TVRadyo

Şimşek: Döviz pozisyon açığında önemli sorun yok

Şimşek: Döviz pozisyon açığında önemli sorun yok

Başbakan Yardımcısı Şimşek, "Türkiye döviz pozisyon açığı itibarıyla kısa vadede önemli bir sorunla karşı karşıya değil” dedi

22 Kasım 2017 Çarşamba, 18:29 Güncelleme: 22 Kasım 2017 Çarşamba, 18:30

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, piyasaların göreceli olarak sıkıntılı bir dönem yaşadığının farkında olduklarını belirterek, "Net olarak söyleyeyim; biz sorunları biliyoruz. İşin başındayız. Tedbirlerimizi zamanı gelince aldık, alıyoruz." dedi.

Şimşek, Türkiye Sigorta Birliği ve Rekabet Kurumu iş birliğinde düzenlenen “Big Data: Kişisel Verilerin Korunması ve Sigorta Sektöründe Veri Paylaşımının Regülasyon ve Rekabet Hukuku Açısından Değerlendirilmesi” konulu panelin açılışında bir konuşma yaptı.

Sigorta sektörünün güçlü bir şekilde gelişmesini istediklerini ifade eden Şimşek, Türkiye ekonomisinde finans boyutunun çok önemli olduğunu dile getirdi.

Türkiye’de finansal sektörün yüzde 88’ini bankaların oluşturduğunu, banka dışı finans sektörünün gelişmesinin ülke açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Şimşek, “Çünkü bütün yükü bankacılık sektörü ilanihaye taşıyamaz. Zaten orada da kredi-mevduat oranı gibi bazı konularda neredeyse sınırlara dayanmış durumdayız. Bankacılık sektörü güçlü ama bankacılık dışı finans sektörünün, özellikle de sermaye piyasalarının gelişmesi bizim arzumuz ve bu konuda yoğun bir çaba içerisindeyiz.” diye konuştu.

Sigortacılık sektörünün sağlığı ve sürdürülebilirliğinin önemine işaret eden Şimşek, bütün hususları dikkate alarak sektörle yapıcı bir diyalog içinde olduklarını söyledi.

Mehmet Şimşek, sigortacılık sektörünün gelişmesi için bugüne kadar hep ön açıcı olduklarını ifade ederek, “Trafik sigortasına ilişkin kaygıları dinliyoruz. Bizim analizlerimiz ile sektörün analizleri şu ana kadar uyuşmuyor ama sonuçta gerçekler değişirse tabii ki varsayımlarımızı gözden geçiririz. Trafik dışı alanlarda da gelişmeler takdir ediliyor. Bu önemli. Sigortacılık böyle bir sektör; yağmurlu günlerde şemsiye tutması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kişi başı prim üretiminin neredeyse 9,4 kat arttığını, bunun daha fazla artması gerektiğini belirten Şimşek, “Sektör büyüyor. BES büyüyor. DASK’ı da daha yaygınlaştırmak ve etkin hale getirmek için çaba göstereceğiz. Diğer bütün konularda zaten ilerleme ve gelişme var. Alacak sigortasına ilişkin bazı hususları da çözmemiz lazım ama onun dışındaki bütün konular zaten devreye girdi. Sektör hızlı bir şekilde gelişiyor.” yorumunu yaptı.

- “Sorunları biliyoruz, işin başındayız”

Başbakan Yardımcısı Şimşek, piyasaların göreceli olarak sıkıntılı bir dönem yaşadığının farkında olduklarını aktararak, “Net olarak söyleyeyim; biz sorunları biliyoruz. İşin başındayız. Tedbirlerimizi zamanı gelince aldık, alıyoruz. Bu sorunlar geçicidir ama ister istemez bir miktar oynaklığı sebep oluyor." dedi.

Türkiye'nin son 15 yılda buna benzer birçok iç ve dış stres ve şok dönemini geride bıraktığını anlatan Şimşek, şunları kaydetti:

“İç şoklar açısından en son geçen yıl hain bir darbe girişimi yaşandı. Ülkeye dışarıdan bakanlar veya içeriden bazı kötümserler tarafından ‘Türkiye bu şoku kaldıramaz, bu şokla baş edemez, tekrar büyüyemeyecek’ denildi ama Türkiye doğru zamanda doğru tedbirleri devreye soktu ve bu şokun etkilerini hızlı bir şekilde atlattı. Başka bir ülke olsaydı belki uzun süreli bir resesyona, bunalıma girebilirdi. Ama Türkiye güçlü ve dayanıklı insanıyla, şirketleriyle, ekonomisiyle bunu atlattı. En önemlisi Türkiye’de istikrar var, güçlü bir hükümet var. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizle birlikte geleceğine, demokrasisine, hukuk devletine sahip çıkmış bir ülkeyiz. Aynı şekilde terör tehdidiyle de tek vücut olarak mücadele ediyoruz ve sahada muazzam bir etkinlik ve başarı var."

Mehmet Şimşek, yakın coğrafyadaki sıkıntıların yarattığı bazı problemlerin de eninde sonunda aşılacağını belirterek, "Ben inanıyorum ki Batı ile zaman zaman ortaya çıkan gerilimler de yine geçicidir. 2-3 ay önce ‘Avrupa Birliği ile ilişkiler, müzakereler muhtemelen kesintiye uğrayacak’ deniyordu ama uğramadı. ‘Mali yardımlar kesilecek’ deniyordu; işte rakam ortada. Biz şimdi birçok Avrupa ülkesi ile ilişkileri makul bir boyutta tekrar inşa ediyoruz, iyileştiriyoruz. Aramızda fikir ayrılıkları olması doğal ama önemli olan menfaatlerimiz çerçevesinde iş birliğinin devamıdır. Ben inanıyorum ki ABD ile de benzer çerçevede ilişkiler eninde sonunda gelişecek. Dolayısıyla Türkiye bu geçici şokları da aşar.” ifadelerini kullandı.

- "Kamu maliyesi Türkiye’nin önemli bir kazanımı"

Mehmet Şimşek, Türkiye’nin dayanıklı, dinamik ve temellerinin sağlam olduğunu, sorunlar olsa da bunları çözecek irade ve kabiliyetin bulunduğunu vurguladı.

Güçlü kamu maliyesinin Türkiye’nin önemli bir kazanımı olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle devam etti:

“Geçen sene genel devlet açığının milli gelire oranı gelişmekte olan ülke ortalamalarının 3’te 1’inden azdı. Bu sene bir miktar yükseldi çünkü biz birtakım reel sektör desteklerini devreye soktuk. Ama o da geçici ve onu da tekrar rayına koyuyoruz. Şu anda Meclis’teki kanun tasarısıyla bütçede çok net şekilde önümüzdeki dönemde harcamaları kontrol altına alacak, vergi düzenlemeleriyle de dengeyi iyileştirecek adımları atıyoruz. Kamunun borcunun milli gelire oranı da gelişmekte olan ülke ortalamalarının oldukça altında. Bu sene Türkiye’de kamunun brüt iç ve dış borç stoku muhtemelen milli gelirin yüzde 28,5’i civarında olacak. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüzde 47 civarı. Dolayısıyla Türkiye’nin bilançosu sağlam."

Şimşek, Hazine’nin borç stokunun kur riskine hassasiyetinin azaldığını, çünkü Döviz cinsinden borcun toplam borca oranının düşük olduğunu belirterek, "Yine faiz hassasiyeti de azaldı. Çünkü değişken faizli enstrümanların toplam borçlanma içindeki oranı oldukça düşük. Likidite riski de düşük. Dolayısıyla nereden bakarsanız bakın, geçmişe oranla Türkiye’nin hem şoklara karşı hassasiyeti azaldı hem de bu şoklara tepki verecek bir alan oluşturdu. Kur şoku da faiz şoku da büyüme şoku da yesek borcun gayri safi yurt içi hasılaya oranı yine makul düzeylerde tutulabiliyor.” görüşlerini aktardı.

Bankacılık sektörünün de oldukça sağlıklı olduğunu belirten Şimşek, “Bu önemli. Çünkü şu anda piyasalarda yaşadığımız oynaklık, ABD’deki bir dava üzerinden ve bankacılık sektörü üzerinden ortaya çıkmış durumda. Bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranı küresel normların neredeyse 2 katı civarında. Aktif kalitesi de yüksek. Sektörde aşırı risk alma da yok, yani aşırı kaldıraçlı yapı da yok. Dolayısıyla bankacılık sektörü nereden bakarsanız bakın oldukça iyi noktada. Karlılığı da makul sayılabilecek bir düzeyde.” diye konuştu.

- "Türkiye döviz pozisyon açığı itibarıyla önemli bir sorunla karşı karşıya değil"

Şimşek, “Reel sektörün çok borçlu olduğunu, bunların ödenemeyeceğini” söyleyenler olduğunu, ancak bunun doğru olmadığını belirtti.

Mehmet Şimşek, “Reel sektör 212 milyar dolarlık döviz açık pozisyonuna sahip ama bunun orta ve uzun vadeli olduğunu bilmekte fayda var. Bir yıl vadeye kadar finans dışı reel sektörün döviz varlıkları, döviz yükümlülüklerinden daha fazla. Reel sektör önümüzdeki bir yıl için tedbirlerini almış görünüyor. Tabii ki biz gereken tedbirleri zamanında alacağız. Merkez Bankası da Hazine de diğer birimlerimiz de uyumlu çalışarak gerekeni yapacak. Şunun altını çizeyim; Türkiye döviz pozisyon açığı itibarıyla kısa vadede önemli bir sorunla karşı karşıya değil.” şeklinde konuştu.

Şimşek, şoklara karşı dayanıklılığı artırmak için reformlara devam edeceklerini bildirdi.

Uzun vadede Türkiye’nin önünün açık olduğunu belirten Şimşek, “Bugünkü piyasadaki iniş çıkışlar hatırlanmayacak bile. Kısa vadede birtakım sıkıntılarımız var. Kısa vadede Türkiye’ye yönelik birtakım olumsuz algı ve değerlendirmeler var. Ama şunu unutmayalım; Türkiye’nin bu şoklara karşı tepki verecek bir manevra alanı var. Güçlü tarafları daha çok. En önemlisi Türkiye’de siyasi istikrar var. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü bir hükümet var. Türkiye bunları da rahat bir şekilde aşar. Türkiye için karamsar olmak imkansız.” değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, Türkiye’de bütün sektörlerin büyüme potansiyeli bulunduğunu ama en büyük büyüme potansiyelinin de sigortacılık sektöründe olduğunu dile getirerek, “Birlikte inşa edeceğiz. Birlikte büyüyeceğiz. İnanıyorum ki özellikle kefalet sigortası gibi birtakım enstrümanlarla çok daha geniş bir alan açarız.” dedi.

Açılışında, Rekabet Kurumu Başkanı Ömer Torlak ve Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar’ın da konuşma yaptığı programa, Hazine Müsteşarı Osman Çelik ve Kişisel Verilerin Korunması Kurulu Başkanı Faruk Bilir ile sektör yöneticileri katıldı.

AA

ÖNE ÇIKAN HABERLER
PİYASA ÖZET
Son %
BIST 100 94.082 1,16
USD/TRY 4,7930 -0,33
EUR/TRY 5,6158 0,22
EUR/USD 1,1724 0,70
FAİZ 20,44 -0,10
ALTIN/ONS 1.229,53 0,54
BRENT 73,07 0,68
Yukarı