Gökhan Şen

Amerikan Merkez Bankası geri adım atarken...

Amerika'da olan şey az buz değil. Fed'in faiz artırdığı gün S&P 500 Endeksi %1,5 düştü. '94 yılına kadar dönelim. En son o yıl yapılan faiz artışında bu kadar sert düşüş görülmüş. Normal bir tepki değildi bu.

Piyasa istediği 'yumuşaklığı' bulamadı. Bunu açalım.

Önce ABD'de paranın gecelik maliyetleri (OIS) fiyatlamaya başladı. 2021'deki paranın maliyeti 2020'den ucuz oldu! Piyasa faiz artması şöyle dursun, paranın maliyetinin ucuzlamasını bekliyor. Son 20 yılda bu 3. kez oluyor. Öncekiler ne zamandı? 2001 internet balonu, 2008 küresel krizi...

Ardından bono getirilerinde negatif eğim dönemi geldi. Uzun vadede risk alan ve vade primi hak eden tahvil yatırımcıları, normal şartlarda, kısa vadeli bono yatırımcılarına göre daha yüksek faiz ile ödüllendirilirler. Oysa ABD'de 2 yıllık tahvil faizi çoktan 5 yıllığı geçti bile.

Tüm bunlar neden oldu?

* Avrupa'da İtalya'nın bütçe belirsizliği / İngiltere'nin bir türlü AB'den kopamayışı ve Brexit yapamayışı / Merkel'in koltuğunu kaybetmesi / Fransa'da zayıflayan Macron rüzgarı ve bunların getirdiği ekonomik yavaşlama

* ABD'de %4'ü bulan çeyreklik büyümenin devreden çıkan vergi teşvikleri sebebiyle yavaşlaması / Bunu durdurmak için normalde yeni havuçlar sunacak Başkan Trump'un Temsilciler Meclisinde çoğunluğu Demokratlara kaybetmesi ve Fed'in durmadan faiz artırarak ekonomiyi yavaşlatmaya devam etmesi

* Çin ve Asya'nın geri kalanında ticaret savaşlarına bağlı yavaşlamalar görülmesi

* Bunların getirdiği etki, ABD'nin güçlü üretimi ve Kaşıkçı olayı sonrası gücünü yitiren Suudların eriyen liderliğinden ötürü %30 gerileyen petrol fiyatları.

Bu sebeplerle piyasa hızlı bir dönüş bekledi Fed'den.

Politika faizini çeyrek puan artırıp %2,50'ye taşıyan Banka ise buna gelecek yıl yapmayı beklediği faiz artış sayısını 3'ten 2'ye indirerek yanıt verdi. Piyasa, kararı protesto etti.

Fed'in büyük bir politika hatası yaptığı fiyatlanıyor.

Nereden anlıyoruz?

Getiri eğrisinin daha da yataylaşmasından. Üstelik bunun tüm faiz eğrisinin aşağı kayarak olmasından. Yani piyasa faizleri düşündüğün gibi artıramayacaksın üstüne bir de resesyon ihtimali yaratıyorsun diyor Fed'e. 2/ Dolar'ın küresel olarak zayıflamasından. 3/ Hisse senetlerinin büyüme endişeleri ile çakılmasından. 4/ Büyümeye dayanan sanayi metallerinin düşüşünden ve enerji fiyatlarının kayıplarından. 5/ Yüksek getirili gelişen ülke kurlarındaki artıştan. 6/ Riskten kaçanların uğrak yeri altın fiyatlarından.

Peki Fed'daha az faiz artıracağım' dediyse mesele nedir? 2 türlü problem var. İlki, riskleri aşağı yönlü görse de Fed politika faizini, -ekonomiyi ne hızlandıracak ne yavaşlatacak diye tarif ettiğimiz- doğal faiz oranı üstüne çıkarmayı taahhüt ediyor. Yani gereğinden fazla sıkılaşma sözü veriyor. İkincisi, madem faizler önceden belirli bir rotada değil ve değişebiliyor; öyleyse neden bilanço küçülmesi otomatik devam ediyor? Bunun daraltıcı etkisi var. 'Bunu da düşünün' mesajı veriyor piyasa.

***

Fed büyük bir gemi ve ancak dönebiliyor. Üstelik Başkan Powell'in Ekim ayında doğal faiz oranına çok uzağız diyerek çok büyük bir faiz artış furyası geliyor etkisi yaratması, ardından Kasım ayında 'doğal faize çok yaklaştık' demesi ve son olarak Aralık toplantısı sonrasında doğal faizin alt bandına geldiklerini açıklaması da kendisinin iletişim stratejisi hakkında düşündürtüyor. Üstüne bir de Başkan Trump'un baskısını ekleyin. İşler zorlaşacak.

Bunlar olurken, ABD hisseleri rahatsız olmaya devam edecekler. Dolar olmayan her şey bir parça ferahlayacak. Özellikle gelişen ülkeler gibi yüksek getirili gruplar bu işi sevecek. Hele ABD ile daha az ticareti olanlar, emtiayı satmak değil almak durumunda olanlar... Kanımca, Fed'in duraksamak zorunda kalacağı ancak küresel ekonominin korkulan kadar resesyona yaklaşmadığı bir senaryo göze pek hoş görünüyor piyasalar için.

 

Yukarı