Advertisement

Dün açıklanan verilere göre Türkiye ekonomisi, 2001 krizinden 18 yıl sonra 2019’da, ilk kez cari fazla vermiş. Geçen yıl Türkiye ekonomisin verdiği cari fazla 1.7 milyar dolar. Bir başka istatistik; Türkiye ilk kez daralarak bitirmediği bir yılı (2019 büyümesi % 0.5 bekleniyor) cari fazla vererek tamamlamış oldu.

Şimdi gelin biraz bu rakamın detaylarına, 2018 yılı ile karşılaştırmalı bakalım..

2018 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 2.6 büyürken, 28.3 milyar dolar (GSYH’nın yüzde 3.6’sı) kadar bir cari açık vermişiz. Bu açık 43 milyar dolar dış ticaret açığının, 25 milyar dolar hizmetler kaleminden ( turizm ve işçi ödemeleri) gelen artı dövizin netinden ortaya çıkmış.

Türkiye ekonomisi 2019 yılını ise muhtemelen yüzde 0 – 0.5 arası bir büyüme ile tamamladı. Dış ticarette 18.7 milyar dolar açık verdi. Hizmetler kaleminde ise 31.5 milyar dolar fazla verdi. Böylece 2019 yılı GSYH’nın 0.2’si yani 1.7 milyar dolar fazla ile kapandı.

Anlaşılacağı üzere geçen sene dış ticarette çok daha az açık vermiş, üzerine de turizm gelirlerimizi artırınca yılı fazla ile kapatmayı başarmışız.

O zaman ilk soru: Geçen sene dış ticarette daha az açık vermeyi nasıl başarmışız?

Yine rakamlara dönelim. 2018’de 178.5 milyar dolarlık ihracat yapmışız. 2019 bu rakamı yüzde 2 artırarak 182 milyar dolara çıkarmışız. Yani 2019’da dış ticaretteki toparlamaya ihracat tarafından gelen katkı sadece 4 milyar dolar.

İthalat tarafına göz atalım. 2018’de 221.5 milyar dolar ithalatımız varmış, geçen sene bu rakam 201 milyar dolara inmiş. 2019’da dış ticaret açığındaki toparlamanın büyük kısmı, ithalattaki daralmadan.

Enerji ithalatı azalmış.

2018’de 42 milyar dolar enerji ithalatı yapmışız. 2019 ise bu rakam 35.5 milyar dolara gerilemiş. Yani enerji ithalatından  2019 yılında 6.5 milyar dolar tasarruf yapmışız. 2018’da ortalama brent petrol fiyatı 71 dolar civarındayken, 2019’da 64 dolara gerilemiş olması enerji ithalatımız da faturanın azalmasına yol açmış. Ayrıca ekonomi de büyümenin yüzde 2.6’dan yüzde 0.5’a düşmesi de enerji ithalatını birim olarak azalmış.

Yatırım malları ve tüketim malı ithalatında da sert düşüş var.

Sermaye (yatırım) mallarının ithalatında da 2019’da geçen seneye göre 4 milyar dolara yakın bir azalma söz konusu. Aynı şekilde tüketim malları ithalatında 4.5 milyar dolarlık bir azalış var.

Kısaca 2019’un özellikle ilk yarısında ekonomi sert daralınca, sanayi ve tüketici frene basmış. Emtia fiyatlarındaki düşüş de işimize yaramış. Böylece 2019 yılını cari fazla ile kapatmışız.

2020’de cari fazla verebilecek miyiz?

Hükümetin Ekonomi Programında 2020 yılında GSYH’nın yüzde 1.2’si kadar cari açık bekliyor. Bu kabaca 10 milyar dolarlık açık demek. 2021 de ise bu açığın GSYH’nın yüzde 0.8’ine inmesi hedefleniyor.

Bu rakamlar oldukça iddialı. 20 yıl sonra, 2020 yılında cari fazla vermekte kendi içinde iddialı ancak eğer yüzde 5 büyüme hedefi yerinde duruyorsa, bu hedefleri tutturmak oldukça zor olacak.

İthalatta kemikleşmiş sektörler

Türkiye’nin ithalat rakamında öne çıkan ilk 5 sektör: 41 milyar dolar ile mineral yakıtlar ve yağlar, 21 milyar dolar ile mekanik cihazlar, 15 milyar dolar ile elektrikli makine cihazlar, 14.5 milyar dolar ile demir çelik ve 13 milyar dolar ile kıymetli taş ve metaller.

2020 yılında, düşen faizlerin tetiklediği iç tüketim ve onların yakın etkileşim içinde olduğu otomotiv, inşaat, perakende sektörleri devreye girdiğinde, yukarıda saydığım ana ithalat kalemlerinin hareketlenmesi de kaçınılmaz olacak.

Ayrıca sanayide stokların büyük oranda tükenmiş olması sebebi ve artan iç talep ve ihracat pazarlarından gelen talebi karşılamak  için ham madde ve ara malı ihtiyacı da 2020’de öne çıkacaktır.  

2020 de işimizi kolaylaştıracak tek şey, şu sıralar 50 dolar civarında giden petrol fiyatlarının bu seviyelerde kalması ve 2019’da ivmelenen turizm gelirlerinin bu sene de aynı performansı göstermesi olabilir.

Bütün bu gerekçeler ile 2020‘de,  20-25 milyar dolar (GSYH’nın yüzde 2-2.5) civarında bir cari açığa hazır olmak da fayda var.

 

Kapat