Gökhan Şen

Brezilya neden herkesin favorisi?

Brezilya son yılların en önemli yükseliş ve düşüş hikayesi. Küresel büyümenin hız kazanması ile ilk 20’deki ekonomisi, emtia üretim kapasitesi, genç ve dinamik nüfusu ile Brezilya yatırımcıların en çok tercih ettiği ülkelerden biri oldu.

Küresel kriz ve ardından gelen bolluk döneminde Brezilya politik sermayesini yanlış tercihler ile harcadı. Klasik Latin ekolünden ayrılmak için eline geçen fırsatları değerlendiremedi. Devamlı açık üreten sosyal güvenlik sistemi, güçsüz alt yapısı ile sermaye akımları terse döndükçe Yaldız’lar dökülmeye başladı.

Tüm bunlar olurken popülist politikalar kamu açıklarını büyütüyor, emtianın değer kaybetmesi ve ekonominin ritmini yitirmesi ile birlikte üstüne cari açık riski de biniyordu. Brezilya artık ikiz açıklı bir ekonomi olmuş çıkmıştı.

Ekonomik büyümenin sürdürülebilir olmaması politik çekişmeleri daha kuvvetli ve belirleyici hale getirdi. Efsane Başkan Lula Da Silva hakkındaki yolsuzluk soruşturmasının ardından yargılandı ve hapse konuldu. Halefi Roussef önce kahraman ardından kötü yönetici etiketi ile hayatını sürdürdü. Bu arada ekonomi daralmaya başladı. Siyaset değişim gerektiriyordu. Reformcu

Başkan Temer’i piyasalar çok sevdiler.

Ta ki sevmeyene kadar...

Başkan Temer'in hayalleri büyüktü. Sosyal güvenlik sistemi, sosyal reformlar, iş gücü reformları gibi hayli kabarık bir ajandaya sahipti. Ancak eğer açılan davalara inanmak gerekirse, Brezilya'da kim siyasete bulaşmışsa aynı zamanda kirli bir işe de bulaşmıştı. Kuru ve yaş birlikte yanıyordu. Üstelik her gün.

Başkan Dilma Rousseff görevi kötüye kullanmaktan azledildi. Araba Yıkama skandalı olarak tarihe geçen dosyada hemen her yaşayan siyasetçi suçlandı. Kimileri ceza aldı. İşin ucu Temer ve kabinesine dokundu. Suçlamalar yılgınlık getirdi. Sosyal olaylar yüksek işsizlik, yüksek akaryakıt fiyatları ile birleşti. Tehlikeli kokteyl iktidarı götürmek üzereyken Başkan Temer tüm politik sermayesini buraya harcadı. Reformları kaldı.

Polonya'da ve Macaristan'da siyaset nasıl ki halkı yorup sağ popülist profilleri iktidara taşıdıysa, Brezilya'da da benzer dinamikler çalıştı. Potansiyeli olan ancak buna ulaşamayan ekonomiyi ve rüşvetten, yolsuzluktan yorgun düşmüş sistemi ayağa kaldıracak kişi Bolsonaro olarak görüldü.

Yeni Başkan beklenmedik bir hızda ve aşırı sağcı, Trumpvari gündemi ile birlikte geldi. Eşcinsellik karşıtı görüşleri, kürtaja bakışı, çevreciler ile olan ilişkisi, dış politikadaki Makyavelist tarzı ile toplumu ve ekonomiyi tamir etme sözü ile Ekim ayında oyların %56'sını kazandı.

Kendisini Davos'ta canlı olarak dinleme imkanı buldum. Subjektif fikirlerimi ve tahminlerimi sona saklayarak devam ediyorum.

***
Buraya kadar Brezilya'daki sosyal çözülmeyi ve ekonomik düşüşü izah etmeye çalıştım. Bunun sonucu Dolar / Real kurunun 2011 - 2018 arasındaki 7 yılda 3 katına çıkması oldu. Büyüme oranı yine aynı dönemde 10 puan gerileyerek yıllık -%3,5'e kadar indi. Bütçe açığı %10'u geçti. Tüm bunlar olurken reel faiz oranları hemen hep çift hanede seyretti.

Kurumsal yapılar zayıfladı / Yüksek enflasyon kalıcı hale geldi / Bütçe açığı sürdürülemez seviyeye yükseldi / Yurt içi tasarruflar düşük kaldı

Yeni Başkan'ın Ekonomi Bakanı ise resmi değiştireceğine inanılan kişi. İsmi Guedes. Ekonomi doktoralı ve yatırım bankacısı. Başkan Bolsonaro ile ortaya çok net bir ajanda koydular. Yukarıdaki sorunları aşmak için devleti küçültme, özelleştirme ajandasını hızlandırma ve geniş çaplı bir sosyal güvenlik reformu sözü verdiler.

Yeni Başkan seçildikten bu yana Borsa %20 prim yaptı, Brezilya Reali Dolara karşı %9 yükseldi, Brezilya lokal para cinsinden 10 yıllık tahvilin faizi 100 baz puandan fazla geriledi. Yatırımcılar, ülkede verimsiz devletin küçüleceğini, varlıkların satışa açılacağını, sosyal fonksiyonların daha işler hale geleceğini ve kara delik sosyal güvenlik sisteminin ıslah edileceğini satın alıyorlar. Böylelikle kamu açığı küçülecek, özel sektör büyüyecek.

İşte size 2019'un en beğenilen gelişen ülke hikayesi...

 

Yukarı