Advertisement

Bilgi Teknolojileri ve İletişimi Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, Erciyes Üniversitesi'nde Bilişim Kulübü tarafından düzenlenen, ''Ulusal Bilişim Kongresi''nde yaptığı konuşmada, bilişim sektörünün ayrıcalıklı bir sektör olduğunu, sektörün sürekli istihdam sağladığını, kriz döneminde bile büyüyerek diğer sektörler için lokomotif rolü üstlendiğini ifade etti.

Bilişim sektörünün çok hızlı geliştiğini, dünya nüfusunun yüzde 80'inin sabit veya mobil internet abonesi olduğunu, 2000 yılında 12 milyon olan günlük mail sayısının 242 milyona çıktığını kaydeden Acarer, ''Türkiye bilişim sektöründe hiç de mütevazi değil. Ülkemiz, sabit ve mobil internet altyapısı bakımından birçok Avrupa ülkesinden daha iyi durumda. Türkiye, internet kullanımında dünyada 12. sırada'' diye konuştu.

Kurum olarak, bilişim sektörünün istihdama katkı sağlamasını amaçladıklarını ifade eden Acarer, özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde açılan çağrı merkezlerinin çok ciddi istihdam olanakları sağladığını vurguladı.

Bilişim sektöründe AR-GE ve bakım hizmetlerinde ciddi altyapı bulunduğunu dile getiren Acarer, şunları söyledi:

''Bilişim sektörü çok önemli fırsatlar sağlıyor. Bu sektördeki hızlı değişim ile birlikte her şey çok yaklaştı. İnsanların kırsal alandaki beklentileri değişti. Eskiden, yol, su, elektrik isteyen insanlar, şimdi geniş bant internet erişimi istiyor. İnternet, yaşantımızı kuşatıyor. Anne, baba ve çocuktan oluşan çekirdek aileye şimdi internet eklendi. İnternetsiz ev neredeyse kalmadı.''

BİLİŞİM SEKTÖRÜNDEKİ RİSKLER

Bilişim sektörünün gelişmesinin dış ve iç riskleri de beraberinde getirdiğini hatırlatan Acarer, lisanssız teknolojilerin kullanılması, tüketicilerin mağduriyeti, internet ortamında bilgisayarların ele geçirilmesi, siber saldırılar ve dış kaynaklı videoların dış riskleri oluşturduğunu anlattı.

Acarer, iç riskleri de, yetişmiş iş gücü ihtiyacı, aşırı rekabet, Türkçe içerik üretilmemesi, altyapının geliştirilmesi ve yerel yönetimlerin bilişim sektörüne bakış açılarındaki sorunlar olarak sıraladı.

İnternette özgürlük kavramının da iyi değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Acarer, Türkiye'de erişimi engellenen sitelerin yüzde 51'ini porno içerikli videoların ve yüzde 44'ünü çocuk pornografisi içerikli yayınların oluşturduğunu kaydetti.

Gençlere, kendilerini bilişim sektöründe geliştirmeleri tavsiyesinde de bulunan Acarer, özellikle yabancı firmaların bu alanda kendini yetiştirmiş elemana ihtiyaç duyduklarını belirtti.

Acarer, Sabancı Kültür Sitesi'ndeki kongre öncesinde, gazetecilerin yasadışı dinlemeler ve görüntüler ile ilgili soruları üzerine yaptığı açıklamada da, illegal dinlemelerin geçerliliği olmadığını belirtti.

Yasadışı görüntüler veya dinlemelerin kanuni bir belge olarak da kullanılamadığını hatırlatan Acarer, bu tür yasadışı uygulamaları yapanların tespiti halinde de suç duyurusunda bulunulduğunu ifade etti.

Türk Telekom Satış Başkanı Celalettin Dinçer de, dünyada piyasa değeri en büyük şirketlerin bilişim şirketleri olduğunu, bu alandaki gelişimin çok hızlı olduğunu bildirdi.

Kişilerin bilgiye daha fazla ihtiyaç duymasının, iletişim sektöründeki erişim altyapısını güçlendirmeyi zorunlu kıldığını ifade eden Dinçer, yeni dünyada petrolün yerini verinin alacağını, Türkiye'nin bu gelişmeleri yakından izlemesi gerektiğini söyledi.

Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, insanlık tarihinin hep mücadeleyle geçtiğini, yeni dönemde mücadeleyi bilgi ve teknolojiyi doğru kullananların kazanacağını anlattı.

''Bilişimle kalkınma'' konulu kongre, bilişim alanındaki sunumların yapıldığı oturumlarla devam etti.

BU HABERE YORUM YAZ
 
05 Mayıs 2011 Perşembe, 20:38 Misafir facebook,google,twiter mücidi türkiyeden birisi olsaydı, popüler hale gelmeden ilk iddianamede hiç bir destek bulamayıp karanlığa gömülürdü. aynı şekilde yurtdışında bunun kopyası çıkardı ve dünyada lider olurdu. bunlar türkiye gerçekleri. türkiyede türkün türkten başka düşmanı ne yazıkki yok. büyük firmalar küçük girişimcileri ezmek istiyorlar. genç bilişimciler yıllarca çalışıp site açıyorlar ve çeşitli iftiralarla haklarında tahkikat açılıp tüm moralleri altüst edilerek çalışmaları sabote edilebilir. bunun ne siyasi nede milli bir tarafı var bunun rant tarafı var. küçükleri yok etme planı.