Advertisement
Abdurrahman Yıldırım

Önümüzdeki dönemin en önemli çıpası ne?

Kuzey Suriye’ye askeri harekatın ilk haftasını geride bıraktık. Harekat başarıyla sürüyor ve hedeflere varılıyor.  Şehitlerimize Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.

9 yıla varan güneydeki komşumuz Suriye sorunuyla yüzleşmenin finansal piyasalarda yarattığı ilk sonuçlar şok niteliğinde değil. Piyasalar baskı altında ama etkiler sınırlı.

 

İLK EKONOMİK FATURA FİNANSAL VARLIKLARA

 

-Askeri harekatta insani kayıplar dışında oluşan hasarın önemli kısmı ve ilk faturası finansal varlıklara çıktı.

-İlk haftada TL’nin değer kaybı yüzde 3.2 oldu. Önceki hafta sonuna kadar 5.60-5.75 bandında hareket eden Dolar/TL kuru, bu bandın üzerine çıktı. Ancak 5.90’ı da aşamadı. İlk haftada bant 15 kuruş daha yukarıya kaydı.

 

Kaynak: Cumhurbaşkanlığı Stratejik ve Bütçe Başkanlığı

-Düşmekte olan faiz oranları da yükselişe geçti. 2 yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 13.81’den bir haftada yüzde 15.23’e çıktı ve 1.62 puan arttı.

   Kaynak: Cumhurbaşkanlığı Stratejik ve Bütçe Başkanlığı

 


Kaynak: Cumhurbaşkanlığı Stratejik ve Bütçe Başkanlığı

-Türkiye riskini ölçen CDS fiyatı da 362.42’den 392.89’a çıktı ve bir haftada yüzde 8.4 yükseldi.

 

   

Kaynak: Cumhurbaşkanlığı Stratejik ve Bütçe Başkanlığı

-hisse senedi fiyatları ise TL bazında yüzde 4.3 düştü. Gelişmekte olan Borsaların ortalaması IMCI endeksiyle yüzde 1.5 prim yaptığı haftada Türkiye piyasası aynı endeksle yanı dolar bazında yüzde 7.4 geriledi.

 

Kaynak: Cumhurbaşkanlığı Stratejik ve Bütçe Başkanlığı

TEPKİLERİ SAVUŞTURDUK

-Sorunla ilk yüzleşme anında uluslararası ilişkilerin yönetiminde iyiydik. Birleşmiş Milletler’den, ABD’den, ABD’den, Rusya’dan, Arap Birliği’nden Suriye’nin kuzeyine müdahale ettik diye kınama kararı çıkmadı, çıkamadı. Bu durum Türkiye adına önemli bir kazanımdır.

-Doğaldır ki bu tür askeri müdahalelerde tepkilerin en serti en başta gelişir. İlk tepkileri ciddi bir kayıp vermeden savuşturduk denilebilir.

 

-ABD’nin kendi içinde de, Türkiye ile ABD arasında da belli bir taktik mücadele ve  strateji savaşıdır gidiyor. Başkan Trump’ın verdiği destek ve tutumla ABD’den gelen ilk sert dalgalar kısmen kırılıyor ve yumuşatılıyor gibi.

-Bu tepkilerin belli bir kanala toplanarak Türkiye’ye karşı Kongre’den çıkacak bir kararla yaptırıma dönüşmesi en büyük risk kaynağı. Ancak böyle bir yaptırım da hemen beklenmiyor. Sanki zaman içinde tepkiler daha yumuşayabilir ve yönetilebilir hale gelebilir.

 

KADER 13 KASIM’DA MI BELİRLENİR?

 

-Bu açıdan 13 Kasım’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’yi ziyareti ve Başkan Trump’la görüşmesinin önemi büyük. Hem o tarihe kadar geçecek süreci ve askeri müdahaleyi yönetme, hem de harekatın seyri ve süresi bakımından 13 Kasım’daki görüşme kaderin belirleneceği an olmaya adaydır.

-Bu açıdan 13 Kasım’a kadar ABD’ye gidecek ve görüşecek bağları korumak gerekecek. Görüşme olana kadar da iki ülke arasındaki ve iki lider arasındaki köprüler atılmayacak demektir. Bu da bizi bir aylık gibi sürede 13 Kasım görüşmesini tam bir tutunacak çıpa haline getirir. Görüşme iptal edilirse de ortada piyasaları filan tutacak herhangi bir çıpa filan kalmaz.

 

HAREKAT NİYE İKİ AŞAMALIDIR?

 

-Dolayısıyla Suriye’ye askeri harekat başlamasına başladı ama asıl gelişme evresi 13 Kasım sonrası olabilir. Bu açıdan harekat 13 Kasım öncesi ve 13 Kasım sonrası diye iki evreye ayrılabilir. İki başkan arasında böyle bir görüşme trafiği kurgulandığı için.

-13 Kasım’a kadar olan ilk kısmı harekatta nispeten kontrollü ve daha öngörülebilir geçebilir. Bir anlamda 13 Kasım’a kadar yapılanların bir bilançosu çıkartılacak. Harekata tamam mı, devam mı, devamsa ne zamana kadar ve nereye kadar devam sorularının yanıtı o tarihte aranacak.

-Bu senaryoya göre 13 Kasım’dan sonra harekatın ikinci aşaması başlar. Bu aşamanın kaderi de, süre, öngörülebilirlik ve risk düzeyi bakımından 13 Kasım görüşmesine ve harekatın birinci evresinin nasıl geçtiğine bağlı olabilir.

 

HAREKAT NE KADAR SÜRER?

-Üçüncü aşama ise harekatın sonlanma aşamasıdır. Bu da 13 Kasım’daki görüşmeye, ABD’nin tutumuna ve Türkiye’nin tercihlerine bağlıdır.

-Harekatın askeri kısmı kısa vadede sonlansa dahi, siyasi ve diplomatik kısmının uzun yıllar süreceği tahmin edilebilir.

 

Yukarı