Cüneyt Başaran

Konu FED değil - Bölüm II

Yakın zamanda bu köşede “Konu FED Değil” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Takip edenler hatırlayacaktır; 2019 yılında FED’in kaç faiz artıracağı tartışmasının aslında gereksiz olduğunu, gelişen ülkeler için asıl sıkıntının ABD ile karşılaştırıldığında oldukça düşük kalan büyüme oranlarının olacağını yazmıştım.

Ancak piyasa “ABD’de resesyon geliyor” başlığını çok seviyor. ABD’de ekonomin önümüzdeki yıllarda hızla ivme kaybedeceği, FED’in de bu sebeple faiz indirmek zorunda kalacağı beklentisi her geçen gün daha fazla taraftar buluyor. Özellikle gelişmekte olan ülke tahvil ve hisselerini portföyünde bulunduran fonların 2010-104 yılları yaşananları hatırlayarak, “ ABD resesyona girecek, FED faiz artırmak zorunda kalacak” söylemine kendilerini kaptırdıklarını görüyorum.

Yerkürenin en büyük fonlarından olan PIMCO’nun yakın zamanda açıkladığı bir rapor var . Bu raporda FED Başkanı Powell’ın Kasım sonunda yaptığı ve piyasaların “ FED faiz artırımları konusunda fikir değiştiriyor” şeklinde yorumladıkları açıklamalar mercek altına alınmış. PIMCO analistleri , piyasanın Powell’ın açıklamalarının sadece bir kısmana ( olması gereken faiz oranlarına yakınız) odaklandığını ancak FED’in olması gereken faiz oranı olarak hala yüzde 3 bandını işaret ettiğini belirtiyor.

PIMCO’ya göre FED, Aralık ayındaki faiz artışın ardından 2019’da da 2 kez daha faiz artırımı yaparak FED Faizini yüzde 3’e getirecek ve 2015 Aralık ayında yüzde 0 – 0.25 bandından başlattığı faiz artırım sürecini sonlandıracağını düşünüyor.

2019 yılında ABD ekonomisi yüzde 2.5 ( FED tahmini) büyürken , enflasyon yüzde 2.5’larda dolaşırken, FED faizini yüzde 3’e çıkarmış ve tabii faiz seviyesine ulaşmış olacak.

Peki bu noktada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde durum ne olacak?

ABD Doları’ndan sonra en büyük ikinci rezerv paranın patronu olan Avrupa’da 2019 yılında beklenen büyüme yüzde 1.4 -1.5 seviyesinde olacak. Buna karşılık Avrupa Merkez Bankası’nın yüzde 0 seviyesinde tuttuğu faizleri yerinden kıpırdatabilmesi beklenmiyor.

İngiltere , Brexit kararı ile geçirecek 2019’u. Faiz artırması lazım ama BREXİT kararının yaratacağı riskten dolayı bu kararı alamıyor olacak. Büyüme beklentisi ise yüzde 1 seviyesinde.

2019 yılında Çin’in büyümesin yüzde 6.3’e ile son 20 yılın en düşük büyüme oranına inmesi bekleniyor. Ticaret savaşlarını etkilerini iyiden iyiye hissedecek olan Çin’in 2019’da faiz artırması lazım. Ancak olası faiz artışı yoğun borç sarmalındaki Çin şirketlerini zor durumda bırakacağı içim Yuan’ın değer kaybına izin veriyorlar. Ancak Yuan bir miktar daha değer kaybederse Çin için başka sıkıntılar devreye girecek.

Rusya’da 2019’da büyüme beklentisi yüzde 1.3, Türkiye’de yüzde 0- 1 arası , Brezilya’ ekonomisinde büyüme beklentisi yine yüzde 1’ler seviyesinde

Tablo bu şekilde…

2019’da Gelişmekte olan ülkelerin olası ABD ekonomisinde zayıflama ve FED faiz artışların durması ( hatta geri alınması ) beklentilerine bel bağlaması bana göre oldukça naif bir beklenti.

Konu FED’in faizi ya da ABD’nin resesyonu değil. Konu ABD ‘nin beğenilmeyen yüzde 2- 3 büyüme oranına , 3 yıldır bir şekilde artırabildiği faizlerine karşı dünyanı geri kalanının hiçbir karşılık verememiş olmasında.

 

Yukarı