Abdurrahman Yıldırım

Şeytan bunun neresinde?

Yurtiçi yerleşiklere ait döviz hesapları 168.3 milyar dolara çıkarak bir yılın ardından ikinci en yüksek düzeyine varması dikkat çekiciydi. Ocak ayındaki artış 7.2 milyar doları bulurken, alıcılar daha çok gerçek kişilerdi.

Döviz hesapları aslında geçen yılın eylül ayından itibaren tırmanışa geçti. Kur şoku ağustos ayında yaşanmış ve önlemler alınmaya başlanmıştı. 7 Eylül 2018’de 150.9 milyar dolara inen bankalar ve katılım bankalarındaki yerleşiklere ait döviz mevduatı 10.5 ayda 19.4 milyar dolar gerilemişti. 7 Eylül’den başlayan artışla döviz mevduatı son 5 ayda 17.4 milyar dolar büyüdü ve yüzde 11.5 yükseldi.

-Üstelik bu dönemde dolar kuru gerileme eğilimine girdi. Yine 1 Şubat’la son bulan hafta itibariyle aynı dönemde dolar kuru yüzde 20.7 geriledi. Kurun 5 ayda beşte birinin eridiği bir dönemde yurtiçi yerleşikler 17.4 milyar dolar alım yaptılar ve döviz hesaplarını yüzde 11.5 büyüttüler.

 

DÖVİZ HESAPLARI ARTIŞINI SÜRDÜREBİLİR

 

-Yine öyle anlaşılıyor ki bu eğilim devam edebilir. Küresel sermaye hareketleri ve para Türkiye’de getiri arayışını sürdürdükçe ülkemize döviz gelecek, bozdurulacak ve TL’ye geçilecek. Ya para piyasasında gecelik ve kısa vadeli değerlendirilecek ya da hisse senedi ile devlet borçlanma senetlerine yatırım yapılacak.

-Yabancılar dövizlerini  finansal sisteme satıyor. Bu satılan dövizler de kuru aşağıya çekici etki yapıyor. Aşağı giden kur yerli gerçek ve tüzel kişilere cazip geliyor ve onları alıma yöneltiyor. Arta kalan döviz finansal sistemde kalıyor veya sonunda TCMB’ye rezerv olarak gidiyor. Kısaca yabancı Türkiye’ye para getirdikçe kur gerilerken, yerleşiklerin döviz hesapları kabarıyor.

 

MEKANİZMA OTOMATİK ÇALIŞIYOR GİBİ

 

-Bunun tersi de geçerli. Yabancılar Türkiye’den çıkmaya kalktıklarında yurtiçi yerleşikler bu kez satıcı tarafına geçiyor ve yabancıların dolar talebini karşılıyor. Dolar kuru yükseliyor ama döviz mevduatları da azalıyor.

-Ortaya bir garip durum çıkıyor. Sanki yerliler yabancılar karşısında otomatikman alıma geçiyor. Makine gibi, bilgisayar gibi buna programlanmışlar. Yabancı satarsa yerli alacak, yabancı isterse yerli satacak gibi bir durum var. Şeytan bunun neresinde diye madalyonun iki yüzüne de baktık. 

 -Yabancı talebiyle kur yukarı gittikçe satış yapmak yerliler için cazip hale geliyor.  Ya da yabancı talebi, yerlilerin satmaya razı olacağı düzeye gelinceye kadar devam ediyor.

-Yabancılar Türkiye’deki sermaye yatırımı portföyünü azaltırken ve ülkeden çıkarken, yurtiçi yerleşiklerin döviz portföyü artıyor. Yerleşikleri satışa razı edecek düzeye çıkması için de kur artıyor. Yani yerli ile yabancı sürekli bir iddialaşma, ödünleşme, pazarlık, çekişme içinde.

 

YERLİ YABANCI DANSI

 -Bu açıdan bakınca yerliler için satın alma yani döviz hesaplarını büyütme dönemleri kayıp dönemi oluyor. Çünkü kur geri geliyor. Tıpkı son dönemde 19.4 milyar dolar almalarına karşılık  dolar kurunun yüzde 20.7 gerilemesinde olduğu gibi.

-Son dönemde yine döviz almakta olan yerleşiklerin kazanacağı dönem ise yabancıların Türkiye’den çıkmaya karar verdikleri dönem olacak. Yine o zaman kur yükselecek ya da yerlileri satmaya ikna edecek düzeye kadar yükselecek.

-Yabancılar da daha yüksek kurdan çıktıkları için, Türkiye yatırımlarında elde ettikleri kazancın bir bölümünü veya tümünü geri vermek durumunda kalacak. Yerliler de bugünden aldıkları dövizlerinin finansman maliyetini, yüksek kurdan satacakları karşı tarafa yıkacaklar.

 

İYİ HAREKETLER BUNLAR

 

-Serbest dalgalı kur rejimine geçtiğimiz 2001 krizinden bu yana bu tür dalgalanmalara ve hareketlere 30 kez rastlıyoruz. Bitişikte bunun bir de tablosu var. Hemen bütün hareketler aynı şekilde gerçekleşiyor. Döviz hesapları artıyorsa ülkeye sermaye girdiğine ve işlerin genelde iyiye gittiğine işarettir. Döviz hesapları azalıyorsa ülkeden sermaye çıkıyor ve durum genelde kötüdür.

-Buradan hareketle de döviz hesaplarının artması konjonktür olarak kötü değil, aslında iyi gelişmelere işarettir sonucuna götürür bizi.

-Yine bitişikteki tablo gösteriyor ki, yerleşiklerin döviz hesaplarının azaldığı dönemler, sermaye çıkışlarının olduğu, kurun arttığı ve işlerin ters gittiği dönemlerdir.

 

-Döviz hesaplarının büyümesi kısa vade için iyi de, dolarizasyon etkisi olmasa.        

Yukarı