TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım

‘2018 kolay geçmeyecek’

 

Gelecek yılın kolay geçmeyeceğini söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, zor kısım bize ait. TÜSİAD’ın her yıl sonuna doğru Ankara’da yaptığı toplantıda konuşan Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, “Bugün ekonomi, iç politika ve dış politika her zamankinden daha fazla iç içe geçmiş durumda. Her üç alanda da riskler yüksek... Bir dizi alanda bizi endişelendiren gelişmeler yaşanıyor” dedi. Özilhan eğitim, kuralların herkese eşit uygulanması, kanun önünde herkesin eşit tutulması konularında da uyarılarda bulundu ve “yeniden olağan döneme geçilmesini ümit ettiğini, bunun yapılması halinde getirisinin de yüksek olacağını” vurguladı.

- İşadamlarının eleştirilerini ve endişelerini gidermeye çalışan Başbakan Binali Yıldırım ise öncelikle sorunun ABD’nin bölgeye bakışında olduğunu belirterek “Uluslararası ilişkilerde menfaatlerin birleşmesi vardır. Menfaatleriniz yan yana gelmişse dost olursunuz, çatışmışsa o dostluk biter” dedi. Başbakan bu sözleriyle sorunun kişisel olmadığını, iki ülke arasındaki çıkar çatışmasından kaynaklandığını, bugünkü gerginliğin de sürekli olmayabileceğini işadamlarına anlatmak istedi.

- Gelecek yıla ilişkin endişeler konusunda da Başbakan Binali Yıldırım geçmişe atıf yaparak ve önlemler alındığını belirterek yanıt verdi: “2017 yılı için de kriz olacak, iflaslar olacak, faizler kontrol edilemeyecek denildi... Kriz senaryolarını ters yüz edip geride bıraktık. Üçüncü çeyrekte iki haneli büyüyeceğiz. Yıllık bazda da yüzde 5-6 büyürüz. Aynı şeyler 2018 için de söylenmeye başlandı. 2018 kolay olmayacak ama ülkemizin bugüne kadar kazanımları sayesinde, güven sayesinde 2018’de de inşallah büyüme devam edecek. Gerekli tedbirleri alıyoruz, etkilerini gösterecek. 2018’in yol haritasını hazırlıyoruz, beraber yapacağız.”

Başbakan’ın kolay geçmeyecek sözünü biz “zor geçecek” olarak alıyoruz. Çünkü görevleri gereği ihtiyatlı konuşmak ve umut aşılamak durumundalar.

*************

GELECEK YILIN ORLUKLARI NEREDE? 

2018’in zorlukları nedir diye bakarsak birden çok ekonomik ve siyasi gelişme görüyoruz.

- Birinci zorluk Türkiye ile ABD ilişkilerinin gerginliğinden kaynaklanıyor. Dava süreci devam ediyor. Karar, hoşumuza gitmeyebilir ve bizi üzebilir. Olayın bizzat ekonomiyi çökertme amaçlı olduğunu hükümet dile getiriyor. Kaldı ki vize krizi veya sorunu da sürüyor. Başbakan’ın belirttiği gibi, iki ülkenin çıkarları Ortadoğu’da çatışıyorsa, vize dava krizi aşılsa bile gerginliklerin devamı da beklenebilir.

- İkinci zorluk Almanya ile ilişkilerin bozulmasıdır. Hem siyasette gergin ilişkiler hem de ticarette tedrici bir bozulma söz konusu. Ancak Almanya’da hükümetin kurulmasının ardından ilişkilerin düzelebileceği bir ortam da yakalanabilir.

- İç siyasetteki temel belirsizlik alanı ise seçimlerin yaklaşmasıdır. Zamanında mı yapılacak, öne mi çekilecek bilinmiyor. Ama seçime kadar bekleme eğilimi her seçim öncesinde yaygın bir ekonomik davranıştır. Kaldı ki ilk kez de farklı bir sistemle seçime gidilecek ve sonrasında yönetim farklı olacak.

- Ekonomi her şeye rağmen büyümeye devam edecekse daha yüksek cari açık ve enflasyonla karşılaşacağız. Çünkü kur artışları üretici fiyatlarını tüketici fiyatlarının yüzde 50 üzerine çıkardı. Şu anda talep yetersizliğinden dolayı üretici fiyatlarından tüketici fiyatlarına geçiş yavaş oluyor. Talebin artması halinde geçişkenlik hızlanabilir ve gelecek yıl daha yüksek enflasyonla karşılaşabiliriz. Yükselen enflasyon, kuru ve faizi de beraberinde yukarı çekebilir.

- Büyümenin devamı halinde ithalat artacağından, yükselen enerji fiyatları ve emtia fiyatlarına paralel daha yüksek bir cari açıkla da karşılaşacağız. Küresel bol likidite ortamında cari açığın finansmanı pek sorun değil ama ABD’nin faiz artırımı çerçevesinde durum giderek zorlaşabilir ve maliyetler artabilir.

- Tek başına olsa cari açıktaki artış sorun olmayabilirdi. Ancak bütçe açığındaki büyümeyle birleşince Türkiye’yi küresel bir dalga sırasında spekülatif atak yapılacak ülkelerden biri haline getirebilir. 2008’e göre farklı bir taraf da burada.

- OHAL’in ne kadar süreceği, ne zaman kaldırılacağı da iş dünyasının önemli bir sorunu. Çünkü yabancılarla iş yapmayı, onları ülkeye getirmeyi zorlaştırdığından dolayı, zorlaştırıyor.

SONUÇ:

“Hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.”

Murphy Kanunu

 

ÖNE ÇIKAN HABERLER
Yukarı