Advertisement

TCMB üzerinde var olduğu iddia edilen faiz indirim baskısı Türk Lirası’nın değer kazanmasını engelliyor.

ABD’de açıklanacak TÜFE enflasyonu ile FED Başkanı Yellen’in konuşması günün en önemli gündem maddesini teşkil ediyor.

Bir yandan Ukrayna-Rusya gerginliğinin gelişmekte olan piyasalar üzerinde yol açtığı satış baskısı, diğer yandan içeride TCMB üzerinde yoğunlaştığı iddia edilen faiz indirim baskıları dün sabah saatleri itibariyle Türk mali piyasalarında kayıplara neden oldu. USDTRY kuru 2.13’lü rakamlara ulaşırken hisse senedi ve bono&tahvil piyasalarında hafif çaplı satışlar etkili oldu.

Ancak, bu eğilim kalıcı olmadı ve özellikle ABD’den gelen güçlü şirket bilançoları ve makro ekonomik veriler sayesinde yerini temkinli iyimser bir havaya terketti (ABD’de Citigroup karlılığının tahminlerin üzerinde gelmesi ve perakende satış rakamlarının beklentileri aşması dikkat çekti). Bunda gelişmekte olan piyasalara yönelik olarak Mart ayının son haftasından itibaren gerçekleşen fon girişlerinin devam etmesinin etkili olduğu kanaatindeyiz. Nihayetinde USDTRY kuru akşam saatlerinde 2.12 seviyesinin altını test ederken BİST-100 endeksi de günü %1.4 oranında artı ile tamamladı.

Amerikan hisse senedi piyasalarında son günlerde gözlemlenen satışların kar realizasyonu mu olduğu ya da ayı piyasasına girişin sinyallerini mi verdiği tartışılmaya devam ediliyor. Öncelikle bir tespitte bulunmak gerekirse satışların tarihi zirve seviyelerinden başladığı ve ardında somut anlamda olumsuz bir tetikleyici unsurun olmadığını belirtmekte yarar var. Bu yönüyle bakıldığında dahi kar realizasyonu olma ihtimalinin kuvvetli olduğu görülüyor. İkincisi, satışların daha çok teknoloji hisseleri ile küçük ölçekli şirket hisselerinde gerçekleştiği görülüyor. Bu kapsamda Nasdaq ile
Russell-2000 endekslerinde satışlar daha da belirginleşiyor. Her iki endeksin de 200 günlük ortalamalarına yaklaşmaları dikkatleri çekiyor (teknik analiz kapsamında hisse senetleri endekslerinin 200 günlük ortalamayı aşağı yönde kırması ayı piyasasına giriş olarak adlediliyor).
Ancak, teknoloji hisselerinde ortalama fiyat-kazanç rasyosunun 30’lu rakamlarda olması ve genel manada teknoloji şirketlerinin mevcut dönem karlarının baskı altında olacağına ilişkin kuvvetli inanışlar nedeniyle hareketi kar realizasyonu olarak yorumlamak daha doğru olacaktır. Buna ilave olarak hedge fon pozisyonlarının yüksek olduğu hisselerdeki kayıp oranlarının göreceli olarak yüksek olması da bu eğilimi destekliyor. Sonuç itibariyle, ayı piyasasına giriş iddialarını doğru bulmayıp bu cepheden gelişmekte olan piyasalara doğru bulaşıcı bir etkinin şimdilik gelmeyeceği kanaatindeyiz.

Türkiye cephesinde TCMB üzerinde yoğunlaştığı iddia edilen faiz indirim baskıları şu an itibariyle mali piyasalarca çok da önemsenmedi. Bunun temel nedeni gelişmekte olan ekonomilere yönelik fon girişi olduğu bir döneme denk gelmesiydi. Bu tarz dedikoduların fon çıkışlarının yaşandığı günlerde gelmesi durumunda piyasa baskısı sert olabilirdi. Siyasi cepheden bu yönde gelen talepler karşısında TCMB Başkanı Başçı geçen hafta Kayseri’de yaptığı sunumda konu ile ilgili olarak üstü örtülü bir şekilde cevap vermişti.

Başçı, koşulların oluşması durumunda faiz indirimi için bir miktar yer olduğunu belirtmiş ancak erken bir faiz indiriminin, üstelik FED’in faiz artırımını konuşmaya başladığı bir dönemde zararlı olabileceğine vurgu yapmıştı. Bunun için de 1994 yılındaki kötü deneyimi örnek olarak göstermişti. Henüz enflasyon görünümünde düzelme yönünde bir emare yokken TCMB’nin hızlı davranıp faizlerde indirime gitmesinin piyasalar açısından olumsuz sinyaller vereceği kanaatindeyiz. Bu nedenle de 24 Nisan’da düzenlenecek olan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına bu gözle bakmakta yarar olduğu kanaatindeyiz. Bu beklenti nedeniyle, PPK toplantısına kadar geçecek sürede piyasalar üzerinde bir miktar soru işaretleri olabilir.

Bugün küresel piyasaların gündemi veri akışı perspektifi ile yoğun olacak.

ABD’de TÜFE enflasyonu ile konut sektörü verileri; Almanya ve Euro Bölgesi ZEW tüketici güven endeksi, İngiltere’de tüketici ve perakende satış fiyat enflasyonu; ABD’de Yellen başta olmak üzere birçok FED üyesinin konuşmaları ile şirket bilançoları ön plana çıkıyor. Türkiye cephesinde ise Ocak ayı istihdam raporu ile Mart ayı merkezi bütçe gerçekleşmeleri takip edilecek.

Sabah Asya piyasalarına karışık bir eğilimin hakim olduğunu gözlemliyoruz.

Japonya ve Tayvan Borsaları artıda işlem görürken diğerlerinde %1’e varan oranlarda kayıplar hakim. Avrupa piyasalarının ise güne sınırlı oranda alımlarla başlaması bekleniyor. Türk mali piyasalarının bugün itibariyle yatay bir eğilim kaydedeceği kanaatindeyiz. Kur cephesinde günün ilk yarısında kurumsal alımlar nedeniyle yukarı yönlü bir eğilim olabileceğini, bununla birlikte bunun öğleden sonra telafi edilebileceğini öngörüyoruz.

Ukrayna-Rusya gerginliği ile ilgili haberler takip edilmeye devam etse de gerginliğin tırmanmaması durumunda piyasa etkisinin oldukça sınırlı kalacağını düşünüyoruz.



Uyarı Notu:
----------------------------------------------------------------------------------
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir.

Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. HSBC bu dokümanda yer alan menkul kıymetler, finansal enstrümanlar veya benzeri bir yatırım enstrümanının kendi adına ve hesabına ticari amaçla alım/satımını yapabilir; son 36 ay içerisinde bu enstrümanları satın almayı taahhüt etmiş olabilir; veya yöneticiler ile çalışanlarla birlikte alış ya da satış yönünde bir pozisyon almış bulunabilir. Bu dokümanda yer alan menkul kıymetler veya finansal enstrümanların tamamı veya bir kısmının alış/satışından doğan komisyon veya masraflar HSBC tarafından veya onun adına görevli şahıslar tarafından alınabilir.

HSBC bu dokümanı, güvenilir olduğunu düşündüğü fakat bağımsız olarak doğrulanmamış kaynaklardan alınan bilgilere dayandırmaktadır.  İfade edilen fikirler ve tahminler istendiği anda bildirim yapılmaksızın değiştirilebilir. Sunulan göstergesel alım/satım bilgilerini, gerçekte HSBC'nin alım/satım yaptığı/yapabileceği alım/satım bilgileri olarak yorumlanmamalıdır. Sunulan tüm tablo ve grafikler halka açık kaynaklardan ya da kurumumuzca hazırlanmış tablolardan alınmıştır. Bu dokümanda yer alan rakamlar geçmiş performansla ya da modellenmiş geçmiş performansla ilişkili olabilir. Geçmiş performans gelecek performansın güvenilir bir göstergesi değildir.

Bu dokümanın tamamen veya kısmen çoğaltılması ya da içeriğinin HSBC'nin önceden izni olmaksızın ifşa edilmesi  kesinlikle yasaktır.

Bu doküman, dağıtımının hukuka ve ilgili mevzuata aykırı olan herhangi bir ülkedeki herhangi bir kişi veya kuruma dağıtılmak ya da bunlar tarafından kullanılmak amacıyla oluşturulmamıştır.Bu dokümanda atıfta bulunulan ürünler, yatırımlar ve işlemlerle ilgili bağımsız bir değerlendirmede bulunmak ya da araştırma yapmak tamamen kullanıcının sorumluluğunda olup, bu dokümandaki herhangi bir bilginin yatırım tavsiyesi teşkil ettiği düşünülmemelidir. HSBC size yasal, vergiyle ilgili ya da diğer uzman tavsiyeler sağlamaktan sorumlu değildir. HSBC ya da herhangi bir HSBC görevlisi, yöneticisi, çalışanı ya da acentesi işbu dokümanın tamamen ya da kısmen kullanılmasından doğan herhangi bir kayıp ya da zararla ilgili yükümlülük kabul etmez.