TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım

Kırmızı et üretimi devrim gerektiriyor

 

TÜİK’in açıkladığı yılın üçüncü çeyreğine ait kırmızı et üretimi dramatik bir azalma gösterdi. Aslında azalma yılın ilk çeyreğinden başlamıştı ama üçüncü çeyreğe kadar hızlanarak devam etti. Yüzde 2.2 ile başlayan ve yüzde 3.4’le devam eden kırmızı et üretimindeki azalma üçüncü çeyrekte 93.3 bin tonla yüzde 23.6’ya vardı. Bu da Türkiye’nin bir aylık et üretimi kadar.

- 9 aylık dönemde ise geçen yılki 902 bin tonluk et üretimi bu yıl 794 bin tona indi. Azalma 108 bin ton ve yüzde 12 düzeyinde.

- Et üretiminin azalmasında başrolü ise sığır eti oynadı. Sığır etindeki azalma üçüncü çeyrekte 106 bin tona, yılın 9 ayında da 119 bin tona vardı ve yüzde 15 düştü. Koyun, keçi ve manda eti üretimindeki artış kırmızı et üretimindeki farkın daha büyük olmasını önledi.

- Ette tüketim kentleşme oranının yükselmesi ve kişi başına gelirin artmasına paralel yükseldi. Yıllık tüketim 1.350 bin ton. Geçen yılki üretim ise 1.173 bin ton. Bu yılın 9 ayında üretim 794 bin tona indi. Son çeyrekte üretim aynı kalsa bile bu yıl 1 milyon 65 bin ton kırmızı et üretilecek. Üretimle tüketim arasında 285 bin ton açık kalacak. İşte her aşamada et ithalatına başvurulmasının nedeni de bu.

- Gerçi son bir yılda dana eti fiyatındaki artış makul ölçüde kaldı. Geçen ekimde 39.26 TL olan et fiyatı bu yılın ekiminde 42.21 liraya çıktı. Artışı yüzde 7.5 ile genel enflasyonun 4.4 puan gerisinde kaldı. Ancak etin fiyatı temmuz ayında 43.77 liraya kadar çıktı ve oradan yüzde 3.6 geriledi. Bunu da sağlayan unsur ithalat.

- Ancak biliyoruz ki, ithalat et sektöründeki bütün zincirleri de cezalandırıyor. Nihai yük daha çok zincirin son halkası hayvan yetiştiricilerinin sırtına yükleniyor. Küsen ve üretimden çekilenler oluyor. Üretim azalması daha sonra fiyatların daha hızlı artmasına yol açıyor. İthalatın üretimi caydırıcı etkisi olacağı açık. Ancak bugünü kurtarmanın başka yolu da yok.

- Eğer yarını bugünden düşünmez, uzun vadeli bir makro plan hazırlamaz, buna göre harekete geçmezsek; giderek ithalata bağımlılığımızın artacağı ve eti daha pahalı yiyeceğimiz kesin. Sorunu radikal biçimde masaya yatırır, devrim niteliğinde kararları alırsak 5 yıl sonra üretim-tüketim dengesini kısmen kurmuş ve fiyat artışlarını da belli ölçüde dengelemiş oluruz.

BİTCOİN OYNATIYOR

Kimin ürettiği belli değil. Sahibi belli değil. Kimin işlem yaptığı belli değil. İşlemin ne amaçla yapıldığı da belli değil. Otorite yok, kural yok, denetim yok, işlem masrafı yok. Ancak kazançlar şahane. Son bir yılda 11.5 kat düzeyine varmış. Böylesi kazanç hiçbir şeyde ve işte yok ve insana kafayı yedirir! Ancak vur patlasın çal oynasın misali kripto paraların değeri büyük bir oynaklık gösteriyor. Bitcoin iki günde yüzde 30 düşüp bir günde yüzde 18 arttı. Olay bir yerde patlayacak da çok fazla can yakmasa.

 

SONUÇ: “Çok fazla zevk ıstırapla neticelenir.”

Pascal

 

ÖNE ÇIKAN HABERLER
Yukarı