Advertisement

Yılın ilk yarısının son iş günü bilanço hareketlerine neden olup iyimser bir havaya yol açabilir.

2014 yılının ilk yarısını bitirirken küresel mali piyasalardaki iyimser havanın korunduğunu görüyoruz. Bir yandan Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) mevcut gevşek para politikasını sürdüreceğine ilişkin kuvvetli inanışlar, diğer taraftan Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) niceliksel genişlemeye gideceğine yönelik beklentiler, küresel likidite koşullarını olumluda tutmak suretiyle risk iştahını olumlu etkiliyor. Bu da risklerin ikincil plana itilmesine ve yatırımcıların getiri peşinde koşmalarına neden oluyor.

Yılın ikinci çeyreği bu açıdan örnek gösterilebilecek bir dönem özelliği kaydetti. Birçok kritik jeopolitik riske karşın gelişmekte olan ülke piyasalarının oldukça etkileyici bir performans kaydettiğine şahit olduk.

MSCI gelişmekte ülke Borsaları endeksi %5.2 artış kaydetti. Aralarında Türkiye, Brezilya, Rusya gibi ülkelerin de bulunduğu son dönemde piyasa türbülansına maruz kalmış ülke borsa endeksleri %20’nin üzerinde artışlar kaydederek ön plana çıktılar.

Yukarıda tasvir ettiğimiz bu tablonun kısa vadede bozulması için bir neden göremiyoruz. ABD’de yılın ilk çeyreğine ilişkin felaket sayılabilecek nitelikteki büyü(yeme)me verisinin ardından FED’in güçlü sinyal almadan faiz artırım sürecine girmesi beklenmiyor. FED’in politika metninden niceliksel hedef olarak işsizlik oranını çıkarıp enflasyonu yanlız tutmasının ardından tüm dikkatlerin enflasyon verileri üzerinde olacağını zannetmiştik. Ancak, son dönemde enflasyonda yukarı yönlü kıpırdanma olmasına rağmen FED üyelerinin bunu pek kaale almamaları büyüme ile ilgili endişelerin önemini koruduğunu gösteriyor. Bu kapsamda, bu hafta içerisinde, Perşembe günü açıklanacak olan aylık istihdam raporu ile FED Başkanı Yellen’in Çarşamba günkü konuşmalarını yakından izleyeceğiz. Avrupa cephesinde ise 5 Haziran’da alınan önemli kararlara karşın ECB’nin sene sonuna doğru niceliksel genişleme yönünde bir adım atmak zorunda kalabileceği beklentileri belirleyici olmayı sürdürüyor. Avrupa’da hafta boyunca açıklanacak olan PMI rakamları ile bugünkü TÜFE enflasyonu bu çerçevede dikkate alınacaktır.

Türk mali piyasaları, küresel bazdaki iyimserlikten olumlu etkilenmeyi sürdürüyor. Irak kaynaklı riskler nedeniyle kısa süreli negatif ayrışma yaşansa da bunun kalıcı olmadığı gözlemleniyor. Brent cinsi ham petrol varil fiyatının 115 dolar seviyesini gördükten sonra yönünü aşağı çevirmesi de rahatlamaya yol açmış durumda. Türk mali piyasalarının riskleri doğru fiyatlayıp fiyatlamadığına ilişkin soru işaretleri olsa bile likidite bolluğunun neden olduğu duyarsızlığın sadece Türk mali piyasalarına özgü olmadığını belirtmekte yarar görüyoruz. Türk mali piyasaları açısından dikkatler son dönemde siyasi ve jeopolitik unsurlara çevrilmiş durumdalar.

Irak’taki gelişmeler canlılığını sürdürse bile terör örgütü IŞİD’in faaliyetlerinin kuzey ile sınırlı kalması riskleri bir miktar azaltmışa benziyor. Başbakan Erdoğan, yarın yapacağı açıklama ile AK Parti’nin cumhurbaşkanı adayını duyuracak. Genel beklenti Erdoğan’ın kendisini aday göstereceği yönünde ve bu bağlamda bir duyurunun piyasalar üzerinde belirgin bir etki yaratma ihtimali zayıf. Ancak, sonrasında seçimler gündemin ilk sırasına oturabilir.Yurtdışı piyasalar olumlu olmayı sürdürdükçe Türkiye’deki seçim belirsizliğinin piyasalarda negatif bir etki yaratmayacağı kanaatindeyiz.

Başbakan Erdoğan dün akşam MÜSİAD’ın düzenlediği iftar yemeğinde TCMB’nin para politikasına ilişkin eleştrilerini yeniden yüksek sesle dile getirdi.

Yüksek faizleri zulüm olarak nitelendiren Başbakan Erdoğan, dünyada düşük faiz uygulayan ülkeleri örnek göstererek faizlerin hızlı bir şekilde indirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Bu husus, TCMB’nin yasası ya da araç bağımsızlığı kapsamda tartışılmaya devam edilecek. Küresel risk iştahı şu an olumlu olduğundan dolayı bu tarz hususlar fiyatlar üzerinde pek belirleyici olmuyor. Bununla birlikte, yıl sonu enflasyon beklentisinin %8 civarında olduğu ve tarım ile enerji fiyatlarında yukarı yönlü riskler nedeniyle daha yukarıda bir gerçekleşme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir ortamda TCMB’nin hızlı faiz indirimlerine gitmesi, Türk Lirası üzerinde yukarı yönlü baskılar yaratabilir. Perşembe günü açıklanacak olan Haziran ayı enflasyon rakamlarını bu çerçevede takip etmekte yarar var.

Bu sabah Asya piyasalarında iyimser bir seyir göze çarpıyor. Hisse senedi endekslerinde %1’e varan artışlar var. Bu tablonun gün içerisinde Avrupa ve Amerika’ya da taşınma ihtimali kuvvetli. Almanya’da perakende satışlar, Euro Bölgesi TÜFE enflasyonu, ABD’de konut rakamları ile Chicago PMI yakından izlenecek. Türkiye’de TSİ10:00’da açıklanacak Mayıs dış ticaret verileri takip edilecek (anket beklentisi 7.3 milyar dolar açık olacağı yönünde). Yılın ilk yarısının son iş günü olması nedeniyle Türk mali piyasalarında bilanço hareketleri olabilir. Bu da Türk Lirası’nın bir miktar daha değerlenmesine ve alternatif piyasalarda olumlu bir tablonun yaşanmasına sebebiyet verebilir. USDTRY kuru 100 ve 200 günlük hareketli ortalamalar arasındaki hareketini sürdürüyor (2.1120-2.1450). Bu bandın kısa vadede dışına çıkılmasını beklemiyor. Ancak, çıktığı bölgeye doğru sert bir hareket olma ihtimalini kuvvetli görüyoruz.



Uyarı Notu:
----------------------------------------------------------------------------------
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir.

Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. HSBC bu dokümanda yer alan menkul kıymetler, finansal enstrümanlar veya benzeri bir yatırım enstrümanının kendi adına ve hesabına ticari amaçla alım/satımını yapabilir; son 36 ay içerisinde bu enstrümanları satın almayı taahhüt etmiş olabilir; veya yöneticiler ile çalışanlarla birlikte alış ya da satış yönünde bir pozisyon almış bulunabilir. Bu dokümanda yer alan menkul kıymetler veya finansal enstrümanların tamamı veya bir kısmının alış/satışından doğan komisyon veya masraflar HSBC tarafından veya onun adına görevli şahıslar tarafından alınabilir.

HSBC bu dokümanı, güvenilir olduğunu düşündüğü fakat bağımsız olarak doğrulanmamış kaynaklardan alınan bilgilere dayandırmaktadır.  İfade edilen fikirler ve tahminler istendiği anda bildirim yapılmaksızın değiştirilebilir. Sunulan göstergesel alım/satım bilgilerini, gerçekte HSBC'nin alım/satım yaptığı/yapabileceği alım/satım bilgileri olarak yorumlanmamalıdır. Sunulan tüm tablo ve grafikler halka açık kaynaklardan ya da kurumumuzca hazırlanmış tablolardan alınmıştır. Bu dokümanda yer alan rakamlar geçmiş performansla ya da modellenmiş geçmiş performansla ilişkili olabilir. Geçmiş performans gelecek performansın güvenilir bir göstergesi değildir.

Bu dokümanın tamamen veya kısmen çoğaltılması ya da içeriğinin HSBC'nin önceden izni olmaksızın ifşa edilmesi  kesinlikle yasaktır.

Bu doküman, dağıtımının hukuka ve ilgili mevzuata aykırı olan herhangi bir ülkedeki herhangi bir kişi veya kuruma dağıtılmak ya da bunlar tarafından kullanılmak amacıyla oluşturulmamıştır.Bu dokümanda atıfta bulunulan ürünler, yatırımlar ve işlemlerle ilgili bağımsız bir değerlendirmede bulunmak ya da araştırma yapmak tamamen kullanıcının sorumluluğunda olup, bu dokümandaki herhangi bir bilginin yatırım tavsiyesi teşkil ettiği düşünülmemelidir. HSBC size yasal, vergiyle ilgili ya da diğer uzman tavsiyeler sağlamaktan sorumlu değildir. HSBC ya da herhangi bir HSBC görevlisi, yöneticisi, çalışanı ya da acentesi işbu dokümanın tamamen ya da kısmen kullanılmasından doğan herhangi bir kayıp ya da zararla ilgili yükümlülük kabul etmez.