Zeytin ve zeytinyağında yapılan hilelere dikkat!

Zeytin ve zeytinyağında yapılan hilelere dikkat!

Zeytinyağına kanola, mısır veya ayçiçek yağı gibi daha ucuz yağlar karıştırılıyor, zeytinin raf ömrünün uzaması için ise antibiyotik kullanılıyor, rengi tekstil boyası ile karartılıyor

26 Nisan 2013 Cuma, 16:36 Güncelleme: 29 Mayıs 2013 Çarşamba, 15:24

BloombergHT Televizyonu ve BloombergHT.com sorumlu yayıncılık anlayışı kapsamında gıda güvenliği dosyasında zeytin ve zeytinyağında yapılan hilelere dikkat çekiyor.

Gıdada yapılan sahtecilik sadece bal, yoğurt, peynir, sucuk,salam ve sosis ile sınırlı değil. Zeytin ve zeytinyağında da akıllara zarar sahtecilik yöntemleri uygulanıyor.

Zeytinyağına kanola, mısır veya ayçiçek yağı gibi daha ucuz yağlar karıştırılıyor. Zeytinin raf ömrünün uzaması için ise antibiyotik bile kullanıldığı iddia ediliyor.

Yöntemlerden biri kolon sızması olarak biliniyor. Buna göre yemeklik olarak değerlendirilemeyen asidi yüksek, kötü koku ve görüntüye sahip rafinelik yağlar, ısıl işlemden geçirilerek sızma yağ standartlarına getiriliyor ve sızma etiketiyle satılıyor.
 
Bir diğer sahtecilik örneği ise karışım ile yapılıyor. Sızma zeytinyağlarına yaklaşık yüzde 10 civarında  kanola, mısır veya ayçiçek yağı gibi daha ucuz yağlar karıştırılıyor..
 
Uzmanlar “derin dondurucuya 15 dakika bırakılan numune zeytinyağının bir kısmı donuyorsa" tağşişin sözkonusu olduğunu belirtiyor.
 
Yol kenarlarında pet şişelerde satılan zeytinyağlarına da dikkat çekiliyor. Uyarıya göre ürün gerçekten zeytinyağı bile olsa pet şişe ısıya ve güneşe karşı dayanıksız olduğu için bozulma ihtimali ortaya çıkıyor.

Sadece zeytinyağında değil, zeytinde de insan sağlığını tehdit eden sahtecilik örnekleri var.
 
İddialara göre zeytinin kararması ve parlak görünmesi için zehirli tekstil boyası ya da demir sülfat gübresi kullanılıyor.
 
Kanserojen olduğu için Avrupa'da tekstil sektöründe bile kullanımı yasak olan oksidasyon fetroamin boyası ile boyanan zeytinler pazara sürülüyor.
 
Bir başka tehlike ise antibiyotik. Havuzda tuzlu suda olgunlaşıp pazara gönderilmek üzere 18 kiloluk tenekelere konan zeytinlerin bozulmaması için pastörize edilmesi gerekiyor. Ama firmaların bunun yerine raf ömrünün uzaması için tenekelerin içine antibiyotik attığı da iddia ediliyor. Böylece hiçbir şeyden haberi olmayan tüketici, zeytin yedikçe vücuduna antibiyotik yüklüyor.
 
Zeytin ve zeytinyağındaki hile de tüketicinin dikkatli olmasını şart koşuyor. Gıda denetimlerinin önemi ise her üründe olduğu gibi burada da ortaya çıkıyor.

BU HABERE YORUM YAZ
 
06 Haziran 2013 Perşembe, 08:31 Misafir insanını düşünmeyen hükümet bunun faturasını bin bir çeşit hastalıkla ödemektedir.alın verin ekonomiye can verin diyerek sadece para akışını düşünen siyasi zihniyet alkole sigaraya uyguladığı abuk sabuk vergi ve yasaklarla değil bütün milletin yediği gıdayı zehirleyen gıda teröristleriyle uğraşmalı.cezalar caydırıcı değil
04 Haziran 2013 Salı, 10:30 Misafir denetimi vatandaş yapacak değil,bunun görevi devletin,yıllardır boş işlerle uğraşacaklarına halkın sağlığını yakından ilgilendiren bu konulara eğilsinler,gıda sektörümüz yol geçen hanı gibi tamamen olmasada genel olarak denetimsiz ve başıboş bırakılıyor,isteyen istediği gibi aldığı yada ürettiği malı piyasaya sunabiliyor,oysa sunmadan önce resmi olarak denetlense iyi olmazmıydı?
PİYASA ÖZET
Son %
BIST 100 93.616 0,34
USD/TRY 5,3343 0,27
EUR/TRY 6,0986 0,19
EUR/USD 1,1421 0,00
FAİZ 20,19 1,15
ALTIN/ONS 1.223,36 0,82
BRENT 66,76 0,21
Yukarı