Advertisement
Güntay Şimşek

İstanbul Havalimanı yeni teknolojilerle uçuracak

Son aylarda sıklıkla ‘Büyük Göç’ olarak gündeme gelen Atatürk’ün tüm ticari kapasitesiyle İstanbul Havalimanı’na taşınma hadisesinden önce son kez yeni havalimanını işletmeci kuruluş İstanbul Grand Airport (İGA) CEO’su Kadri Samsunlu ile dolaştım. Taşınma hazırlıkları yapan havayollarını, şirketleri ve İGA’nın hummalı faaliyetlerini beraber inceledik. Havalimanı son teknolojilerle, Atatürk Havalimanı’nın tüm kapasitesini uçurmaya hazır. 

‘Büyük Göç’ öncesi ziyaretimde İstanbul Havalimanı kontrol merkezi de kapılarını ilk defa benim için açtı. Daha önce yurtdışındaki bazı havalimanlarında benzer tecrübelerim olmuştu, ama bu defa kendi ülkemde, en son teknolojiyle donatılmış bir kontrol merkezinde olduğumu anladım. İstanbul’un yarısı kadar kamerayla, İstanbul Havalimanı takip edilecek. Takip ve kontrol merkezinde ise kamunun ilgili tüm birimlerden (polis, gümrük) personel görev yapacak. Terminalin alt katında devasa bir alanda, büyük ekranlarda havalimanı bağlantı yollarından, terminal içi ve dışı her taraf izlenecek. Hatta uzun süre sahipsiz duran bagaj için uyarıda bulunan akıllı sistemler devreye girecek. Panik halinde olan yolcu tanımlanacak, yüz tarama sistemiyle polis gerekli denetimlerini sağlayacak. Özetle akıllı sistemler devrede olacak.  

Kadri Samsunlu’ya İstanbul Havalimanı tam kapasite hizmete girdiğinden en fazla hangi özelliğiyle öne çıkacağını sordum. ‘Bir tane şeyle farklılaştık. O da IT (Information Technology) yani enformasyon teknolojilerinde oldu.’ Cevabını aldım. 2014 yılında böyle bir yatırım için en büyük IT grubunu oluşturduklarını söyleyen Samsunlu, daha önce 12 havalimanının IT altyapısını kurmuş ekipten oluşan IT bölümünün tam anlamıyla işletmeye geçtiğini söyledi. 

İGA Bilişim Genel Müdürü Ersin İnankul, Ticari İşler Genel Müdür Yardımcısı Mert Başar ve İletişim Direktörü Gökhan Şengül’ün refakat ettiği İstanbul Havalimanı turumuzun ana konusu teknoloji oldu. Kadri Samsunlu’ya da yeni teknolojileri sordum. İşte cevapları:

‘Yolcu teknolojiyle hareket edecek’

‘Yolcunun yön bulmasını, buradaki teknik çözümlerde ve havalimanında yolcuya özel hizmet vermemizi sağlayacak her türlü Beacon (Bluetooth Tabanlı Etkileşim Teknolojisi) teknolojisinden, IOT (nesnelerin interneti) teknolojisine kadar bunların tümünü entegre bir şekilde sistemlerimize entegre ettik. Yolcular için çok çeşitli opsiyonlar var. Bunların bir kısmı aplikasyonda var. Bu aplikasyonu kullanarak bu havalimanında istediğiniz yere gitme imkânını göreceksiniz. Bir Google Map gibi veya başka bir yönlendirme programı gibi siz yürürken sizle gider gibi bir harita sistemimiz zaten oluşturulmuştu. Onun dışında yolcular yeni bir mekâna geliyorlar burayı tanımaları lazım. Buraya geldikleri anda direkt canlı olarak müşteri ilişkileriyle görüşecekleri 20’den fazla kioskumuz var.’ 

Dünyanın en büyük bagaj sistemi’

‘Pasaport geçişlerinde, bagaj beklemelerde zamanın yolcu açısından çok verimli kullanılması için sadece IT teknolojisini değil kullandığımız sistemleri de beraber düşünmek lazım. Bagaj sisteminde biz dünyadaki en büyük bagaj altyapısını kurduk. 42 km’lik bagaj sistemimiz var. Bu dünyada diğer havalimanlarında kullanılan bir teknoloji değil. Heathrow, Amsterdam Schipol’de olan teknolojiyi buraya taşıdık. Ayrıca buradaki yolcuların bagaj konusunda memnuniyetlerini artıracak en önemli konu uçakların büyük bir kısmının direkt terminalde körüklere bağlanarak gelmeleri olacak. Açığa park ettiğiniz zaman önce bagajları indirmeniz sonra sisteme yüklemeniz gerekiyor. Burada bunlar olmayacak. Yolcuyla birlikte bagajlarda boşalacak.’ 

‘Sanal Kule’den hizmet’ 

‘Uçak kapı numaralarını önceden vereceğiz ki insanlar burada hem havalimanımıza alışsınlar hem de gitmek istedikleri yerin nerde olduğunu saatler öncesinde bilsinler. Bizim burada 5 tane iskelemiz var. Atatürk Havalimanı kompakt bir binaydı. Burada yolcu geldiğinde hangi kapıya gideceğini hemen söyleyeceğiz. Bu da bu kadar büyük bir mekânda her yere ulaşmaya çalışırsanız mümkün değil. Çok uzun yürüme mesafeleri var. Bunların hepsini teknolojiyi kullanarak bir odadan görebilir ve ne yapacağınıza karar verir durumda olmanız lazım. Mesela teknolojide çok yeni yaptığımız bir konu Türkiye’de ilk kez bu boyutta uygulanacak. Daha çok kuzey ülkelerinde (İsveç, Norveç gibi) kullanılan “Sanal Kule” uygulamasını hizmete sokacağız. Bütün havalimanının pat sahalarını ve terminalin etrafını kameralarla donatıyorsunuz ve bütün hareketi kilometrelerce öteden yönetiyorsunuz. Uçak hiç kule olamayan bir yere inebiliyor ve oradan sizi sanal kuleyle uçakları körüklere getiriyorsunuz. Havacılıkta verimlilik sağlayan çok yeni bir sistem olan ‘Sanal Kule’yi kullanacağız. 

‘Zaman kazandıran sistemler’

‘Yolcularımıza evlerinden havalimanına kadar, İstanbul trafiğine entegre olarak eşlik ederek, havalimanı içerisinde mobil uygulama üzerinden yönlendirme sağlayacağız. Kiosklardan uçuş kartı alınıp, daha sonra bagajlarını kimseyle muhatap olmadan bagajını sisteme bırakabilecekler. Pasaportunu ve parmak izini okutan yolcularımız yurtdışı çıkış işlemini hızlı bir şekilde sağlayabilecekler. Kapıda (gate) biniş kart ile pasaportlarını okutulup uçağa binebilecekler. Yolcularımız terminale ilk giriş ve X-Rray kontrolü dışında kimseyle muhatap olmadan uçağa binilecek.’ 

‘İstanbul Airport uygulaması’

İstanbul Airport mobil uygulaması, yolcunun evden çıktığı andan itibaren uçağa binene kadar hayatını kolaylaştıracak. Ulaşım açısından Havaist, özel araç veya taksi opsiyonları noktasında yol gösterecek. Güvenlik kapılarından hangilerinin daha az yoğun olduğu kontrol edilebilecek. Haritadan havalimanında restoran-mağaza yerleri ve uçuş kapıları tarif edilecek. Bu uygulama üzerinden İGAPASS kartı da satın alınabilecek. Ayrıca uygulama üzerinden anlık otopark doluluk boşluk bilgilerine de erişilecek. 

‘İnteraktif yol gösterenler’

Terminalin girişinde sanal asistanlarla yolcular, tek tuşla bir havalimanı yetkilisiyle canlı bağlantı kurarak, biletini okutmasının ardından uçuşla ilgili bilgiler alabilecek. Yolcu uçağa biniş kapısına en kısa yoldan yönlendirilecek, danışma masasından alabileceği tüm bilgileri de buradan alabilecek. 

‘Otoparkta yer aranmayacak’ 

Avrupa’nın en büyük otoparkının yönetimi için son teknolojiler devrede olacak. Aracınızı nereye bıraktığınızı unutmanızda söz konusu olmayacak. Otoparktaki 3 bin 500 kamerayla aracınızın hangi yoldan girdiği ve nereye park ettiği fotoğraflanacak. Mobil uygulama üzerinden plaka yazılıp barkod okutularak, uygulamanın yönlendirmesiyle de araca ulaşılacak. Otoparka yaklaşıldığında boş yerlere uygulama sayesinde yönlendirilme yapılabilecek. 

‘Twitter ve NFC’den hizmet’

‘Twitter üzerinden gerçekleştirilen bir yazılım ile yolcularımız @ISTFLIGHT hesabını mentionlayarak, uçuşlarını #TK2334 yazdıklarında, uçuşları ile ilgili anlık check-in, kapı ataması ya da gecikme bilgilerini kendilerine twitt atılabilecek. Ayrıca telefonlarda standart olarak gelmeye başlayan ve ödeme sistemleri dahil bir çok alanda hayatımıza giren NFC teknolojisi İstanbul havalimanında bir çok noktada kullanılacak. Havalimanında konumlandırılmış NFC noktalarında, yolcular hiçbir uygulama olmadan sadece telefonlarının NFC özelliğini açıp yaklaştırarak anında uçuş bilgisini alabilecekler. 

‘10 bin 500 kamerayla izlenecek’

‘İstanbul Havalimanı’nda toplam 10 bin 500 kamera ile her türlü güvenlik, kontrol ve izleme yapılabilecek. İstanbul genelinde 20 bin kadar Mobese kamerası olduğu dikkate alınırsa havalimanında her türlü önlemin ne kadar üst seviyede tutulduğu daha iyi anlaşılacaktır. Havalimanının çeşitli yerlerine gizlenen 450 güvenlik yüz tarama kamerasıyla emniyetin veri tabanında kayıtlı kişiler tanımlanabilecek. İnsan davranışı analizi yapan güvenlik kameralarıyla kişi analizleri yapılacak ve birkaç dakikadan fazla sahipsiz duran eşyalara müdahale edilmesi için de sistem uyarıda bulunacak.’

 

Yukarı