresel piyasaların kısa vadeli seyri üzerinde belirleyici olacaktır.

Türkiye cephesinde gündem oldukça yoğun. Bir yandan Rusya-Ukrayna arasındaki tansiyon etkili olurken öte yandan iç siyasi ve ekonomik gündem takip ediliyor. Siyasi gündemin sosyal medyada yayımlanan ses kayıtları ile uzunca bir süredir yoğun olduğunu ve piyasaları belirsizlik yaratmak suretiyle etkilediğini biliyoruz. 30 Mart seçimleri yaklaşırken bu gündemin daha da ısınabileceğinden endişe ediliyor ve bu da piyasalar üzerinde ek bir belirsizliğe yol açıyor. Makro ekonomik gündemde TSİ10:00’da açıklanacak olan Şubat ayı enflasyon rakamları ile Hazine’nin düzenleyeceği borçlanma ihaleleri yer alıyor. Reuters’in düzenlediği ankete göre Şubat’ta TÜFE’nin %0.40 oranında artması bekleniyor. Ancak, gerek İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) İstanbul bölgesi için açıkladığı rakamlar (perakende fiyatları %1.01 arttı), gerekse de bizim tahminimiz gerçekleşmenin daha yüksek olabileceği yönünde. Bu yönde bir gerçekleşmenin piyasalar açısından olumsuz olacağı kanaatindeyiz. Hazine, bu hafta gerçekleştireceği 14.2 milyar TL’lik piyasa itfası öncesinde bugün iki (5 yıl vadeli sabit kuponlu ile 5 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvillerin yeniden ihracı), yarın ise üç borçlanma ihalesi (2 yıl vadeli gösterge, 7 yıl vadeli FRN ve 10 yıl vadeli sabit kuponlu tahvillerin yeniden ihraçları) düzenleyecek. Mart ayında bir ihale daha düzenleyecek olan Hazine’nin toplamda piyasalardan 14.2 milyar TL borçlanması hedefleniyor. Hazine’nin geçen hafta gerçekleştirdiği aynı sayıdaki ihaleler mali piyasalar açısından test etkisi yapmıştı zira tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde dahi Hazine’nin önemli bir sorun yaşamadığını göstermişti. Bu hafta da benzer bir eğilim olma ihtimalini kuvvetli buluyoruz.

Sabah Asya piyasalarına genel olark Rusya-Ukrayna gerginliği damga vurmuş durumda. Çin dışında kalan borsa endekslerinde %1’e yakın kayıplar dikkat çekerken para birimlerinde de %0.5 civarında değer kayıpları görüyoruz.

Amerikan vadelileri %0.7 ekside işlem görürken Avrupa endekslerinin güne %0.5-1.0 arasında değişen oranlarda düşüşle başlaması tahmin ediliyor.

Bugün tüm gözler Rusya ve Ukrayna arasındaki tansiyona odaklanacak. Makro ekonomik cephede ABD’de kişiler gelir ve harcama verileri ile bunlara ilşkin enflasyon göstergeleri, imalat sanayi ISM verisi ile inşaat istatistikleri; Avrupa’da imalat sanayi PMI rakamları yakından izlenecektir. Türkiye’de enflasyon verisi ile tahvil ihraçları yakından takip edilecek.



Uyarı Notu:
----------------------------------------------------------------------------------
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir.

Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. HSBC bu dokümanda yer alan menkul kıymetler, finansal enstrümanlar veya benzeri bir yatırım enstrümanının kendi adına ve hesabına ticari amaçla alım/satımını yapabilir; son 36 ay içerisinde bu enstrümanları satın almayı taahhüt etmiş olabilir; veya yöneticiler ile çalışanlarla birlikte alış ya da satış yönünde bir pozisyon almış bulunabilir. Bu dokümanda yer alan menkul kıymetler veya finansal enstrümanların tamamı veya bir kısmının alış/satışından doğan komisyon veya masraflar HSBC tarafından veya onun adına görevli şahıslar tarafından alınabilir.

HSBC bu dokümanı, güvenilir olduğunu düşündüğü fakat bağımsız olarak doğrulanmamış kaynaklardan alınan bilgilere dayandırmaktadır.  İfade edilen fikirler ve tahminler istendiği anda bildirim yapılmaksızın değiştirilebilir. Sunulan göstergesel alım/satım bilgilerini, gerçekte HSBC'nin alım/satım yaptığı/yapabileceği alım/satım bilgileri olarak yorumlanmamalıdır. Sunulan tüm tablo ve grafikler halka açık kaynaklardan ya da kurumumuzca hazırlanmış tablolardan alınmıştır. Bu dokümanda yer alan rakamlar geçmiş performansla ya da modellenmiş geçmiş performansla ilişkili olabilir. Geçmiş performans gelecek performansın güvenilir bir göstergesi değildir.

Bu dokümanın tamamen veya kısmen çoğaltılması ya da içeriğinin HSBC'nin önceden izni olmaksızın ifşa edilmesi  kesinlikle yasaktır.

Bu doküman, dağıtımının hukuka ve ilgili mevzuata aykırı olan herhangi bir ülkedeki herhangi bir kişi veya kuruma dağıtılmak ya da bunlar tarafından kullanılmak amacıyla oluşturulmamıştır.Bu dokümanda atıfta bulunulan ürünler, yatırımlar ve işlemlerle ilgili bağımsız bir değerlendirmede bulunmak ya da araştırma yapmak tamamen kullanıcının sorumluluğunda olup, bu dokümandaki herhangi bir bilginin yatırım tavsiyesi teşkil ettiği düşünülmemelidir. HSBC size yasal, vergiyle ilgili ya da diğer uzman tavsiyeler sağlamaktan sorumlu değildir. HSBC ya da herhangi bir HSBC görevlisi, yöneticisi, çalışanı ya da acentesi işbu dokümanın tamamen ya da kısmen kullanılmasından doğan herhangi bir kayıp ya da zararla ilgili yükümlülük kabul etmez.